10 Senedir yüzlerce hayvan geldi barınağa kaza geçirmiş,şiddet uygulanmış..
Fakat 8 mayıs cuma günü , sallanarak,sarhoş gibi ayakta durmakta zorlanan hayvanı görüp ,arabasına alıp hemen barınağa yetiştiren , aile sayesinde bu kadar vahşet uygulanmış bir hayvan ilk kez gördüm.
Sabah saat 9.30 gibiydi hemen hayvanı alıp klinik odasına aldık..Daha müdahale bile edemeden zavallı son nefesini verdi…Veteriner hekimlerimizin muayenesi neticesinde zavallının çok ağır işkenceye maruz kaldığı anlaşıldı..Hani o insanların korktuğu köpek var ya pitbull işte o ırk dan …
Pitbullar korkunçtur adam yer,gördüğünz yerde katli vaciptir kararı verilmiştir .
En son Edirnede bir çocuğu ısırdı diye pitbull öldürüldü,daha önce de bir mekana girdi ,saldırdı diye joplarla dövülerek öldürüldü,daha da geriye gideyim su içmek için dereye inen yavru ayıyı vatandaşlar taşlarla sopalarla öldürdü…
Daha ne tür olay var insanların hayvanlara uyguladığı şiddetle ilgili…
Aslında yok öyle bir şey pitbull adam yemez ,adamlar pitbull yer, işte bu vaka bunun ispatı..
Şu an bütün duygularım alt üst oldu insanlığımdan utandım .Aynı canlı grubundan biz insanoğulları bizden daha korumasız ,aciz bir canlıya nasıl işkence,şiddet uygulayabilir..
Şiddetin boyutlarını, ben ilgilendiğim alan olan hayvanlar üzerinde daha çok görebiliyorum ,tabii insanoğlu insanlar üzerinde de aynı şiddeti uyguluyorlar yazılı ve görsel basından izleyebiliyoruz…Bunun sebebi bence sevgisizlik,sevgi yoksunluğu..
Zavallı piticik üstelik hamile ,tetkik neticesinde şiddet, ilk önce tecavüz le başlamış ,sonra uzun ve sert bir cisimle sopa olma ihtimali yüksek rahmi ve anüsü parçalanmış, bacak aralarında sigara söndürülmüş,vücünda darp izleri mevcut, morarmalar var..
Neden bir insan savunmasız bir cana bu kadar şiddet uygular anlayamam..
Allah korusun bu tür mahluklardan tüm canlılları..
Benim çocuklara yönelmemim tek nedeni bu ,o saf masum çocuklara sevgiyi,paylaşmayı öğretmeliyiz…Hiç bir canlı kötü doğmaz aynı pitbullar gibi o canlıyı yetiştiren insanoğlunun eseridir İYİ VE KÖTÜ olmak..
Dileğim sevgi dolu nesillerin yetişmesi …
meral olcay
8mayıs cuma..
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
Bahçelievler Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulu
Öğretmenlerinden Öznur Öğretmen günler önceden
arayarak barınağımızı ziyaret etmek isteğini bildirdi ve 10 mart saat 13.30 için sözleştik.Fakat hava o kadar
kötü ve yağışlıydı ki herhalde okul geziyi iptal eder diye düşündüm.
Ama yanılmışım biraz gecikmeli olsada saat 14 gibi
geldiler.Bugüne kadar ziyarete gelen okullar içinde kalabalık gruptu.İnanamıyacaksınız ama
tam 95 öğrenci..
şaka gibi değilmi…
Bahçelievler Mehmet Akif İlköğretim Okulundan Öznur Öztürk Öğretmenimizin organizasyonunda ,
Esin Erol Arslan,Gönül Osmanoğlu,Cihangir Sert,Mustafa Meşe Öğretmenlere de çok teşekkürler.
Yağmur sağnak halinde yağıyordu, çocukları 3 grupta alalım dedim ,ama herkez aynı anda girmek istedi. Ve bahçe de hav hav sesleri arasına çocuk sesleri de katıldı..
Yıllardır barınağımızı okullar ziyaret eder .ilk girerken korkarlar sonrada alışır çıkmak istemezler.Bu gün tam tersi oldu..Çocuklarda hiç korku,çekinme vb hareketler görmedim şaşırdım.
Sonra sebebi anlaşıldı ..Öğretmenler , öğrencilerine barınaktaki köpeklerimizin aşılı olduğunu,asla ısırmayacaklarını , korkmaya gerek olmadığını ,sadece aşırı sevgi ihtiyaçları olduğunu anlatarak önceden hazırlamışlardı.
