Fifi 3 ay önce barınağa terk edildi…Hemen yuva buldu..Fakat 1 hafta sonra geri geldi çünki evde yalnız kalamıyor ortalığı ayağa kaldırıyormuş.Fifi bunalıma girmesin diye, ofise aldım,yanımdan ayrılmıyordu tıpkı bady gibi…
İsmini fifi değil kaçak dizisindeki richard kimbell koymam lazımmış.. ![]()
Yaklaşık 1 ay kadar önceydi, mimarlar odamızın bir kültür gezisi vardı ,cumartesi günü barınağa gitmedim gönüllülere emanet ettim barınağı.
.Fifi o gün benim ofisden kaybolmuş..Nasıl olabilir hala anlamış değilim ,her tarafda kameralar var o küçücük köpek nasıl yok olur..Bana haber verdiler fifi yok diye…Başımdan kaynar sular döküldü ,sözde ben geziye gittim…
Aklım fifi de, bedenim gezide, ne kadar zevk alabilirimki…
Ertesi sabah erkenden barınağa geldim kamera kayıtlarına baktım ,sabah ofisde oyun oynuyor bir gönüllü içeri girip kapıyı kapatmayı unutunca aralıkdan fır diye kaçıyor…Tüm barınak arazisini günlerce aradım,ambara dolap altlarına her yere baktım,mahvoldum üzüntüden, nasıl yok olur bu hayvan .!!.
Aklıma kötü kötü şeyler geliyordu , bir köşeye saklandı korkudan çıkamadı ,açlıkdan öldü belki de günler sonra ölüsünü bulacağım..Ne berbat bir duygu bu bilinmezlik anlatamam…
2 ay sonra samatya da kemik vb artıkları aldığımız kasaptan telefon geldi ,kemik var gelin alın diye..
Yogunluktan ben de unuttum söylemeyi şöföre..Ertesi gün sabah kasap tekrar aramış barınağı ,kemikleri almadınız dün bugün alacakmısınız, çöpemi atalım demiş..Gönüllümüz barınağın aracı yok şu an,ben kendi aracımla alayım mı deyince tabii dedim..
.Yarım saat sonra gönüllümüz aradı fifi burda diye ,nasıl anlayamadım dedim..Ofisden kaçan köpek fifi samatya da diye..Eminmisin dedim evet dedi ,1 aydır ona bakan arkadaşı da bulmuş..Hemen geliyorum dedim ve gittim evet oydu kaçak FİFİ nasıl sevindim anlatamam..
Hayvansever arkadaş ,sahilde köpeğini gezdirirken bir havlama sesi duyuyor ,hemen o tarafa gidiyor , bir de ne görsün..
Sahil güvenliğin kocaman kangallarına minik bir köpek kafa tutuyor..Hemen köpeğin yanına gidip ,sahibi varmı diye araştırmış, kimseyi görememiş..
Almış kucağına fifiyi doğruca veterinere götürmüş, traş banyo vb işlemlerden sonra2. köpek olarak eve almış..
Ev eski Rum evi 2kat müstakil ,giriş kat ,işyeri üst kat evi yani home ofis gibi…Kapı sürekli açık, bizimkinin keyfi yerinde istediği an çıkıp samatya meydanında tur atıp geliyor, herkes onu tanıyormuş.
Tamam sen de kalabilir dedim ..Tam ayrılacağım sırada fifi yanıma geldi ,benimle gelmek istedi ben de kapıyı bir süre kapalı tut ,arkamdan gelmek isteyebilir dedim ayrıldım..
Barınağa geldim yarım saat kadar sonra aradım fifi ne yapıyor diye ..Kapının dibinde beni bekliyor ayrılmıyormuş oradan..Hemen aldırıyorum yoksa beni bulmak için gene kaçacak dedim..
Fifi yarım saat sonra tekrar barınaktaydı….2saat kadar sonra sahiplenmek için bir aile geldi ve fifiyi begendi,tüm macerasını anlattım kaçma huyu olduğunu da yalnız kalmayacağını her şeyi kabul dedi..Ve fifi yi bulduğum gün yuvalandırdım..Allahdan barınağa yakın bir yerde ev,kereta gene kaçarsa rahatlıkla barınağın yolunu bulabilir.. ![]()
Şaka, şaka !!!umarım son yuvası olur..Gül anne serkan baba ve efekan kardeşle 4. fert olarak bu yuvada kalır..Bu gün Gül annesi aradı fifiden çok memnun olduklarını wc eğitimi olduğunu söyledi çok sevindim…Çocuklarımız gibi gördüğümüz bu canları sahiplendirdikten sonra onlardan gelen her iyi haber beni nasıl mutlu ediyor anlatamam…
Yaklaşık 10 senedir yüzlerce hasta hayvan geldi geçti barınağımızdan kimisi ağır kimisi hafif vakalar..
