Zavallı günah keçileri… Ne kadar tuhaf değil mi, gün gelecek ‘’anlı şanlı’’ pitbullar da bu hale mi geleceklerdi? Vurun abalıya demişler, vuruyorsunuz. Pitbullu övmek yasak-mış-.Siz, onu, benim külahıma anlatın. Dogoyu övmek de yasak-mış-. Alın, size külahım.Belki dinler sizi. Ama kulağıyla mı onu bilemem…
ırkları yasakmış. insana saldırıyorlarmış. Ulan! Çocuk katilleri, tacizciler; ellerini kollarını sallayarak aramızda dolaşıyorlar, siz ortalarda yoksunuz. Cevap verin NERDESİNİZ? İnsan öldüren insanlar(!) yani katiller 3-5 sene ‘’aslanlar gibi yatıp’’ aramıza dönüyorlar.Vergi kaçıran kodamanlar, cinayetten aranan katiller, yasa çıkarıp, uygulama eksiğini gidermek için genelge çıkarıp; evlerimizden, parklarda dolaşırken bizden, polis zoruyla köpeklerimizi alacaklarmış.
ın; sadece pitbulllar dövüştürülmüyor ülkemizde. Kendi öz evladımız olduğu için göz ardı ediyoruz ve çoğu zaman gurur duyuyoruz bir kangalın dövüşü kazanmasından. Emin olun pitbullar kadar kangallar da dövüştürülüyor bu ülkede. Önemli olan ‘’köpek dövüştürenlerle’’ mücadele etmektir.
ıyormuş bu köpekleri. Mafyanın, yani suç örgütlerinin kendisi yasak değil mi zaten? Neden köpeği suçluyorsunuz? Eğer başa çıkabiliyorsanız mafyanın üzerine gidin! Ama dedim ya; tarih, hep, ezenlerden yanadır.
ın; bu ülkede, dere yataklarına bina yapmak da yasak ama sel baskınlarında kaybolan-ölen bebeklerimizin annelerinin feryadını da unutmadık. Çığlıkları, isyanları hala kulaklarımızda.
ğim, çözüm önerilerimiz var.
Özellikle yaşlı köpeklerde görülen bir durumdur. Çok az olmakla birlikte erkek köpeklerde de görülmektedir. Kısırlaştırılmamış köpeklerde görülme oranı daha yüksektir. İlk kızgınlık döneminden önce yapılan kısırlaştırmalarda meme tümörü riski neredeyse % 0 dır.
Patalojik muayene için laboratuara gönderilen örneklerin çoğunluğu kötü huylu çıkmaktadır.
Meme neoplazmaları basit sınırları belirli kitleler olduğu kadar sınırları belli olmayan yaygın ve ülserli kitleler halinde de olabilirler. Tümörün gelişme hızı iyi ya da kötü huylu olmasına göre değişir. Köpeklerin çiftleşme ( östrus ) dönemlerinde de tümöral oluşumda hızlı bir büyüme görülür. Yazının devamı için tıklayın »
Eklemlerde kronik olarak erozyona ve tahribata neden olan bir hastalıktır.
Hastalığın tam nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Ancak KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ’ ne de neden olan bir kene türü olan Borrelia burgdorferi nin bazı hasta hayvanlarda tepit edilmesi bu konuda şüpheleri üzerine çekmektedir. Yine yapılan başka çalışmaların kimisinde köpek gençlik hastalığının antikorlarından saptanmıştır.
İlk başlarda eklemlerde şişlik ile beraber hareketlerde azalma , ağrı, kısa adımlar atma şeklinde fark edebiliriz. Özellikle sabahları kısa ve tutuk adımlar daha dikkat çekicidir. Eklemlerdeki şişlik neredeyse köpeğimizi yürütmeyecek kadar artabilir. Ateş hali ve iştahsızlığı bu semptomlara eklemek gerekir.
Buna benzer şikayetleriniz var ise en kısa zamanda veteriner hekiminizden yardım isteyiniz. Durum daha gecikmeden tedbir alınmalıdır. Erken tedbir alınmayan vakalarda eklemlerde tahribat çok artmaktıdır.
Veteriner Hekim Ali Battal
Koca bir kış mevsimini iyisiyle kötüsüyle geride bıraktık. Ormanlardaki dostlarımıza barınaklarda yaşayan dostlarından yemekler sağlık ihtiyaçları vb. yardım elleri uzandı…
Sağlık her şeyin başı. Çok doğru söylenmiş. Dişimiz azıcık ağrısın yerimizde duramıyoruz. Biraz havalar soğudu mu üst üste kazaklar giyilip çıkılıyor sokaklara…
Kış mevsiminden arta kalan hastalıkların hala tedavisi devam ediyor. Bunu içinde bulunduğumuz web sayfasından oldukça kolay tabip edebilirsiniz.
Şimdi ilkbahardayız. Tabiat ana uyandı. Erik ağaçları çiçek açtı. Papatyalar her tarafta… Erguvan mevsimi de geliyor.
İçimiz bir hoş, içimiz kıpır kıpır. Başka türlü güzel bu günlerde dünya. Yazının devamı için tıklayın »
Ülkemizde hayvan deneyleri aslında üzerinde pek durulmayan bir konu. Ve hatta Türkiye’de de yapılıp yapılmadığı konusunda bile çok bir fikir sahibi değiliz çoğumuz. Yapılıyor ise hangi alanlarda yapılıyor ve ne kadar ileri gidiliyor.
Bu konuda buradan bir tartışma başlatmak gerektiğini düşünüyorum. Yani hayvanlar üzerinde deney ne amaçla yapılır? Ve gerekli midir gerçekten de?
İnsanoğlu zekasını kullanma yönünde diğer canlı türlerine göre oldukça üstündür. Bunu kabul ederek başlamak gerekiyor. Ancak bu zekasını maalesef şimdiye kadar öyle pek de olumlu kullanmadığını düşünüyorum. Tarihe dönüp baktığımızda insanlık için olduğu söylenen pek çok girişimin insanlara karşı kullanıldığını görmekteyiz. Örneğin barut bugün için insana yöneltilmiş en acı buluşlardan biridir. Yazının devamı için tıklayın »