
Bilindiği üzere haziran 2004 yılında Türkiye canlarımız açısından yeni bir yasaya kavuştu. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Yasası. Biraz Avrupa topluluğunun bastırması ve uyum yasaları endişesi biraz da oluşan kamuoyu nedeniyle tüm asalarımızda olduğuibi parlementomuzda eller kaldırıldı ve indirildi. Doğru düzgün tartışma ortamı kamuoyu bile yaratılmadı. Sonuçta ne oldu ? Lafları ve kelimeleri teorik olarak seçilmiş çok güzel bir yasa metni ortaya çıktı ancak iş uygulamaya gelince tüm yasalarımızda da olduğu bir boş balondan başka bir şey olmadığı görüldü. Yazının devamı için tıklayın »
Özellikle aşağıdaki hususlar üzerinde durulmasını hayvan severlerin değil özellikle “hayvanların hakları” açısından önemle rica ediyoruz.
1- TÜRKİYE ‘CEZA HUKUKU SİSTEMİNDE KABAHATLER VE SUÇLAR OLARAK İKİYE AYRILMIŞTIR.
Kabahatlerin yaptırımı hep idari para cezaları olup hayvan hakları ihlali de bir suç olarak görülmeyip maalesef kabahat olarak yasalarda yer bulmuştur. Tıpkı kumar oynamak , müziğin sesini sonuna kadar açmak gibi..Halbuki bir hayvana tecavüz , işkence , üzerine benzin döküp yakma , gözünü tornavida ile oyma ya da toplu oaralk yerel yönetimlerce katliama uğraması nasıl kabahat olarak algılanabilir ? kaldıki sahipli hayvana verilen ceza ile sahipsiz hayvana verilen ceza arasında nasıl fark olabilir ? hayvana can değil ” mal ” olarak nasıl bakılabilir..Ceza hukuku sistemimiz konuyu maalesef böyle ele almıştır. Yazının devamı için tıklayın »
2004 yılında TBMM tarafından kabul edilen 5199 sayılı Hayvanları Koruma Yasası etkisini “okuyamamış okutulmuşların” bile zihniyetleri değiştiremediğimiz için uygulamada etkilerini gösterememektedir.
Bir iki çığırtkan komşu ya da “pir ü pâk titiz” ( ama, ruh hastası ) vatandaş yüzünden tüm bu yasalar dikkate alınmamakta belediye itlaf ekiplerini hazır etmekte , hayvan besleyenlere çöp ev yarattı bahanesiyle cezalar kesmekte, mahkemelere özürlü bakıma muhtaç hayvanlar için tahliye kararı vermek için talepler yağmakta, sokaktaki hayvanlar barınaklarda işkence açlık ve yokluğa mahkum edilmekte, yakalanamayanlar tüfekle, zehirle, iğne ile işkence ile büyük bir zevk ve görev aşkı ile can çekiştirilmektedir. Yazının devamı için tıklayın »
Hannibal’i deviren Romalı General Cornellius her cümlesinin sonunda KARTACA YIKILACAK dermiş…
Biz de her defasında, Romalı general gibi bu “AFERİN OĞLUM YASASI” olan hayvanları koru-MA yasası değişmeli değişecek diyoruz…
Binbir törenle ve AB uyum yasaları çerçevesi içinde çıkarılmaya çalışan bu yasa değişmediği sürece elimiz kolumuz bağlı…
O nedenle hayvanlara karşı meydana gelen tüm uygulamalarda herkesin aksine ben 5199 SAYILI YASANIN UYGULANMAMASI İÇİN ÇABALIYORUM..çünkü bu yasa uygulandığı zaman en iyi olasılıkla 250 milyon lira ile 1 milyar lira arası idari para cezası kesiliyor..zaten çoğunlukla da faili bulamadığınız zaman bu kabahat yapanın yanına kar kalıyor..hatta hayvan ölürken bile devlet para kazanıyor , bu işkence yapıldığı için…böyle bir tezat olabilir mi ? canın değerini hangi parayla geri getirebilirsiniz ? Yazının devamı için tıklayın »