
Önceleri sokaklarda hayvanlar gördüğümde üzülürdüm, ama bir o kadar da kötü şartlarda barındırılan “ kötü “ barınaklardaki hayvanlara daha çok üzülürdüm ve bu sebeple barınaklara gitmek istemezdim. Ta ki bir gün internette dolaşırken Yedikule Hayvan Barınağı’nın internet sitesini görene kadar. Siteye ilk girişimde çok etkilendim ve internet sitesinde yer alan hikayeleri okudukça, barınağa gitme isteğimde artmaya başladı. Aradan 1 ay geçti ve makarna,gazete,kumaş parçası vs. topladıktan sonra barınağa ilk ziyaretimi yapmak için yola koyuldum. Sanki 1.sınıfa yeni başlamış çocuklar gibi heyecanlıydım ama bir o kadar da kafamda soru işaretleri vardı. Acaba nasıl bir yer ? Gerçekten aradığım sevgiyi, ilgiyi bulabilecek miyim ? vb.. sorular beynimin bir köşesinde dönüp duruyordu. Ta ki barınak kapısından içeri adımımı atana kadar. Etrafta insanlar köpeklerle ilgileniyorlar, onları seviyorlar, köpekler mutlu, insanlar daha da mutlu.. İnanılmaz bir sevgi akışı oluyor ortada, oraya gittiğinizde sanki sevgi denilen soyut varlık canlanmış da havada rüzgar gibi dolaşıyor.. İnanamadım, 5 dakika önce beynimde dolaşan sorular yok olmuştu ve yalnızca bir şeyler yapmak istiyordum, hayvanları sevmek, onlarla ilgilenmek .. yalnızca bir şeyler yapmak.. Barınağa ilk adımımı attıktan itibaren sanki yıllardır oraya geliyormuşum gibi rahat hissetim çünkü gönüllüler etrafta, gelen ziyaretçileri tamamen saf ve temiz duygularla karşılıyor.. Tabi ben bekler miyim , hemen bir ufaklığın yanına gittim ve onu sevmeye başladım.. Bütün gün, bütün hayvanları tek tek sevdim, öptüm onlarla beraber oldum. Mükemmel, tarif edilemez bir duygu. Yemek saatinde elimden geldiğince yemekleri dağıtmaya yardım ettim ve daha sonrada temizlemeye. Yemek dağıtmak ve temizlik çok yorucu bir iş ama inanın o güzel canlılarla beraber olduğunuzda hiçbir şey anlamıyorsunuz.. Barınakta ki bir günümü böyle geçirdikten sonra, düzenli olarak hafta sonları barınağa gitmeye başladım. Her seferinde aynı duyguyu tattım ve tatmaya devam ediyorum. Sevgi. Sevginin Gücü..
Bugünden sonra hayvanlara olan bakış açım değişti ve Türkiye’de böyle bir barınak olabileceğini anladım. Beklemeyin, eğer bir yanınız “ bir gitsem ” diyor ise, size tavsiyem kesinlikle beklemeyin, gidin, görün, bütün bakış açınızın değiştiğini göreceksiniz. Buradaki hayvanlar o kadar mutlular ki, ne kadar terkedilmiş olsalar da, başlarından felaketler geçmiş olsa da burada bu kadar mutlu olmalarının tek sebebinin Meral Olcay ve Gönüllüler olduğunu düşünüyorum. Başta Sibel Abla ve Meral Abla olmak üzere, Banu Abla, Bilge Abla, Kadir ve Berkkan’a ellerini taşın altına koydukları için teşekkür ediyorum. İyi ki sizleri tanımışım..
Ve son olarak en başından beri dişini tırnağına takıp koşturan, evini, ailesini ve en başta kendini düşünmeden, hayatını bu hayvanlara adamış Meral Anneye teşekkür ediyorum.
İyi ki varsın Meral Anne..
Yedikule Hayvan Barınağı Gönüllüsü
Doğukan DAĞ
Ben 2004 senesinden beri ilk zamanlar aralıklarla son 2 senedir haftanın 6 günü ve günün 9 saati barınak
da ve Meral Olcay ın yanında geçiren(özelliklede bebeklerle ilgilenen gönüllü annelerden ) biri olarak bir şeyler yazmak ihtiyacını hissettim.
Gönüllümüz Tolga Öztorun arkadaşımız çok güzel bir cümle söylemiş.”YEDİKULE EVİMDİR MERAL OLCAY AİLEMDİR”
Hayvanlar için çok az insanın çaba gösterdiği bir ülkede ,ben Meral Olcay gibi bir insanın yanında olmakdan gurur duyuyorum.Ve Tolga arkadaşımız gibi aynı şeyleri hissediyorum.
