Paris 3 sene kadar önce karlı ve buzlu bir kış günü ekiplerimiz tarafından ihbar üzerine alındı .Nasıl durumda iken alındı çok vahim.Mahalleli 2 gündür elektrik diregine bağlı vaziyette duran ve tir tir titreyen bir köpek var diye belediyemizi aramıştı.Ekip hemen adrese gittiğinde bitkin üşümüş köpeği görüyor ve hemen barınağa getiriyor.İsmini Paris koyduk çok güzel bir kızdı.Soğukda kalması sebebi ile çok hastalandı zatürre oldu uzun süren tedaviler sonucunda iyileşti ve barınağın maskotlarından biri haline geldi.
Evet Yedikulenin maskotlarından Sally ve Paris ayrılmaz ikili kankalar yani.Önlü arkalı kulubelerde çok iyi anlaşır oynarlardı ara sıra da it dalaşı yaptıkları olurdu ama hafifçe birbirlerini okşarlardı ![]()
Olacak o kadar !
Kankalar dan birinin kısmeti çıktı yani ayrılmaları gerekti ,ama güzel ayrılıklar bunlar.
Çünki amacımız yedikule sakinlerini ölene dek bakılacakları kalıcı yuvalara yerleştirmek ama yuva bulana dek de rahat ve mutlu yaşamaları için çaba sarf etmek .Başka ne isteyebiliriz ki mutlu yuvaları olsun yeter.
Paris in taliplileri çok fazla idi.Ama ben tereddüt ediyordum çünki Parisin saf bir dogo olduğunu sanıyor ve yasa gereği sahiplenmesi yasak ırk olduğunda ısrar ediyordum.Ta ki şu an ki annesinin 3 ay önce Parise aşık olması ve Parisin saf olmadığını melez bir köpek olduğunu bana belgelerle ispat edene kadar.Sevgi nelere kadirmiş, Hazal anne Fakültelere kadar gidip ırk tespiti için hakemler kurulundan fotoğraflarla raporu alana dek uğraşmış .Bu kadar çaba sarf eden Hazal anneyi takdir ettim ve güvendim. Parisi yuvalandırdım iyi kide yuvalandırmışım.Paris yuvasında artık ve bir bebek gibi özenle bakılıyor ,seviliyor ,çok mutlu ,arkadaşları var oyunlar oynuyor.
Umarım yedikule deki arkadaşları da Paris kadar şanslı olur ve birileri onlara aşık olur onu sahiplenmek için çaba sarf eder ve başarır.
Darısı ilk etap da yakın arkadaşı Sally nin sonrada diğerlerinin başına.
Teşekkürler Hazal anne bizleri habersiz bırakmadığın için fotoğraflarla mutluluğunuzu bize yansıttığınız için.


Messi bizdeki ismi Roky 3 ay önce Fatih Fevzi Paşa caddesi üzerinde şaşkın vaziyette dolaşırken bulundu ve ihbar üzerine hemen ekiplerimiz köpeciği alıp barınağa getirdi.Boynunda çamaşır ipi vardı.
Arabadan indirirken ipinden sıyrılıp atladı kaçtı ne yapacağımızı şaşırdık arkasından koştuk ama yetişemedik Ekipden Bayram ağabey araba ile arkasından gitti ve 3 km sonra Samatya Balıkçıların orada yakaladı.Rahat bir nefes aldık yoksa vicdan azabından mafolacaktım.
Hemen ofise aldım yemek su koydum ertesi gün bu köpeciği görüp ihbarı yapan arkadaşın iş arkadaşı köpeği almak istediğini belirtti ve geldi .Köpeği verdik 3 ay o arkadaş da kaldı fakat yuvasına uyum sağlayamadığından sürekli kaçmış ilanlarla tekrar bulmuşlar.
Bir kez daha kaçma ihtimaline karşı köpecik barınağımıza iade edildi.
Ofis kısmında onunla tekrar iletişim kurup korkusunu yenmeye çalıştım fotoğrafını çekip yuva aramak için daha erken diye düşündüm.
Pazar günü bir aile ( Tahsin bey ve eşi )bir dost edinmek amacıyla barınağımıza geldi.Gerekli başvuruyu yapmıştı.Sohbet ettik ve ne istediklerini anladım roky i gösterdim korkudan koltuğun altına sinmiş vaziyette idi.Hemen elektrik aldılar beğendiler sahiplenme işlemlerini bitirdik ve mutlu mesut yuvalarına gittiler.Sağolsun hemen messinin fotograflarını gönderdiler içim rahat etsin diye.
