Yardım Etmek İstiyorum

Bebeğiniz ve evcil hayvanlar

 

11. Nisan 2008

Toksoplazma hakkında merak edilenler

Toksoplazma hakkında merak edilenlerSayın Dr.Meltem Ulutas Esatgil ile hamile bayanların özellikle çok merak ettiği Toksoplazma konusu hakkında söyleşi yaptık. Verdiği değerli bilgiler için çok teşekkür ederiz. 

1. Toxoplasmosis (Toksoplazmozi) nedir?

Toxoplasma gondii adı verilen tek hücreli bir parazitin (protozoon)

meydana getirdiği bir hastalıktır.

Son konak: Bu parazit, enfekte kedi ve kedigillerin (son konak) incebarsaklarında epitelyum hücrelerinde bulunur ve ookistler dışkı ile dışarı atılır.

Arakonak: İnsan ve sonkonak kedigiller dahil 300 kadar omurgalı hayvan. Enfeksiyonun başlangıç döneminde taşizoit (endozoit) denen formları, nöronlar, endotelyum, karaciğer parankim hücreleri, lökositler ve diğer pek çok hücrede bulunurlar. Daha sonra doku kistleri beyin, kalp kası, iskelet kasları, akciğerler ve diğer dokularda bulunur.

2. Nasıl bulaşır?

   İnsana bulaşma daha çok enfekte kedi dışkısı ile kontamine yiyecekler, içecekler ve ellerle pişmemiş veya az pişmiş kistli etlerin yenmesi, çiğ yumurta ve çiğ süt içilmesi ile olduğu gibi kan transfüzyonu, organ transplantasyonu ve transplasental yolla da olmaktadır.

Bulaşmada rol oynayan diğer faktörler:

  • Toprakla ya da bahçede çalıştıktan sonra elleri ağza götürmekle,
  • Az pişmiş ya da çiğ et yemekle
  • Çiğ ya da az pişmiş sebzelere ve ete dokunup ağza götürmekle

Kedilerin enfeksiyonu;

Toksoplazma hakkında merak edilenlerKediler, Toxoplasma ile enfekte kemirgenleri, kuşları ya da diğer küçük hayvanları veya başka bir enfekte kedinin dışkısı ile enfeksiyonu alırlar.

Kedi, enfekte olduktan sonra parazitin ookistleri, ortalama 2 hafta sonra dışkı ile dışarı atılmaya başlar. Ookistler, dışkı ile atılmasından 1-5 gün sonra  (24°C’de) infektif hale gelirler.

Ookistler, uzun bir süre dış ortamda canliliklarını sürdürebilirler (18 aya kadar) ve toprak, meyveler, sebzeler, çimen, yeşillikler, kum havuzları gibi pek çok yere bulaşabilirler.

Doku kistleri konaklarda yıllarca canlı kalır. Hayvan ölse bile kistler içindeki bradizoitler günlerce canlı kalır. Doku kistleri önemli enfeksiyon kaynağıdır.

Taşizoitler, konakta belirli bir süre var olur ve sonra kaybolurlar. Parazitin bu formu vücut sıvılarında hatta sütte bulunabilir. Ancak dış ortamda birkaç saatten fazla yaşayamaz.

Parazitin enfektif formları sporlanmış ookistler, doku kistleri ve taşizoitlerdir.

Gerek sonkonağın, gerekse arakonağın enfeksiyonu parazitin enfektif formlarından birinin ağız yoluyla alınmasıyla olur.

Gebelik sırasında oluşan enfeksiyonda taşizoitler intrauterin yolla yavruya geçebilmektedir. Taşizoitlerin galaktojen (sütle) yolla diğer bir konağa geçebileceği bildirilmiştir.

T. gondii ile daha önce enfekte olmamış hayvanlar ve insanlar gebelikleri sırasında enfeksiyona yakalandıklarında meydana gelen taşizoitler intrauterin yolla yavruda konjenital enfeksiyona sebep olurlar.

Daha önceki enfeksiyonda oluşan doku kistleri, bağışıklığın devamını sağlar ve arakonağı reenfeksiyonlara karşı korur. Böylece bu parazite bağışıklık kazananlar gebelikleri sırasında normal doğum yaparlar.

