Yardım Etmek İstiyorum
Google

Googleda Ara
Sitede Ara
CSS Uygun
XHTML 1.0 Uygun

Gönüllü Köşesi

 

02. Aralık 2007

Bir Cumartesi sabahıydı

Takvimlerin Şubat’ın üçünü gösterdiği bir Cumartesi sabahıydı…

Hafta arasından ayarlamıştım kendimi bugünkü ziyarete…

Evimi paylaştığım bir kızım ve onbeşgün öncesinde birkaç çocuk tarafından işyerimin bahçesinden çalınan(!) bir de oğlum vardı ama yinede daha önceleri köpeklerden çok korkan biri olarak, bu kadar çok köpeğin olduğu bir yere gelmeye çekinmiş, arada sırada yaptığım akşam ziyaretlerinde ise barınağın içindeki ve dışındaki canları arabanın içinden seyredip, onlara uzaktan bisküvi dağıtmayı tercih etmiştim hep, ta ki o güne kadar. Yazının devamı için tıklayın »

 

Yedikule Hayvan Barınağı ile Tanışmamız

Sahilyolundan Zeytinburnu istikametine doğru giderken Olivium’a sapmadan evvel sağ tarafta surların yanında “Yedikule Hayvan Barınağı” diye yazan bir tabela görürseniz buraya bir 10 dk. bile olsa uğrayın. Uğrayın çünkü her birimizin yaşamına yansıyacak, ibret alacağınız birçok hikayeyi burada bulabilir ve hayatınıza dair birçok ders çıkarabilirsiniz.

Eşim ile beraber burası ile tanışmam Şubat 2007′de oldu. Bu zamana kadar daha evvel birkaç barınağı ziyaret etme olanağımız olmuştu ama bu kadar çok köpeğin bir arada yaşadığı başka bir barınak görmedik. Burada “hayvan dostları” ile karşılaşmak bizi mutlu etti. Hayvan dostu teriminin açılımı aslında çok derin ama asıl anlamı bence bir hayvanı evinize kabul ederseniz ; yaşamından ölümüne kadar onunla beraber olmanızdır. İyi ve kötü gününde hep beraber…. Hiçbir yılgınlık göstermeden, hiç büyümeyecek bir çocuğa arkadaşlık, annelik, babalık, kardeşlik, dostluk yapmaktır… Hatta evde bakamasanız bile sokakta gördüğünüz tüm hayvanların yaşam haklarına saygı duyup zarar vermemek, kendi karnınız tokken onları aç-susuz bırakmamaktır. Yazının devamı için tıklayın »

 

Sadece 5 YTL hepsi bu

Bu kampanyaya sizde katılın. Tek yapmanız gereken ayda bir 5 milyonluk yardım yapmak. İster Trafik kazası geçirmiş köpekler için veterinere, ister malzeme ihtiyacı için sanal markete hiç farketmez.

Yardım etmek için tıklayın

Yedikule Hayvan Barınağına ilk gelişimin ardından yaklaşık iki buçuk sene geçmiş. Barınağın web sitesi yoktu o zamanlar. Burayı internette ve gazetelerde çıkan tek tük yazılardan duymuştum.

Buraya gelmeden önce havyan sever olduğumu düşünüyordum. Sokakta gördüğüm hayvanlara gülümsüyor seviyor belki biraz mama veriyordum, hepsi bu. Beni ne uyardı bilmiyorum. Belkide evimi paylaşmaya karar verdiğim ilk kedim Şero’dur. Şero bana hayvanların insanlardan farklı olmadığını öğretti. Ona sadece mama vermek arasıra sevmek yetmiyordu. Gerçekten sevilmesi gerekiyordu bir bebek gibi. Onun sayesinde barınaklara yardım etmem gerektiği düşüncesi oluştu kafamda ve burayı buldum. İyikide bulmuşum. Yazının devamı için tıklayın »

 

Bir Gönüllü Annenin günlüğü

Pazar aksam: Üfff yaaa, çok zor ayrıldım. Havuççum benim, peşimden ayrılmadı bütün gün. Ama Nevin ablasını görünce de beni unutuyo valla… Kirçil bugün çoook tatliydi. Bisküvileri nasil da yedi. Meral birlikte fotografımızı çekti. Askerlik arkadaşı gibi poz verdik. Kolum omzunda. Onun patisi benim elimde. Çok komikti ya.

Pazartesi: Para bulmam lazım. Napsam acaba? Geçen hafta zaten ayağı kırılan köpiş için sirketteki masaları dolaşıp para çıkın millet yaa söylendim durdum. Allahtan bizimkiler hayvan seviyo. Herkes çıkarıp bişeyler verdi. Beko’yu bi daha arasam mı acaba? Çamaşır makinesi işini bayramdan sonraya bıraktık ama o is tamam halledicez demislerdi. Öyle zırt pırt da aranmaz ki… Ama çok merak ediyorum yaa. Ne zaman teslim ederler ki? Acaba makine iyi mi? Ikinci el mi? Yoksa yeni mi? Ayyy, umarım yenidir. Neyse Çiğdem halleder bi şekilde. Uff saat 4 olmus. Yemeklerini yemişlerdir şimdi. Hava da iyi neyse.. Ama soğuycak kar geliyo dediler. Ufaklara elbise lazım. Daha tüyleri tam uzamadı. Üşürler simdi. Örsem mi? Hiç de bilmem ki.. Sükriye’ye söyliyim de bari artık yünlerden, kumaşlardan biseyler yapsın. Yazının devamı için tıklayın »

 

Hayvan korkusu/sevgisi ve yedikule

İnternette bir şekilde yedikulenin web adresini görmemle basladım köpek korkumu yenmeye. Web sitesinde özellikle küçük olan köpekler çok şirindi. Bu hayvanlara korkmama ragmen sempati besliyordum ama daha yakınlasmak icin nereden baslayacagımı bilemiyordum. Galiba doğru adres yedikule barınağıydı. Web sitesi dikkatimi çekmişti.Gönüllülerin buradaki çabalarıda övgüye değerdi.

En sonunda yolumun o tarafa düştügü bir gün birikmiş gazete vs.ufak tefek ihtiyaclar toplayarak barınağa gitmeye karar verdim. Ne olacagını bende bilmiyordum. Yazının devamı için tıklayın »