Okulda barınağımız için bir ihtiyaç malzemesi yardımı kampanyası düzenlenmiş …
Her öğrenci 1 lt süt,1 paket makarna ve eski gazete getirerek okuldaki kampanyaya katılmış..
8/A-8/C sınıfı öğrencileri ise kendi aralarında ufak harçlıkları birleştirerek 1.5 çuval mama bağışı toplamışlar.
Sonuçda o kocaman yürekli çocuklar barınağımıza 95 adet süt,95 paket makarna ve eski gazete ,battaniye vb getirdiler.
Çocukların gözlerindeki ışıltıyı görebiliyordum hepsinin yüzleri gülüyordu faydalı olabilmenin,katkıda bulunmanın mutluluğunu doya doya hissettiler.
Köpeklerimizi serçe,müjde,efe,paris,nelly,igor,maviş çok fazla sevildi.Sevgi manyağı oldular kuyruklar hep sallandı.
Bu gün ilkler yaşandı..
Sağnak yağışlı bir hava…(okul ziyaretlerinde böyle havada iptal edilir)ve gezi iptal olmadı..
Barınakta bu kadar rahat olabilen hiç korkmayan öğrenciler…
En kalabalık grup ve aynı anda ziyaret…
Her öğrenci katkıda bulunmuş
Ve her sınıfın öğretmeni de gezide öğrencileri ile birlikte gelmiş..
Yaklaşık 1 saat süren ziyaret ve ıslanan üşüyen ama genede gitmek istemeyen çocuklar.. ![]()
Diğer okullara ve sitemizi ziyaret eden herkese çocukların bu kampanyasının örnek olmasını diliyorum.
Her duyarlı insanın yapabileceği bir şeyler mutlaka vardır.Bu öğrenciler okul harçlıklarıyla 1lt süt 1paket makarna alıp barınağa getirmek için yağmur soğuk dinlemiyor geliyorlarsa ,
Yardım çağrılarımızı duymazdan gelen ilgi göstermeyen büyükler biraz düşünsünler derim..
Aferim çocuklar bu örnek davranışınız için sizlere öğretmenlerinize ailelerinize teşekkür ediyoruz yedikule ailesi olarak..Bir an önce büyüyün bence.
22 ocak perşembe saat 16 gibi barınakta yemek dağıtımı yapılıyor korkunç bir yoğunluk vardı.
Barınağa gelenler bilirler saat 15-17 arası barınak bir fabrika gibi çalışır 2000 kusur köpek doyurulması ve hızlı olunması gereken saatlerdir.. Köpeklerimiz yemek bekliyor ve herkes havlıyor..
Hani restauranta gidersiniz servis geçikir sinirlenirsiniz , onun gibi aynı anda tepki veren , bir an önce yemeğimizi verin yiyelim acıktık anlamında gürültü ..Tam bu esnada kapıya bir araba gelmiş ,çocuklar haber verdi.
Ben de bebekleri besliyorum ellerim bulaşık içinde .Kızdım ziyaret saati denen bir şey var bu saatte gelinirmi diye.. Neyse çabucak kapıya gittim.Baktım kapıda lüks bir araba ,içinde makyajı tam bir hanımefendi ve bir çocuk, arka koltukda da resmini gördüğünüz zavallı köpecik oturuyor.Buyrun dedim, “ben bu köpeği sokakda buldum sizi de internetten buldum bırakacagım “dedi.Ben köpek kabul etmiyoruz sitemizde yazıyor, çünki zaten belediyemiz köpek getiriyor kapasitemiz dolu , üzgünüm bölgenizdeki barınağa bırakın dedim
“..xxxsemtte buldum “dedi yani yedikuleden o kadar uzak bir semt ki ne alakası var sa o kadar yolu gelmiş.
O sırada belediyemizin aracı geldi tabii köpek dolu arabanın içi, o tarafa yöneldim bayan arabasıyla arka tarafda bekliyordu , dönüş yapıp gider diye düşündüm.Aracın arka kapısını açıp gelen köpekleri karşıladım,
Tam o sırada çok hızlı bir şekilde gaza basmış bir arabnın üstümüze doğru geldiğini gördüm, hemen yana çekildik şaşırdık.
Araba arkasında yogun bir toz duman bırakarak gitti.Baktım köpek bırakmak için gelen bayanın arabası .Korktuğum başıma geldi ,hemen koştum duvar dibindeki park etmiş arabalarımız yanına ,süklüm püklüm bir köpecik korkarak ortaya çıktı .