Kimisini kurtardık kimisinde başarılı olamadık çok üzüldük.Fakat benim içimi en çok acıtan eyvah durum çok ağır tedavide başarılı olamayacağız kaybedeceğiz hayvanı dediğim 2 vaka oldu..Biri çelik biri maske..
Maske dili kangren olmuş köpecik..
1 haftada iyileşti ,aslında mucizeydi o kadar kötüydüki durumu maskenin , genç olması ,hemen müdahale edilmesi ,doğru teşhis ve doğru tedavi iyi ilaçlar vb kısa sürede iyileşti.. yuva bile buldu.
Çelik 1 sene önce geldi barınağa ,tabii çelik i bulmak yakalamak hiç kolay değildi..Bebekken boynu çelik telle bağlanmış ve köpek büyüdükçe tel etine gömülmüş boynu ip gibi kalmış yedikulede bir hayvanseverin ihbarıyla sığındığı virane eve gittik.Ama çelik o kadar korkak tı ki saklanıyor sadece geceleri o ip gibi boynuyla 1-2 lokma yiyecek bulmaya çıkıyordu,zaten fazla yiyemezdi ki.3-4-5 kere gittik bulmak için sonunda kalabalık gidince yakaladık ben ihbarı yapan vatandaş abarttıyor diye düşünmüştün ,ip gibi boyunlu köpek deyince ama abartmamış..
Acil kliniğe gönderdik çeliki 2 kez ameliyat oldu riskli ameliyatlar şansı zayıf idi..Fakat o pes etmedi biz de pes etmedik.Çeşit çeşit ilaçlar kullandık ama yavaş yavaş iyileşiyordu ,zaten veteriner hekim arkadaşımız uzun sürer iyileşmesi demişti..Yüzünün şişliği indi zamanla ama boynunun altında guatr gibi şişlik bir türlü geçmiyordu.
Ne yapabiliriz bu şişliğin inmesi için dedim hekim arkadaşa bana önerdiği ilaç güleceksiniz ama viagra oldu..Aman allahım ben nasıl eczaneye gider bana viagra lazım diyebilirim traji komik durum..Viagra damarlarda kan dolaşımını hızlandırıyor damarları besliyormuş çelik in de boyun damarlarının beslenmesi dolaşımının hızlanması için viagra gerekliymiş.
Eczaneleri arıyorum viagra varmı diye önce şaşırıyorlar sonra anlatınca durumu anlayışla karşılıyorlardı..Bizi az uğraşırmadı çelik oğlumuz..
1 sene gibi uzun süren tedavilerden sonra çelik tamamen iyileşti ve müşahadedeki kafesinden çıkıp arka bölüme arkadaşlarının arasına katıldı ve korkaklığı gitti sosyal bir köpek oldu..
Demek ki pes etmemek gerekiyor ,tedavisi uzun sürer iyileşirmi iyileşmez mi belli değil deyip ,(xxx medeni ülkelerdeki gibi tedavisi masraflı veya 1hafta -15 gün içinde yuva bulamadı diye saglıklı hayvanı uyutmak,)en kolay yol.
Fakat bizim gibi vicdanlı ,merhamet sahibi insanların çoğunlukda olduğu ülkemizde ,xxx ülkelere göre daha şanslı hayvanlar diyorum.
Biliyorumki birileri var ,sayıları fazla olmasa da zordaki hayvana el uzatacak duyarsız kalmayacaklar..
Dünyaya gelen her canlının yaşam hakkı vardır ,Zordaysa ,ona şans vermek, yaşatmak için uğraşmak, bir hayvansever olarak, bana büyük mutluluk ve huzur veriyor.
![]()
Ceylan ismi gibi çok güzel bir köpekti..