Ben bu satırları yazarken evdeyimve saat sabah 11 dışarı soğuk,yağışlı,kış başlangıcı.
Bugün kendimi biraz kötü hissettiğim(Fidoşum melek oldu çünki iyi değilim) için geç gitmek istedim,ama biliyorum ki Meral Olcay şu an barınakda ve bu haftanın 7 günü böyle.
Bende gerçek gönüllü sıfatını hak eden bir insan olduğuma inanıyorum.
Gönüllü olduğunuz zaman sosyal hayatınızdan fedakarlık edersiniz,ailenize ki bunun içinde kendi köpeğiniz de dahildir,onlara ayırmanız gereken zamandan çalarsınız,maddi olarak fedakarlık yaparsınız(bulduğunuz her kuruşu bu hayvancıklar için ayırırsınız)ve en önemlisi sağlığınızla yeteri kadar ilgilenmeyip ,sağlığınızdan da olursunuz.
Ama ben haftanın 1 günü de olsa barınağa gitmeme lüksüne sahibim çünki Meral Olcay orada ve hayvancıklar için çabalıyor,yani anneleri başında diye içim rahat.
Meral Olcay ın bu lüksü yok , o haftanın 7 günü 10-11 saatini barınakda geçirip akşam da evde gene bu hayvancıklar için (web sitesini güncellemek ,sahiplenme başvurularını incelemek vb ) didinmeye devam ediyor
İnsanlar bunları düşünmeyip hep bir şey bulmaya çalışıyorlar anlayamıyorum, isterim ki Meral Olcay ı eleştirenler 1 haftasını veya 1 gününü o akşam gidene kadar onun yanında geçirip,o kadının küçücük bedeni ile bir gün içerisindeki koşuşturmasını,nelerle uğraştığına şahit olsun.
İnanın her baba yiğidin harcı değildir onun yaptıklarını yapmak.
Eksikler olmuyor mu tabiiki oluyor ve gayet normal ama olanaklar içinde herkes(en başta Meral Annemiz )elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor.
Keşke imkanlar çok olsa da bütün köpekler için,bir yuva ve aile bulana kadar yaşayabilecekleri 1. sınıf bir tatil köyü gibi bir barınak yaratabilsek.
Yedikule gibi nüfusu yoğun olan bir barınağın başında Meral Olcay gibi bir insan olduğu için bu hayvanlar çok şanslı..
İstanbulun her yerinden köpek bırakmak için yedikule aranır söyledikleri şey”gönlümüz rahat olacak,meral hn a güveniyoruz”oluyor.
Meral Olcay a bu kadar güveniyorken bu kocaman yürekli kadını anlamsız yere üzmek günahtır diye düşünüyorum.
Netice olarak Tolga arkadaşım gibi ben de gururla söylüyorum”YEDİKULE EVİM MERAL OLCAY AİLEMDİR”
Sevgi ile kalın..
Sibel Molu.30 ekim 2009
Gönüllü odamızı yeniledik,boya badana vb ufak tefek tadilatlarla ..
Boya sponsorumuz Ali beye ,eşya sponsorumuz Sibel anneye,temizlik sponsorumuz derya anneye,bilge anneye,ikram(börek çörek vb) sponsorumuz petra anne yasemin ablaya,banu anne ye,mukaddes ve beyhan annelere,emeği geçen gönüllümüz doğukan,berkkan,kadir,cem agabeylere teşekkür ederiz.
Özellikle haftasonları çok ziyaretçi alan barınağımızda ,gönüllülerimizin yorgunluk atacak ,çay kahve içecek bir odası yoktu..
Aslında vardı daha önceki senelerde ama çokk muhtaç yaşlı ev hayvanı akınına uğrayınca ,odamızı yaşlılara tahsis etmiştik..
Hava sıcak yaz geçiştiririz hayvanlar sığınsın diye düşündük..
Fakat artık havalar soğumaya başladı ,gönüllülerimizide düşünmemiz gerekiyor ,yaşlılara ahşap ev yaptırdık arka bahçede ,eski odamıza tekrar kavuştuk..İlk misafirlerimiz o gün sevgili dostumuz tuna arman ve irmanın annesi neşe ve anneannesi oldu..
Elini taşın altına koyacak , her türlü önyargıdan uzak,hoş görülü gönüllüleri bekliyoruz..Ve mevlana nın dediği gibi bin kere tövbe etsende GEL geneede GEL diyoruz dostlara..Canlarımızın sizlere ihtiyacı var gerek sevgi gerek mama gerek tedavi ama gerçekden sizlere ihtiyaçları var…


Gülder anne şükrü baba evdeki saf kan köpekleri charliye arkadaş olarak barınağımızdan minicik bir kırma köpek seçtiler.