3. Hastalığın evreleri neleredir? Ne zaman bulaşıcı olmaya başlar?

T. gondii, arakonakta taşizoit döneminde hızla çoğalır ve içinde bulunduğu hücreyi patlatarak tahrip eder. Ağır enfeksiyonlarda myokard, akciğerler, karaciğer, beyin gibi yaşamsal değeri olan organ ve dokularda nekrotik alanlar oluşur. Aynı zamanda ateş yükselir ve lenf yumruları şişer. Bu döneme akut toksoplazmozis adı verilir. Ancak her olayda bu devrede klinik belirti görülmeyebilir.

Kist devresinde, parazitler kistin içinde bradizoit (kistozoit) formundadır. Bradizoitler çok yavaş çoğalırlar. Bunlar kist içinde olduklarından ve hücreleri tahrip etmediklerinden zararlı etkileri yoktur. Klinik belirtilerin görülmediği bu döneme kronik toksoplazmozis denir. Kistler konakta immun yanıtın devamlılığını sağlar.

4. Bu hastalık Türkiye’de var mı?

Bu hastalık, ülkemizde oldukça yaygın olarak görülmektedir. Gebelik öncesi Toxoplasma’sı pozitif olan bayanların, bu hastalıkla ilgili herhangi bir endişe taşımaması gerekmektedir.

5. Köpeklerden de geçebilir mi?

Köpeklerden bulaşma olmamaktadır. Ancak enfekte kedi dışkısındaki ookistleri mekanik olarak taşıma sözkonusu olabilir.

6. Kedileri dışkısına dokunmasak bile onları seversek bize bulaşabilir mi?

Enfeksiyon sözkonusu değil ise (enfekte dışkı ile kontamine olması durumu yok ise), kedi tüyünden herhangi bir bulaşma olması mümkün değildir.

7. Hastalığın belirtileri nelerdir?

  1.  Gebelerde enfeksiyon ve konjenital enfeksiyon
    • Parazitle daha önce enfekte olmuş ve parazite karşı immun yanıtı bulunan kadınlar gebe kaldıklarında parazitten etkilenmezler ve normal doğum yaparlar.
    • Parazitle daha önce karşılaşmamış ve immun yanıt gelişmemiş kadınlar gebelikleri sırasında enfeksiyona yakalanırsa meydana gelen taşizoitler plasentadan geçerek yavruyu da enfekte eder. Enfeksiyon gebeliğin ne kadar erken döneminde olursa yavruda tahribat da o kadar fazla olur. Bu dönemde tahrip olan hücreler belirli organ ve dokuları oluşturacağından genellikle fötüs ölür, abort şekillenir veya anomaliler meydana gelir. Gebeliğin ortalarından sonra doğuma yaklaştıkça oluşan enfeksiyonlarda ölüm ve abort giderek azalır. Bu durumda yavru ölü veya canlı doğar. Doğan yavru parazitle enfektedir. Buna konjenital toxoplazmosis denir. Annelerde çoğu kez abort dışında başka semptom görülmez. c) Konjenital toxoplasmosiste yavruda ensefalitis, deride kırmızı döküntüler, sarılık, hepatomegali, bunlara ek olarak da korioretinitis, hidrosefalus (kafasının, beyindeki basınçtan dolayı anormal büyük olması) ya da mikrosefali (bebeğin kafasının çok küçük olması) görülür. Doğumdan sonra ölüm oranı yüksektir. Sağ kalan bebeklerde ise zeka geriliği, konvülzyonlar, spastisite, beyin felci, sağırlık ve göz bozuklukları ortaya çıkmaktadır.
  2. Diğer postnatal enfeksiyonlar
    1. Çoğu olay belirtisizdir (asemptomatik) veya hastalığa doğru bir tanı konmadan geçmektedir.
    2. En yaygın klinik formu lenfoadenopatidir. Lenf yumruları şişer, bitkinlik, keyifsizlik, depresyon, boğaz ağrısı görülür. Ateş olabilir. Lenf yumruları uzun süre şiş kalır
    3. Ekzantemli form: Bu formda vücutta tifus hastalığındakine benzer ekzantemler (deride kabarık döküntüler) oluşur. Ek olarak, atipik pnöymoni, myokarditis, meningoensefalitis şekillenir. Ölüm görülebilir. Lenf yumruları bazen şişer.
    4. Serebrospinal form: Bu form ateş, ensefalitis, konvulsiyonlar, lenfoadenopati ve sonuçta ölümle sonuçlanır. Bu formun oluşması nadirdir.
    5. Oftalmik form: Kronik korioretinitis görülür.
  3. Nükseden toksoplazmozis
  4. hKronik toksoplazmozisli (doku kistleri taşıyan) kişilerde immun sistemde bozukluklar yapan AIDS gibi hastalıklar ile immun sistemi baskılayan uzun süreli ilaç uygulamaları (organ nakillerinde reddi engellemek için veya bazı kanser türlerinin tedavisinde) sonucu açılan kistlerden çıkan bradizoitler taşizoit formuna dönüşerek tekrar hızla çoğalır. Böylece akut enfeksiyon nüksetmiş olur. Bu durumda enfeksiyon şiddetli seyreder.