Evet oydu arabada arka koltukda oturan köpek..Düşünün bir anne çocuğunun yanında , muhtaç bir köpeği bir çöp poşeti gibi fırlattı ve son gaz kaçtı gitti.
Olabilir mi böyle bir şey maalesef oldu bir anne çocuğunun yanında bu kötü hareketi yaptı .Şimdi düşünün bu çocuk büyüyünce ne yapar, annesinden örnek gördüğü hareketi yapar.Yani zor durumda kalan her canlının çöp gibi fırlatılıp atılacağını
.Aferin bu örnek anneye …???Yazıklar olsun.Bu sadece başımıza gelen ilk örnek değil ,1 ay kadar önce de bir dede torunlarıyla gelip köpeğini bırakmak istemiş ,barınakta yer yok alamayız köpeğinizi deyince ,gitmiş yaşlı köpeğini gizlice barınak girişindeki odaya atıp kaçmıştı.
Daha sonra kameralardan adamın nasıl bırakıp kaçtığını izlemiş yazıklar olsun demiştik.
Gene aynı şeyi diyorum ölene kadar bakamayacağınız bir canlıyı almayın ve terk etmeyin ..Sonuçda ,üzüntüyü terk edilen canlı çekiyor sahibi değil ,sahibi terk etmenin dayanılmaz hafifliğiyle rahatlıyor, bizler hayata döndürmek için çabalar sarf edip, bazen de başarılı olamamanın dayanılmaz üzüntüsü içinde kahroluyoruz..BİRAZ SEVGİ ,BİRAZ MERHAMET BAŞKA BİR ŞEY İSTEMİYORUZ…
![]()
.Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi (MİHA nın)öğrencileri.Her sene gerçekleştirdikleri şehir notları projesi kapsamında seçtikleri konuyla ilgili fotograflar çekiyor sonra da bu fotoğrafları okulda sergiliyor ,eğer sponsor bulurlarsa da , bu fotoğraflardan oluşan ajanda hazırlanıyormuş.
2008 de martılarla istanbul proje konusuymuş, bu sene de öğrenciler hayvan barınaklarını konu olarak seçmişler.
Öğrencilerin çok büyük çoğunluğu merkeze yakın diye sanırım ,yollarını yedikule hayvan barınağımıza düşürdüler.
2008 senesi bahar aylarıydı ,barınağımızı öğrenciler bastı
Grup grup geliyorlar telefon açmadan ,randevu almadan gelen,yemek dağıtım saatinde gelen, temizlik yapılırken gelen ,bunalmıştım artık.
Tabiiki yardımcı olmaya çalışıyordum ,ama durum aynen şu vaziyette idi.
2000 nin üzerinde köpek sürekli hav hav sesleri çıkarıyor ve fotograf çekmeye gelen öğrencilerle dolu bir barınak.
Korkan, birbirine sarılan masa,sandalye üstüne çıkan ![]()
Dedim ki çocuklar tel açmadan gelmeyin,size eşlik edecegim korkmayın kimse sizi ısırmaz , grup gelin ödevinizi yapmanıza yardımcı olacağım merak etmeyin.
Sonuçda fotoğraflar çekildi tabii traji komik olaylarda olmadı değil.Tek başına gelen ,ziyaret saati dışında geldiği için ,
kapı önündeki serbest köpeklerimizden korkan, kaçmaya çalışan, yere düşen ,kolunu kanatan,korkudan içeri giremeyen bize fotograf makinasını verip siz çekermisiniz lütfen diyen daha neler neler…
Tabii cesur olanlar çoğunlukdaydı..Oysa köpeciklerimiz koşarak bizi sevin başımızı okşayın diyorlar ,onlar anlamıyorlardı .![]()
Öğrenciler sağ salim
ödevlerini teslim ettiler ve okulda sergi düzenlediler , beni de davet ettiler.Sergiye gittim çok etkilendim.
Okulun Hocalarından Kayıhan Güven ve Ender Merterle tanıştım.Her fotografın altında Hayvan Haklarından maddeler vardı.
Ender Bey bu fotograflardan oluşan bir ajanda yapma teklifin de bulundu. 2009 senesi için ..
Fatih Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Demir in olumlu bakmasıyla tüm masrafları Fatih Belediyesi tarafından karşılanan ajandamızın yapımına başlandı
.2000 den fazla köpeğin yaşadığı barınağımız öğrencilere bir hayat dersi vermişti.
Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesin de yazan Bütün hayvanlar saygı gösterilme hakkına sahiptir.
Miha ve Espas iletişim tüm ustalığını gösterek nefis bir ajanda ortaya çıkarttı.Ajanda da yer alan 50 fotografın her birinin altında hayvan haklar koruma kanunundan alıntılar yazıldı.
Ajandaya ne isim verelim diye bana sorunca Ender Hoca, ben de BU DÜNYA HEPİMİZİN ….diyerek 2009 ajandamızın isim annesi oldum.
İletişim Fakültesi öğrencileri hepimizin göz eriminden ırak tuttuğu yaratılan her canlının yaşama hakkı olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlattı..
Türkiyede ilk kez bir sahipsiz hayvan barınağı ajandası yapılmış oldu .Ve yedikule olarak gene bir ilke imza attık.
Biz gönüllüler hayvanların artık kırık bir oyuncak gibi sokağa atılmadığı,Umut dolu bir yıl diliyoruz..
Meral Olcay..7ocak2009
Yaklaşan seçimler dolayısıyla yazımı da bu başlıkla yazdım.
22 aralık pazar günü barınak her haftasonu olduğu gibi kalabalıktı.
Ben ve gönüllülerimiz misafirlerle elimizden geldiğince ilgilenmeye çalışıyorduk.Yaşlıca bir bey geldi köpeğini barınağa bırakmak istediğini söyledi.Ben de yerimiz olmadığını fotograflarını gönderirseniz web sitemizde ilan panosunda yayınlar yuva bulmasına yardımcı oluruz dedim.Karım ve çocugum hasta ben de bakamıyorum vb sudan sebepler bahane etti ve gitti.Neyse çok ısrar edip problem çıkartmadı demekki terk etmeyecek diye düşündüm günlük yogunlukla akşamı ettik.Saat 18.30 gibi artık hava kararmıştı, bizim çalışan çocuklardan biri heyecanla geldi.Kapımızın girişinde ki danışma odasında (şimdi işçi soyunma odası olarak kullanılıyor )yabancı bir köpek .Şaşırdık orda köpeğin ne işi var hayırdır !Hemen getir dedim gitti kucagında oldukça yaşlı bir pekinezle geldi.2. şok tayım…Hayret ettim kim bıraktı acaba nasıl bırakır ya görmeseydik bizim serbest dolaşan köpekler ya zarar verseydi yabancı köpek diye ucuz kurtardık diye sevindim.
Şimdi dedektifcilik yapmaya sıra geldi hemen kamera kayıtlarına bakmaya başladık.Vee suçlu ortada..Köpeğini bırakmak isteyen yaşlıca bey yanında çocukları yani ailece geliyorlar sonra çıkıyorlar arabayı az ileri park edip çöp poşeti gibi köpecigi hızla barınagın kapısını açıp girişteki odaya fırlatıp etrafa bakıp hızla arabaya binip uzaklaşıyorlar.Yazıklar olsun gerçekten yazıklar olsun.Halbuki ne kadar kötü örnek küçük çocugun yanında büyük ihtimalle torunuydu bir canlıyı bu şekilde atmak..Acaba bu zavallı köpeciğin sahibini seçme hakkı ı olsa böyle bir insanı seçermiydi.Kendisini yarı yolda bırakıp terk edecek bir insanı asla seçmezdi.
İnsanoğlu dışında hiç bir canlı çocuğunu ,annesini,babasını vb yani ailesini(sahibini) terk etmez ölene dek. Köpeciği ofise aldım hemen su ve yemek koydum yemiyecegini biliyordum(Yeni gelen köpek şoktan ilk 1-2 gün yemez ,bize güvenirse yer yada intihar etmeyi seçer) odadaki diger sakinler yeni geleni koklamaya başladılar tabii sapık tommy acaip kokladı tacize başlıyordu ki paparayı yedi.Sabah geldim odaya baktım kenara sinmiş duruyor morali düzelsin diye koltuga koydum aynı gün terk edilen yavruda yanına atladı hemen konserve verdim gene yemedi ısrar etmedim bol bol başını okşayıp sevgi verdim.Son bekleme süresi salı eger yemezse durum kötü seruma başlayacagız yerse bizi kabullendi demektir .Ona garo ismini koydum 6 ay kadar önce melek olan garonun adını çünki çok benziyor ona..
Temennimiz hayata dönmesi az kalan ömrünü bizim yanımızda sevgi ile geçirmesi..
23aralık pazartesi..
meral olcay