Kendilerine çok teşekkür ediyorum.


Sultan ahmette yaralı bir köpecik görünce ,gidicekleri turu iptal edip bir taksi ile barınağımıza gelmişlerdi.Acil kliniğe göndermiş ameliyatını yaptırmıştık..Tabii turist aile ülkesine dönmüştü,fakat bizimle irtibatı kesmedi aile sürekli köpeğin durumunu sordu ve sonunda iyileşir iyileşmez Köpeciği sahiplenmek için Danimarkadan İstanbula geldi..
İsmini Aya Sofia koydular..İlk önce aya ile onunla ilk tanıştıkları yer olan sultanahmet turu yaptılar sonrada Alanya ya tatile gittiler..
Evlerine 2. köpek olarak gönül bağı kurdukları aya yı sahiplendiler..
Prosedürler için bekleme süresi boyunca Aya alanyada kalacak,sonra Danimarkaya evine gidecek..Ben ilk başta yurt dışı olayına sıcak bakmadığım için tereddüt ettim fakat Aile ile tanışınca ,aya için yaptıkları fedakarlıkları görünce içim rahat etti ve kabul ettim..
Aya nın aileisnden gelen mektup..;
“İstanbulda geçirdiğimiz tecrübe için sana teşekkür ederiz
Seninle bu işte berebaer olmak çok mükemmeldi
Herşey iyi gitti
Aya iyiydi uçakta ve kutuda girmekten korkmadı
Apartmanımıza geldiğimizde onu yıkadık ve uykuya daldı
3 ay içinde Danimarkaya gelebilecek
Birkaç gün sonra kendini evinde hissemeye başladı ve yanına gelen herkeze havladı
Arabaya binmeyi sevdi ve arka koltuğa kendi oturdu
Alanyada hava 28 derece ve o mermerde yatmayı seviyor
Tüm dikkati üstüne topluyor ve herkez onu çok seviyor
Bizimle Alanyada 14 gün boyunca çok tecrübesi oldu
Çok iyi bir bakıcı bulduk 20 köpeğe bakan bir bakıcı Danimarkaya gelene kadar Şubata kadar orada kalacak, çok iyi bir bakıcıymış
Çok sevgiler
Lene and Torben


Merhaba, Aya’nın hikayesi benim ile başladığı için Meral Anne bunu benim sizinle paylaşmamı istedi.Meral Anne’yi her gün barınakta olacağıma dair söz vererek zar zor Ürdün gezisine ikna ettikten sonra,Bayramın 1. günü yüreğim tir tir titreyerek beklerken kapıya bir otomobil yanaştı. Yanlarına gittiğimde iki Türk iki turist ve yanlarında bacağının yarısı olmayan bir fino ile karşılaştım.Türkler bir tur organizasyonundan olduklarını,turistlerin Danimarka’lı bir çift olduğunu ve Sultanahmet’te tur sırasında çiftin köpeğin bu şekilde olduğunu görünce turu yarıda kesip,kendilerini en yakın barınağa götürmelerini rica ettiklerini söylediler. Finocuğun bacağını görünce barınakta geçen beş yıllık tecrübeden sonra,o bacağın tamamen kesilmesi gerektiğini düşündüm ve kendilerini hemen Zeytinburnu vet kliniğine yönlendirdim.Kliniğide arayarak,bizim bölgemizin ve barınağımızın köpeği olduğunu ve ne yapılması gerekiyorsa yapmalarını rica ettim.Neticede bacak kesildi,köpecik 2 gün sonra barınağa geldi. Ve Danimarka’lı çiftten(Lena ve Torben)finoyu çok merak ettiklerini ve fotoğraflarını gönderip gönderemeyeceğimizi soran bir mail geldi.Fotoğraflarla birlikte finonun durumunun gayet iyi ve barınakta bizimle olduğuna dair yanıt verdim.Daha sonraki yazışmalarımızda köpeğin o halini hiç unutamadıklarını,onu çok sevdiklerini ve sahiplenmeleri için kendilerine yardım etmemizi rica ettiler. Kendileri Alanya’da evleri olduğunu,son 5 yıldır senenin bir kısmını orada geçirdiklerini ve sahiplendirme yapacaksak İstanbul için biletlerini okeyletip iki gün sonra hemen