8. Tanısı nasıl konur?

Laboratuar testleri ile. (Kanda yapılan bazı Serolojik testler ile spinal sıvı, amniotik sıvı, plasenta, lenf yumruları, kemik iliği ya da diğer dokulardan yapılan testlerle) tanı konmaktadır.

9. Toksoplazmaya bağışıklığı olduğu anlaşılan bir bayanın evdeki evcil hayvan yüzünden hamilelikte sorun yaşaması mümkün müdür?

Böyle bir sorun yaşanması mümkün değildir. Hamilelik öncesi toxoplasma ile enfekte olmuş bir bayanın bebeği, annede oluşan bağışıklık ile korunmaktadır.

10. Toksoplazma negatif çıkan bir bayan hamile kalmadan önce ileride sorun yaşamamak için ne yapabilir?

Toksoplazma negatif çıkan bir bayan, evindeki kedilerine hiçbir şekilde çiğ gıda vermemelidir. Kedilerinin, dışarıdan herhangi bir şekilde beslenmediğinden emin olmalıdır. Kendisi de çiğ et tüketmemeli, hatta çiğ ete dokunmamalıdır. Kedilerinin dışkısını temizlerken, mutlaka eldiven kullanmalıdır.

11. Hamilelikte toksoplazmaya bağışıklık olmadığı saptanırsa ne yapılmalıdır?

Yukarıda bahsedilen noktalara dikkat edilmelidir. Ek olarak, dışarıda yemek yerken, çiğ et ve çiğ et barındıran gıdalar tüketmemeye dikkat etmenin yanında, yapraklı sebze ve meyveleri de çok dikkatli tüketmelidir. Mümkünse ev dışında herhangi bir yerde salata yememeli, evde bu gıdaları hazırlarken çok iyi yıkamalı, sirkeli ve tuzlu suda bekletip tüketmelidir. 

  •  Bahçe ya da toprakla çalışılacaksa, mutlaka eldiven giyilmelidir.
  • Kedinin dışkısını uzaklaştırma işlemi de mutlaka eldiven kullanılarak yapılmalıdır.
  • Yemek hazırlarken (önce ve sonra) ya da yemek yemeden önce mutlaka eller ılık-sabunlu suyla çok iyi yıkanmalıdır.
  • Çiğ ete dokunulmamalıdır, eğer bu mümkün değilse, mutlaka eldiven kullanılmalıdır.
  • Yemek yaparken (öncesinde ve sonrasında) çiğ et kullanılan bıçaklar, spatulalar ve benzeri mutfak cihazları da çok iyi yıkanmalıdır.

12. Enfekte bir anne adayından bebeğine, hamilelik sırasında Toksoplazmozis bulaşması ne sıklıkta görülür?

Primer toxoplasmosisin gebeliğin ilk trimestirinde oluşması halinde fetüse geçiş riski ortalama %25 iken, son trimestirinde bu oran %65′e çıkmaktadır. Fetal enfeksiyon riski gebelik ilerledikçe artmakta (doğuma yakın %90-100); ancak klinik tablo erken dönemlerde alınan enfeksiyonlarda daha ağır olmaktadır.

13. Hamilelikte toksoplazma enfeksiyonu saptanırsa ne yapılmalıdır?

Hamilelikten enaz 6-9 ay önce enfekte olunmuşsa immunite gelişmiştir ve enfeksiyonun bebeği etkileme riski çok düşüktür.

Gebelik sırasında enfeksiyon tanısı konduğunda tedavi mümkündür ve doktor tarafından anne ve bebek sıkı takip edilmelidir (gebelik sırasında ve bebeğin doğumundan sonra). Tedavi için geç kalınmış ise bu durumda doktorun önerisi ile kürtaj yapılması sözkonusu olabilir.
14. Tedavi nasıl yapılmalıdır?

İnsanda postnatal enfeksiyonların tedavisinde Pyrimethamine + Sulfadiazine kombinasyonu kullanılır.