Sürmeli sürmeli gözleri vardı.Barınağımıza 8 -9 sene önce yavrularıyla gelmişti..Sokakda dogum yapmış yavruları yaşamamıştı..Kısırlaştırdıktan sonra tekrar alındığı yere bıraktık yedikule civarıydı yolu bulmuş geri gelmişti.Demekki bizden memnundu..Ceylanın bir özelliği vardı asla kafesde ,koğuşda kalamıyordu serbest dolaşmak istiyordu..Barınağın kapısının önünde rahat rahat dolaşıyordu bir gece içkili vaziyette gelen kendini bilmez insanların hızla kullandığı arabanın altında kalmıştı.Gece yarısı çocuklar ceylanı araba ezdi ne yapalım deyince hemen çocuklara ilk yardım ilaçlarının yerini tarif edip müdahaleyi uzaktan da olsa yaptırmış ertesi gün de sabahın köründe barınağa gidip inşallah yaşıyordur demiştim.Ve yaşıyordu ama kafes fobisi olduğuından strese girdi .İyileşince tekrar kapının önüne bırakamadım koguşa koydumn anında tırmandı atladı oldukça çevilti tıpkı ceylan gibi sıçrıyor tırmanıyordu.Son çare darülaceze odası benim ofisin önündeki odaya koymayı düşündüm.Oraya koydum bu seferde yemek zamanı odanın kapısından atlayıp mutfak kısmına giriyor yemekleri aşırıyordu.Aç gözlü doymak bilmiyordu.Hani derler ya doktor ne yerse yesin deki rahat bırakın misali ben de böyle kabullendim ceylanı.Ara sıra beni çok kızdırıyordu mutfak tezgahının üzerinde bir şey unutmaya görsün özellikle yumurta ve ciğer poğaca kokuyu alıp anında atlayıp malı götürüyordu.
Ceyaln son bir hafta içinde sanki eridi bitti çok zayıfladı iştahı da yoktu kliniğe gönderdim kan tahlileri yapıldı aşırı derecede kansızlık çıktı.İlaç tedavisine başladık 2 gün sonra kan nakli yapacaktık .Melek olan havucuma da kan veren gönüllü kan bankası müjdeye gene iş düşecekti.Ama ceylan dayanamadı ayşen annenin çabaları sibel anne derya annenin çabaları benim çabalarım fayda etmedi.Ve 2 nisan ceylan melek oldu.Son nefesini sibel annenin kucağında verdi..
Bir gün önce sahibi tarafından sepetiyle taksiye konulan, sonrada taksiciye bir dakika bekleyin ,bir markete gidiyorum hemen geleceğim diye terk edilen kezban kızımız sibel annenin gözyaşlarını yalayarak teselli etmeye çalışıyordu.Üzülme siz elinizden ne geliyorsa yaptınız der gibiydi..İlginç olan bir insan tarafından yeni terk edilen kezban hala insanları sevebiliyor yakın davranıyordu..
Bir kere daha insanoğlu gibi acımasız ,kindar olmayan af eden ,karşılkısız seven bir canlı olan hayvanları tercih ettiğim için mutluyum…
Güle güle ceylan… havuç ,kelebek,nene,nazlı,kocabaş,nazik …daha ismini hatırlayamadığım yolu yedikuleye düşen ve melek olan arkadaşlarının yanına gittin …Seni unutmayacagız..
Meral olcay.3 nisan![]()
İki gözüde görmeyen sokak köpegi ..
Yolu bir şekilde darülaceze, düşkünler evi yedikuleye düştü …
Kimbilir başına neler geldi bilmiyoruz sokakda bulunmuş ve xxx barınaga getirilmiş
Sağlamlarla, hastaların,yavrularla ,annelerin birarada olduğu.
Yani karekter ve boyutlarına göre yerleştirmenin yapılmadığı gelişigüzel konulmuş bir bölümmüş.
Yemek yiyememiş görmediği için ,yavrular bile onu dövmüş ,güçlüler yemiş bu garibim bir köşede aç kalmış.
Sonunda xxx barınaktaki bir kaç gönüllü fark etmiş onu.
Hayvansever gruplara yazılmış yuva aramak için ama tık yok tabii kör köpeğe bakmak zor iştir.
Çözüm bulamamışlar ne yapsınlar akıllarına darülaceze yedikule gelmiş
Neden hemen köpek bırakmak için ben akıllara geliniyorum bilmem.
Bir şeyler yapmalı bunun sonu yok.Yapılacak tek şey gönüllünün olduğu güvenilir barınak sayısının artması ..
Bu arada gönüllü olmak kolay iş değildir gönüllü olmaya karar verdiğinde dönüşü olmayan bir yola giriyorsunuz demektir.
Heves için ilk başlarda düzenli olarak gelip hayvanlara umut verip
sonrada yok olmak olmamalı, böyle sorumsuz gönüllü istemiyoruz.
Gönüllülük sabır ister ,fedakarlık ister buna hazırsanız buyrun..