Sonrada fotoğraf geldi,aradaki fark müthişti..
Gece yarısı olmuş saat 01.30 aklıma şu an epey tutulan bir şarkıyı hatırlattı bu fotograf..
..fark var !!!(Adanalı dizisindeki şarkı)şu an muzipce gülümsemeleri tahmin edebiliyorum..
Evet evet fark var!!!Boy farkına bakarak..(Endişelenmedim desem yalan olur ,ama gülder anneye güveniyordum yanılmamışım)fark var ama sorun yok.
Büyükle küçük arasında kocaman bir fark var!!!
Zenginle fakir arasında kocaman bir fark var!!!
Pet shopdan cins köpek alanla ,barınaktan sahipsiz köpek alan arasında kocaman bir fark var!!!
Yaşlandı diye köpeğini terk edenle ,ölene kadar bakan arasında kocaman bir fark var!!!
Sahibi tarafından terk edilen canlı ile ,sahibini asla terk etmeyen canlı arasında kocaman bir fark var!!!!
Çocuk evlat edinmekle ,sahipsiz köpek evlat edinmek arasında ise hiç bir fark yokkk!!!
Meral Olcay.31 mart
Daha evvelden internetten bulmuştum Yedikule Hayvan Barınağının web sitesini.
4 Ekim 2006 Dünya Hayvan Hakları günü ise Meral hanımın telefondaki tarifi yardımıyla barınağa geldim.Bir çuval mama ile birlikte tabiiki.O gün oldukça kalabalıktı,kapıda Gülcan anne karşıladı bizi,gelen herkese barınağın broşürünü dağıtıyordu.Girer girmez özel bir yer olduğu belliydi.Duvarlar çiçek resimleri ,süsler,yazılarla doluydu.Sanki çocuk yuvasına girmiştim.Sonraları anladımki Meral Anne köpekleri kendi çocukları gibi gördüğü için böyle yapmış.
İlerleyen günlerde gene gittim ve sonra düzenli olarak gitmeye başladım.Yavaş yavaş köpekleri tanımaya,isimlerini öğrenmeye başladım.Meral Anne hepsine bir isim vermiş.Hepsinin de bir hikayesi var,çoğu acıklı hikayeler.Her gecenin bir sabahı vardır derler.Onların sabahıda Meral Anne leri olmuş.YHB’na yolu düşen köpekleri ben şanslı köpekler olarak görüyorum.Sokakta yaşamaya çalışan köpeklerin hepsinden ve de sahipli bir kısım köpekten daha iyi şartlarda yaşıyorlar.
Bu arada ihtiyaçların da neler olduğunu görmeye,ufak da olsa bir takım şeylere yardım etmeye başladım.Zaten yavaş yavaş alışveriş alışkanlığınızda değişiyor.Hangi alışveriş merkezine gitseniz acaba barınağa ne alabilirim diye bakıyorsunuz raflara.Mesela bayram tatilinde gittiğim ilçede pazar kurulmuştu.Otele gitmek için mecburen içinden geçmek zorundasınız.Otele geldiğimde elimdeki torbada çelik tabaklar vardı (yemek dağıtırken ihtiyaç oluyor,plastik olanları yiyor keratalar).
Barınağa gittiğim günlerde orta kısmın yemeklerini kendim dağıtıyorum.Karınlarını doyurmalarına dağıtarak da olsa vesile olmak çok büyük bir mutluluk benim için.Onların karnı doyunca sanki benimde doyuyor.
Birgün orta kısımda bir köpeği yerinde görmedim.Nerde olduğunu sorunca arka tarafa aldıklarını öğrendim,yeni gelenlere yer açmak için.İlk önce üzüldüm elimin altında değil diye. Yanından her geçişte seviyordum çünkü.Sonra iyiki arkaya gitmiş dedim.Çünkü şimdi zincirini takıp arkadaki büyük arazide istediğim gibi gezdiriyorum onu.Tabii bizle birlikte gelenlerle ufak bir sürü halinde geziyoruz.
Sırası gelmişken çok isteselerde evinde apartmanında çeşitli nedenlerle köpek besleyemeyenler,buraya gelip Meral hanımın göstereceği köpeklerden birinin hamisi olabilir.Evinde besliyemiyorsa,burada besler.İstediği zaman gelip sever ve ilgilenebilir.Burada yok efendim havladı,oraya pisledi,pis kokuyor,korkuyorum,iğreniyorum gibi sorunlarla karşılaşmazsınız.Gönüllülere zaman ve saat sınırlaması da yok
(devamlı gelmek şartıyla ama !!).
Buradan köpekler ve köpekseverler adına bu imkanı sağladığı ve kapılarını bizlere açtığı için Meral Anne’ye çok teşekkür ederim.
Burak Baba