15. Toksoplazmadan korunma yolları nelerdir?

  1.  Et ve sakatat grubu yiyecekler yeteri kadar piştikten sonra yenmeli (kesildiğinde en iç noktasının rengi kahverengiye dönmeli, kırmızı kalmamalı).
  2. Et ve et ürünlerini pişirme sırasında tatmamaya dikkat edilmelidir.
  3. Kedilere et ve sakatat grubu yiyecekler verilirken aynı şekilde pişirilmeli. Kedilerin fare, kuş avcılığı engellenmeli.
  4. Kedi dışkıları günlük uzaklaştırılmalı. Kedi dışkısını uzaklaştırma işlemini, mümkünse evdeki diğer bireyler üstlenmelidir. Bu mümkün değilse, hamile bayanlar bu işlemi yaparken eldiven kullanılmalıdır.
  5. Taze çiğ süt içilmemeli.
  6. Hamile bayanlar et, sakatat gibi gıdalara çıplak elle dokunmamalı, sebzeleri çok iyi yıkadıktan sonra tüketmelidir.
  7. Çiğ kırmızı et, tavuk eti ve deniz ürünleri ile temas etmiş olan kesme tahtaları, tabaklar, bıçak, çatal ve kaşıklar ve eller, sıcak sabunlu suyla yıkanmalıdır.
  8. Pişirilmeden birkaç gün önce dondurulmuş etin enfeksiyon taşıma riski oldukça düşüktür.
  9. En önemli konu, kedilerimizi enfeksiyondan korumaktır. Bunun için kedilerimize hazır mama ya da çok iyi pişirilmiş gıdalar vermek gerekmektedir. Kedilerimizin evden çıkmaması sağlanmalıdır.
  10. Hamile bayanların, sokaktaki kedilere (özellikle yavru kedilere) dokunmaması önerilir.
  11. İşlem görmemiş su içilmemesi önerilmektedir.

16. Toksoplazma negatif hamile bir bayan evdeki hayvanını uzaklaştırmalı mıdır?

Kesinlikle hayır. Enfeksiyon riskine karşı alınacak basit önlemlere dikkat etmek yeterlidir. Bu önlemler, yukarıda açıklanmıştır.

Kaynaklar:

Dr.Meltem Ulutas Esatgil

 

02. Aralık 2007

Bebeğiniz ve evcil hayvanlar

Modern toplumlarda olduğu gibi ülkemizde de evcil havyan besleme alışkanlığı giderek yaygınlık kazanmakta. Pek çok insan evinde kedi, köpek, kuş gibi hayvanlarla beraber yaşamakta. Bu durum evdeki bireylerin sağlığı açısından herhangi bir kaygı yaratmamakla birlikte bireylerden bir hamile kaldığında ya da hamile kalmayı planladığında bu sevimli dostlarımız kadının ve bebeğin sağlığı açısından ciddi endişelere neden olabilmekte.

Evde beslediğiniz evcil hayvanınız eğer düzenli veteriner kontrolünden geçiyorsa, belirli hastalıklara karşı düzenli olarak ilaçlarını alıyor ve aşılanıyorsa sizin ve bebeğiniz için tehlike oluşturması uzak bir olasılıktır. Ancak tehlikeyi en aza indirmek yine sizin elinizdedir. Alacağınız bazı basit önlemler sizi ve bebeğinizi koruyacaktır.

Köpek: Köpeklerden insana gelebilecek en büyük risk kuduzdur. Sadece hamileler değil tüm bireyler bu ölümcül hastalığa karşı önlem almalı tanımadıkları köpekler ile temas etmekten kaçınmalıdır. Ayrıca köpeklerden insanlara kist hidatik ve diğer bazı parazit enfeksiyonları bulaşabilir. Hamilelik bu durumlar açısından fazladan bir risk oluşturmaz. Ortaya çıkan bu enfeksiyonlar da bebeğiniz açısından ciddi bir risk artışına neden olmaz. Köpeğinize verceğiniz küçük bir eğitim ile sizin ve köpeğinizin hayatı daha mutlu olacaktır.