Geldi gariban köpecik ismini Sibel anne BAMBİ koydu .Hemen klinige gönderdik gözleri için.İlaç tedavisi önerdi hekim.
Özel ilgi alaka önce kilo aldı ,sonra gözleri için uzun bir tedaviye başlandı her gün 5 kez damlası vardı .
Sibel anne ofisin tüm duvarlarına bambinin damla saatlerini yazmıştı.
10 gün barınaga gelemedi ama her gün telefon açıp bambinin damlasını unutmayın diye aradı.(Bu bir sorumluluktur tıpkı iskelet hale gelen jitanı hayata döndürmek için evde yemekler hazırlayıp pendikten gelen gönüllü Burak baba gibi )
Damla bitti klinige kontrol için gitti bambi ,damla ile gözdeki katarakt biraz açıldı ama sokaktayken veya ilk geldiği barınakta başından darbe aldığı için ameliyatla düzelme şansı olamadığı ortaya çıktı.
Ne yapalım kader dedik ve BAMBİ yi biz zaten bu şekilde bağrımıza bastık.
Başta Sibel anne sonra Burak baba oldukça fazla ilgi ve alaka gösteriyorlar sağolsunlar.
Bambinin morali çok iyi Burak baba güzel bir klip hazırladı Bambi için .
Kendisine çok teşekkür ediyoruz sağolsun.
Diyoruz ki gönüllüler çoğalmalı ki bu durumda muhtaç hayvanlara daha fazla ilgi alaka gösterilmeli ki hayata bağlansın uyum sağlasınlar..
16 haziran 2008
meral olcay
Bugun 25 eylül 2008 perşembe saat 11 gibi tel geldi BAMBİ melek olmuş.
Bambi 15 gündür çok rahatsızdı ileri derecede ishaldi hemen sibel anne dışkıyı alıp klinige götürdü tahlil yapıldı ilaç tedavisine başlandı olmadı cevap vermedi tedaviye bunun üzerine sibel anne eve götürdü veteriner hekim nezaretinde tedaviye devam edildi ama sonuç alınamadı ve BAMBİ bugun melek oldu.
Başta çok emeği geçen Sibel anneye ,Burak Babaya sonsuz teşekkürler sahipsiz bir cana çok fazla ilgi ve alaka gösterdiler yedikulede yaşadığı yaklaşık 1 sene huzur ve mutlulukla geçti.
Seni hiç unutmayacagız GÜLE GÜLE BAMBİ rahat uyu.Yolun açık olsun.
Yaparak dökümü mevsimi misali ard arada yedikulenin yaşlıları melek olmaya başladı.
17 yaşında ruhsar-13 yaşında snopy-daha 1 yaşını bile dolduramayan prens-ve bugun de Bambi..
Bu canlar nenenin-kelebek in-fıstığın-yaşlı kangalımız kocabaş ın ,yolu son durak yedikuleye düşmüş ve melek olmuş diğer arkadaşlarının yanına gittiler..
Biz gönüllüler üzüntü içerisindeyiz ama onları son günleri rahat yaşatabilmenin mutluluğuyla avunuyoruz.
Meral Olcay
Bambi’yi Tuzla barınağına gömdük.
**************************************************
Görmeyen gözüme sen ışık oldun
Yemeğimi bulamadım sen önüme koydun
Seni bazen üzdüler başına dert oldum
Geçti artık canım annem ben melek oldum.
Kokundan tanıdım gelirken seni
Sıcaklığından tanıdım severken beni
Gelir gene dedim giderken seni
Seni üzdüm sana dert oldum
Canim annem ben melek oldum.
Yağmur yağar ıslanırmı diye
Zaten gözü görmez ne yapar diye
Son günlerinde bari görsün diye
Seni üzdüm sana dert oldum
Canım annem ben melek oldum.
Kıyamadın bana atamadın çöpe
Gittin gömdün en güzel yere
Arkadaşlarım var burda bak hepsi benimle
Seni üzdüm hep sana dert oldum
Hakkını helal et canım annem ben melek oldum.
BAMBİ
Demsi boxer cinsi saf kan bir köpek.
İsmini en az 3 sene önce evlat edinen, kulubesini yaptıran sonrada çeştli sebeplerden(iş,güç vb) gelemeyen dostumuz Mert koymuştu .Çünki ölen köpeğinin ismiydi DEMSİ..
Demsinin barınağa geliş hikayesi çok entresandı .
Agustos ayının kavurucu sıcagında bir telefon ihbarı geldi kuduz köpek var, salyaları akıyor diye. Yazının devamı için tıklayın »