geleceklerini söylediler.Gerçekten de 9 Ekim de direk havaalanından barınağa gelerek bizi çok mutlu ettiler. Aya ile buluşmaları çok duygusaldı ve inanın Aya onları hatırladı.Aya anne ve babası ile bir Sultanahmet turu attıktan sonra aynı akşam Alanya’ya yeni yuvasına gitti,kötü başlayan macerası çok güzel bir aileye sahip olması ile sona erdi. Ben de dili ve dini ne olursa olsun hala Lena ve Torben gibi yüreği güzel,sorumluluk sahibi ve hayvan sevgisi taşıyan insanlar olduğu için Allah’ı ma şükrettim ve çok çok mutluyum… Barınağımıza gelenlerin büyük bir çoğunluğu ve gelen telefonların hemen hepsi inanır mısınız”yavru” Golden,Labrador,Rotweiler gibi hep cins köpek sorar.(dikkatinizi çekerim sağlıklı ve yavru).Üç bacaklı bir köpeği isteyecek insan çok çok nadirdir.. İnsanlar yaralanmış bir varlığı DERT olarak görürler,halbuki o varlığa verecekleri sevginin onun ruhuna ne kadar iyi geleceğini,ona yepyeni bir dünya vereceğini düşünmezler. Bugün bize gençlik hastalığı geçirmiş ve tik şeklinde bazı arazlar kalmış bir şekilde gelen Kartopu(yeni ismi Mia)kızımızı sevgili Sevda Anne’miz sahiplendi. Sevda Anne’ye Aya’nın hikayesini anlatırken gözyaşlarıma hakim olamadım ama bunlar mutluluk gözyaşları idi tabii ki..Ve hala beni mutluluktan ağlatabilen Sevda Anne,Lena,Torben gibi insanlar olduğu için bir kez daha şükrettim…
Sevgilerimle.Sibel Molu
Tarçın kızımız sokak da bulunmuş saf kan bir cocker cinsi köpecikti..Daha önce sahiplendirmiştim..Fakat 1 hafta sonra geri geldi aslında hiç bir sebep yoktu..Çünki tarçın kızımız ın tuvalet eğitimi vardı sadece yalnız kalmak istemiyordu.Yuvalandırdığım ailenin annesi ev hanımı idi evde idi yani tarçın çok yalnız kalmayacaktı.. Tarçını çok sevmişler ve ailece gelmiş onu seçmişlerdi..
Fakat tarçın tekrar geri geldiğinde sebebi bulmaya çalıştım aile ile sohbet esnasında sonunda öğrendim sebebini…
Evin annesi çocuklarını kırmamak adına tarçını istiyorum demişti..Oysa bu çocuk oyuncağı değildi sahipsiz bir cana umut vermekden başka bir işe yaramıyordu , gerçekten kendisi hazır değildi ve tarçın geri geldi .Tarçını yaşadığı 2. travmadan kurtarmak için çok çaba sarf ettik .. Yedikule darülacezesinde ofis önündeki odada hep kapıdan atlamaya, dışarı çıkmaya ,patisini uzatıp beni alın, beni alın demeye çalışan bir köpecikti..İkinci kez talibi çıkınca çok düşündüm ve başından geçen olayları anlattım çok iyi düşünün dedim kararlıyız dediler..Ve tarçın şu an yeni evinde çok mutlu..Çocukları seviyor..Umarız bu son evi olur melek olana dek bu evde çocuklarla kocaman bahçede mutlu mesut yaşar..
Sonuç da tavsiyem eğer siz hazır değilseniz sadece çocuklarınız mutlu olsun diye onları kırmayıp barınağa gelip sahiplenmek adına o canlara umut vermeyin lütfen..Bırakın çocuklarınız üzülsün üzüntülerini kısa süre içinde kendilerini oyalayacak başka şeyler bularak unuturlar..Ama o cana yuva buldum benim ailem oldu diye sevinip yeni evinde yıkanıp paklanıp güzel giysiler güzel yemekler özel ilgi ve alakaya alıştırılıp, bir müddet sonra tüğü dökülüyor aslında ben istemiyordum ama çocukları kıramadım,eşim hamile,ev taşıyoruz vb sudan sebeplerle tekrar terk etmek
muhtaç ve terk edilmiş canlara yapılacak en büyük kötülüktür..