Kedi: Eğer evinizde bir kedi besliyorsanız bu minik dostunuzun sizin için yaratacağı en büyük risk toksoplazmozis adı verilen hastalıktır. Bir parazit enfeksiyonu olan toksoplazmozis düşüklere neden olabileceği gibi bebeğin beyninde de bazı hasarlara yol açabilir. Kediler toksoplazmozis için taşıyıcı vektör görevi görürler. Kendileri hasta olmadan parazitin kendi vücutlarında üremesini sağlarlar. Üreyen parazitler kedinin dışkısı ile atılır ve bu dışkı ile temas eden insanlara bulaşır. Genelde ticari mamalar ile beslenen ve dışarısı ile temas etmeyen kedilerde toksoplazmosiz olmaz. Ancak kediniz bu paraziti çiğ et, ya da çiğ süt yoluyla da alabilir. Toksoplazmosis parazitini bulaştıran tek etken kediler değildir. Çiğ et ya da uygun şekilde yıkanmamış çiğ sebze ve meyveler özellikle salata yoluyla da toksoplazmosize yakalanabilisiniz. Kedi tırmalaması da çoğu zaman sorun yaratmamakla birlikte cildin bütünlüğü bozulduğundan enfeksiyonlara karşı duyarlı hale gelir. Kedi tırmaladığında mutlaka zaman kaybetmeden tırmalanan yer sabun ile yıkanmalıdır.

Eğer hamileyseniz ve evde bir kediniz varsa aşılarının mutlaka tamam olmasına dikkat edin. Kedinizin dışkısını yaptığı kumu günde 2 defa değiştirin ve değiştiriken mutlaka eldiven kullanın. Kedinizin kumunu değiştirdikten sonra mutlaka ellerinizi yıkayın. İdeal olan kedinizin kumunu sizin değil başka bir bireyin değiştirmesidir.

Kuşlar: Kuşlar evlerde beslenmek üzere en fazla tercih edilen hayvanlardır. Teorik olarak kuşlardan insanlara bazı hastalıkların bulaşması mümkün olmakla birlikte pratikte pek rastlanılan bir durum değildir. Kuşlardan insanlara en fazla bulaşma olasılığı olan hastalık Psittakozis’tir.Hemen hemen her kuş türü klamidya psittaci adı verilen bir mikroorganizmanın neden olduğu bu hastalığın taşıyıcısı olabilmekle birlikte en sık papağanlardan bulaşır. Bugüne kadar hamilelikte görülen psittakozis enfeksiyonu sayısı son derece azdır. Genelde grip benzeri bulgular verir. Son dönemlerde hasta ya da ölü bir kuşla temas öyküsü olan bir hastada zaatürre bulguları saptandığında psittakozisten şüphelenilmelidir. Psittakozisin gebelikteki etkileri konusunda elde yeterli veri yoktur ancak kafesin temizlenmesi sırasında eldiven kullanılması, ve temizlik sonrası ellerin mutlaka yıkanması yeterlidir. Hamilelik evinizdeki kuşu başka bir yere göndermenizi gerektirmez.

Kemirgenler: Son zamanlarda hamster ya da benzeri kemirgenlerin evde beslenmesi giderek popülarite kazanan bir alışkanlıktır. Genelde zararsız olan bu hayvanlar özellikle hamile kadınlar açısından risk taşırlar. Bu riskin adı Lenfositik Koriyomenenjit virüsüdür (LCMV) ve gelişmekte olan bebeği olumsuz yönde etkileyebilir. Erişkin bir insan bu virüsle karşılaştığında ya hiçbir belirti görülmez ya da hafif grip benzeri belirtiler ortaya çıkabilir. Ancak asıl tehlike bebek açısındandır. LCMV ile enfekte olan bebekte en sık görülen bulgu görme bozukluklarıdır. Bunun yanı sıra serabral palsi, zeka geriliği ve sara benzeri nöbetler gibi sinir sistemini etkileyen bozukluklar olabilir. İlk kez 1933 yılında fark edilen bu virüsü insanlar enfekte kemirgen ile tames ederek ya da enfekte hayvanın bulunduğu ortamdaki havayı soluyarak alabilirler. Bu nedenle hamile olan kadınların evlerinden ve bulundukarı ortamlardan bu tür kemirgenleri uzaklaştırmaları uygun olur.

Sürüngenler: Son zamanlarda bazı çevrelerde popülarite kazanan bir başka alışkanlık da iguana gibi sürüngenlerin evcil hayvan olarak beslenmesidir. Tüm sürüngenlerde olduğu gibi minyatür dinazorlara benzeyen iguanaların da barsak sistemi içinde salmonella adı verilen bir bakteri normalde bulunur.Salmonella genelde ishal, bulantı, kusma ve halsizlik gibi belirtilerle kendini gösteren ve çoğu zaman basit önlemler ile tedavi edilebilen besin zehirlenmelerine neden olur. Yaşlılar, bağışıklık sistemi sorunu olanlar, 5 yaşından küçük çocuklar ve hamile kadınlar ise salmonella enfeksiyonu açısından yüksek risk grubunu oluşturular. Salmonella enfeksiyonu hamile kadınlarda ciddi enfeksiyonlara ve düşüklere neden olabilir. Hamile kadınların iguana ve benzeri sürüngenler ile temas etmemesi uygun olur.

