SILANIN HİKAYESİ
![]()
Yaklaşık beş sene önce bu serüvenin başladığını tahmin ediyoruz.
Ne kadarda severek satın almışlardı, Adını bilmiyoruz ama biz ona SILA ismini koyduk. Nedenini az sonra anlayacaksınız..
Belki çoluk, çocuk ailece gitmişlerdi pet markete (çünki çocuklar ısrarla köpek isteriz ,köpek isteriz diye tutturunca sanki bir oyuncak satın almaya gidiliyormuş gibi yola düşülmüştü.) Köpeklerin sergilendiği kafeslerde kim bilir kaç tur atıldı hangisi daha güzel, daha sempatik, ısrarla sıfır numara veya sıfıra yakın olsun , büyürse kucakta taşıyamayız ,çantama sıgacak ebatta olsun vb konuşmalar yapıldı sanki bizim gibi hissedebilen,duyguları olan bir can alacaklarını unutmuşlardı… Bin bir hevesle seçim yapılmış ve satın alınmıştı köpecik… Yazının devamı için tıklayın »
Yaklaşık 4 sene önce her zaman ki gibi toplama ekibimiz arabayla barınagın önunde durdu . Arabanın kapısını açtıgım da duman rengi bir kenara sinmiş terrier köpecik gördüm. Gene aynı senaryo. Terkettiler. Zavallıyı aldım durumu iyi degildi kusuyor ishal halsiz kısaca kötüydü durumu ilaç tedavisine başladık kısa sürede iyileşti kendine geldi. Yazının devamı için tıklayın »
Tommy ve Terry iki arkadaş. Tommy, Beyaz renkli olan; 1 yaşında. Terry 6 yaşında. Yabancı uyruklu bir Hanım tarafından alınmış, sonra da bakılamadığı için (!!!) timsah gözyaşlarıyla barınağımıza terk edilmişti yaklaşık 6 ay önce…
Tommy şanslıydı, genç ve oyuncu olduğu için hemen yuva buldu. Tabii yuvalandırmadaki titizligimi de dikkate aldığınızda ne kadar incelediğimi tahmin edebilirsiniz. Tommy’e daha önce bizden köpek sahiplenen bir ailenin akrabası talip oldu. Yuvalandırdığımız önceki köpek çok iyi bakıldığı için biraz da ona güvenerek verdim. Fakat takibi de elden bırakmadım. Yaklaşık bir ay sonra aileyi arayarak “Tommy’i ziyaret etmek istiyorum” dedim. Biraz tereddütlü bir sesle “tamam biz sizi ararız” dediler. Yazının devamı için tıklayın »
Karam 4 yaşlarında Fransız Bulldog cinsi bir köpek. Pet marketlerde yavrusu 2000 dolara satılıyor. Sanırım Karam da bir pet marketten satın alınmış. Bir müddet sonra bıkıldığı ve bakımı zor geldiği için sokağa terk edilmiş. Zavallı hayvancık yolunu bulamamış ve Kartal - Maltepe civarında bir arabanın altında kalmış. Bir hayvansever görüp hemen veterinererinere götürmüş. Veterinereriner muayene sonucunda “felç, uyutulması gerek” demiş. Tabii arkadaş kıyamamış uyutmaya, Yedikule’ye getirdi. Biz hemen sinir besleyici vitaminler, masajlar, kortizonlar, tedaviye başladık. Ama tedavisi uzun sürecek. Gönüllü Jale Anne baharda Çatalca’ya bahçeli evine gideceğini, Karam’ı da izin verirsem orada özel bakıma alabileceğini söyledi. Çok mutlu oldum çünkü zaten barınak çok kalabalık; “götürebilirsin” dedim… Yazının devamı için tıklayın »
Yaklaşık bir ay önce Merter’deki evime giderken, tasma, ilac vb malzemeler almak için bizim komşu veterinereriner kliniğine uğradım. Akşam saatiydi. Her zamanki gibi barınaktan erken çıkıp evime gidememiştim. Bir türlü beceremiyorum eve erken gitmeyi. Ayaklarim hep geri geri gidiyor. Aman şu köpege de bakayım öbürüne de bakayım, kontrol edeyim, sularını devirmişler mi, ıslakta mı yatıyorlar diye uğraş, meşgale, yoğunluk hiç azalmıyor.
Neyse; klinikten içeri girdim, kapının yanındaki kafeste tertemiz, pırıl pırıl bir Beyaz köpecik. “Bunun ne işi var burada” dedim. Çünkü hayvan satışı yapmadıklarını biliyordum. Kuaför arkadaş, “sormayın” dedi. “Sokakta bulduk, çocuklar getirdiler. Berbat olmuştu. Ben de temizledim, fırçaladım, yıkadım. Belki de sahibi gelir arar diye 2 gündür bakıyoruz ama daha fazla bakamayız” dedi. Bu arada haftasonu klinik kapalı, bu köpeciği ne yaparız diye de hayıflanıyordu. Yazının devamı için tıklayın »