Tüm bunların yanısıra her türlü hayvan ve bunların tüyü insanlarda alerjik yakınmalara neden olabilir.

Toksoplazmozis

Pek çok kişi etraflarında bir kadının kediden bulaşan bir hastalık yüzünden düşük ya da ölü doğum yaptığı öykülerini duymuştur. Bu öyküler nedeni ile hamile kadınlar genelde kedi köpek gibi evcil hayvanlardan uzak durmaya çalışırlar. Hatta hamilelik öncesinde evlerinde bu tür evcil hayvan besleyenler ya bu dostlarını ebediyen terk ederler ya da bir tanıdıklarına vermeye çalışırlar. Hamilelikleri sırasında da kedi ya da köpek beslenen evlere pek uğramazlar.

Kedilerden bulaştığı inancı yaygın olan bu hastalığın adı toksoplazmozis‘dir. Gerçekçi olmak gerekirse insanlara bulaşan toksoplazma enfeksiyonlarında kedi yada köpekler en az suçlanması gereken faktördür.

Toksoplazmozis nedir?
Toksoplazmozis Toxoplasma gondii adı verilen parazitin neden olduğu bir enfeksiyondur. İlk kez 1908 yılında Afrikada gondi adı verilen bir tür kemirgende saptanmıştır. Tüm dünyada insanların da dahil olduğu pekçok tür omurgalı canlıda enfeksiyona neden olur. Buna karşılık sadece evcil kedilerin barsağında dişisi ve erkeği bir araya gelerek üreyebilir. Başka bir yerde üremesi mümkün değildir. Bu enfektif parazitler kedinin dışkısı ile dış dünyaya atılır ve buradan diğer canlılara sindirim sistemi yolu ile bulaşır. Bir başka değişle enfeskiyonun insan ya da diğer hayvanlara bulaşabilmesi için ağızlarından girmesi gerekir.

Toksoplazmozis nasıl bulaşır?
Kediler de bu paraziti enfekte bir hayvanı (fare gibi) çiğ olarak yediklerinde alırlar. Bundan sonta yaklaşık 2 hafta süreyle parazit kedinin barsağında çoğalır. Takip eden dönemde kedinin dışkısı ile dışarıya atılır. Atılan bu parazitlerin bulaşıcı olabilmesi için dış dünyada 24 saat geçirmeleri gerekir. Daha önce bulaşıcılıkları olmaz. Enfekte bir kedi yaklaşık 2-3 hafta süreyle dışkısı ile parazit atar. Bundan sonraki dönemde kedinin dışkısında parazit olmaz. Bir kere toksoplazma enfeksiyonu geçiren kedi bağışıklık kazanır ve daha sonra yeniden enfekte olmayacağı gibi bulaştırıcılık özelliği de taşımaz Benzer bir özellik insanlarda da vardır. Bir kere enfeksiyon geçiren bir kişi bağışıklık kazanır ve daha sonra yeniden hastalanmaz.

Sokak kedileri genelde bu enfeksiyonu yaşamlarının çok erken döneminde geçirirler ve bağışıklık kazanırlar. Bu nedenle büyük sokak kedilerinden enfeksiyon bulaşması çok uzak bir olasılıktır. Benzer şekilde çiğ etle beslenmeyen sadece kuru mama yiyen ve sokağa çıkmayan ev kedilerinde ise hastalığın görülmesi olanaksızdır.

Kedinin dışkısı ile toprağa atılan ve 24 saat içinde bulaşıcı özellik kazanan parazitler beslenme sırasında (örneğin otlaklarda) sığır, koyun, inek gibi hayvanların sindirim sitemine geçer. Daha sonra buradan kas dokusu içine geçerek hayvanı enfekte eder. Böyle bir hayvanın eti pişirilmeden ya da az pişirilerek bir insan tarafından yendiğinde direkt olarak o insanda da enfeksiyona neden olur. Bir başka bulaşma yolu da toksoplazma bulunan toprakla temas etmiş meyve ve sebzelerin uygun şekilde yıkanmadan yenmesidir.

Görüldüğü gibi toksoplazma insana 3 temel şekilde bulaşabilir.

  1. Enfekte bir kedinin dışıkısı ile temas edip daha sonra bu temasın gerçekleştiği eli yıkamadan ağıza götürmek
  2. Enfekte bir hayvanın etini iyice pişirmeden yemek
  3. Paraziti barındıran bir besin maddesini iyice yıkamadan yemek

İnsanlarda bir bulaşma yolu daha vardır:

Enfekte bir anne adayından hamilelik sırasında bebeğine bulaşması
Ne sıklıkta görülür

Tüm dünyada toksoplazmozisin görülme sıklığı konusunda net bir istatistik yoktur. Ancak insanların yaklaşık %25-50’sinin yaşamlarının herhangi bir döneminde parazitle temas ettikleri ve enfekte oldukları tahmin edilmektedir. Ilıman iklimlerde daha fazla görülür. Hastalığın en fazla görüldüğü Fransa’da insanların %65′inin bu enfeksiyonu geçirdiği tahmin edilmektedir.

Belirtileri nelerdir?
Toksoplazma enfeksiyonları erişkinlerde genelde pek belirti vermez. Çoğu zaman doktora gitme gereksinimi doğurmayan hafif bir soğuk algınlığı şeklinde atlatılır. Hafif kas ve eklem ağrıları, halsizlik, yorgunluk, lenf düğümlerinde şişlik gibi belirtiler görülebilir. Belirtiler birkaç hafta ile birkaç ay içinde kendiliğinden geriler. Çok nadiren göz enfeksiyonlarına neden olabilir.

Bağışıklık sistemi baskılanmış lösemi, lenfoma, AIDS hastaları ile organ nakli yapılan hastalarda çok daha ağır seyredebilir ve hatta ölümlere neden olabilir.

Tanısı nasıl konur?
Toksoplazmozis kanda bu parazite karşı vücudun bağışıklık sisteminin ürettiği antikorların varlığının saptanması ile konur. Yapılan incelemede toksoplazmaya karşı IgG pozitifliği hastalığın daha önceden geçirildiği ve bağışıklık olduğu anlamına gelir. Böyle bir durumda yeniden toksoplazmaya yakalanmak mümkün değildir. kanda IgM varlığı ise aktif yeni bir enfeksiyon varlığını gösterebilir. Böyle bir durumda tekrarlanan incelemelerde IgM düzeylerinde artış görülmesi ile tanı konur ve tedavi edilir. Hem IgG hem de IgM negatifliğinde hastalık yok ve kişi daha önce bu hastalık ile hiç karşılaşmamış demektir ve toksoplazmaya yakalanmamak için önlemlerin alınması gerekmektedir.

Bebek için riskleri nelerdir?
Hamilelikleri sırasında toksoplazma enfeksiyonuna yakalanan kadınların sadece %30-40′ı bu hastalığı bebeklerine geçirirler.

Annedeki enfeksiyonun bebeği de etkileme riski gebelik yaşı ile direkt ilişkilidir. Bu risk gebeliğin son trimesterında daha yüksektir ve %70′le kadar ulaşabilirken bu oran ilk trimester enfeksiyonlarında %15′ler civarındadır. Ancak ilk trimesterda bebeğe enfeksiyon geçme olasılığı düşük olmasına rağmen bebekte yaratacağı zarar daha fazladır.

Bir başka deyişle son 3 ayda bebeğe enfeksiyon geçmesi daha kolay ancak zarar yaratma olasılığı son derece düşükken, ilk 3 ayda çok zor geçen enfeksiyon daha ciddi sorunlara neden olmaktadır.

Erken dönemde görülen toksoplazma düşük ya da ölü doğumlara neden olabilir. Toksoplazmanın diğer etkileri ise beyin hasarı, beyinde su toplanması (hidrosefali), görme ve işitme bozuklukları, gelişme geriliği, zeka geriliği ve epilepsi gibi sinir sistemi bozukluklarıdır.

Hamilelikte toksoplazma enfeksiyonu saptanırsa ne yapılmalıdır?
Hamilelikl sırasında anne adayında toksoplazma enfeskiyonu saptanması bebekte mutlaka bir sorun olacağı anlamına gelmez. Böyle bir durumda detaylı ultrasonografi ile enfeksiyonun bebekte zarar oluşturup oluşturmadığı aranır. 20. gebelik haftasından sonra ise bebeğin göbek kordonundan kan alınarak (kordosentez) kesin tanı konulabilir. Burada bebek kanında IgM varlığı bebekte enfeksiyon olduğunun kesin belirtisidir.

Tedavi
Hamile olmayan bir kadında toksoplazmanın tedavisi antibiyotik ile yapılır. Hamilelerde ise uygulanan antibiyotiğin bebekte oluşması muhtemel hasarı engelleyip engellemediği açık değildir.

Eğer bebekte ciddi sekel saptanır ise tercih edilmesi gereken yöntem gebeliğin sonlandırılmasıdır.

Hamilelikte toksoplazmaya bağışıklık olmadığı saptanırsa ne yapılmalıdır?
Böyle bir durumda toksoplazmadan korunma önlemlerine dikkat edilmeli ve belirli aralıklarla kanda toksoplazmaya karşı antikor oluşup oluşmadığı araştırılmalıdır.

Toksoplazmadan korunma yolları
Toksoplazmadan korunmanın en etkili yolu hijyen kurallarına uymaktır

  • Ellerinizi sık sık yıkayın.
  • Eğer toprak ile uğraşıyorsanız mutlaka eldiven giyin
  • Çiğ ya da az pişmiş et yemeyin (salam sucuk vb)
  • Çiğ et ile temas ettikten sonra mutlaka ellerinizi yıkayın
  • Çiğ et kesiiğiniz bıçak ile iyice yıkamadan başka bir madde kesmeyin
  • Çiğ et kestiğiniz kesme tahtalarını iyice yıkamadan üzerinde başka bir işlem yapmayın
  • Çiğ sebze ve meyveleri mutlaka çok iyi yıkayın
  • Tercihan dışarıda yeşil yapraklı salataları yemeyin
  • Pastörüze edilmemiş süt içmeyin bu tür sütlerden üretilmiş ürünleri kullanmayın
  • Evde kedi varsa kumunu siz değiştirmeyin
  • Kedinin kumunun 24 saat aralıklarla mutlaka değişmesini sağlayın
  • Kedinizi dışarı bırakmayın
  • Kedinize çiğ et yedirmeyin
  • Ev kedisinden toksoplazma bulaşması son derece nadirdir ve hamile kaldığınızda evdeki kedinizi göndermeniz gerekmez.

Kediler toksoplazma enfeksiyonu için ideal üreme yeri olmasına karşın hastalığın insanlara bulaşmasındaki tek yol değildir. Aslında toksoplazma insanlara kedilerden değil kedi dışkısı ile temas etmiş çiğ sebze ve meyveler ile bunları yiyip enfeksiyona yakalanmış hayvanların etlerinin iyice pişirilmeden yenmesi ile bulaşır.

Hamileyken evdeki kedi yada köpeğinizi göndermeniz ya da ondan uzak durmanız gerekmez.

Kediler toksoplazmayı çiğ etten alırlar.Bu nedenle toksoplazma sadece kemirgenleri avlayarak yiyen kedilere bulaşır. Eğer kedinizi sokağa çıkarmıyorsanız ya da çiğ et ile beslemiyorsanız toksoplazmaya yakalanmaları nerdeyse olanaksızdır.

Bir kere enfekte olan kedi 14 gün süreyle bulaştırıcı olur ve daha sonra bağışıklık kazanır ve yeniden hastalanmaz ve bulaştırıcı olmaz. Sokak kedileri toksoplazmayı genelde yavrulukları döneminde geçirirler ve büyüdüklerinde bulaştırıcı olmazlar.

Kediler enfeskiyonu aldıktan sonra 14 günlük bir kuluçka dönemini takiben paraziti dışkıları ile atarlar. Bu parazitlerin bulaşıcı özellik kazanması için dış dünyada 24 saat geçirmeleri gerekir. Bu nedenle kedinizin kumunu düzenli olarak 24 saatte bir değiştiriyorsanız kedinizde bulaştırıcı aktif enfeksiyon olsa bile size bulaşması çok uzak bir olasılıktır.

Hamileliğiniz sırasında kedinize dokunabilir, onu sevebilir ve aynı ortamda bulunabilrisiniz. Yalnız ona dokunduktan sonra mutlaka ellerinizi iyice yıkamalı ve elinizi ağzınıza götürmemelisiniz.
Her ihtimale karşı kedinizin kumunu kendiniz değiştirmemelisiniz. Eğer bunu yapacak başka kimse yoksa kumunu mutlaka eldiven giyerek değiştirmelisiniz.
Bu basit önlemlere uyduğunuzda hamileliğiniz sırasında kedinizin de sizinle birlikte olmasında sakınca yoktur.

Dr. Alper Mumcu
Kaynak:mumcu.com