Yardım Etmek İstiyorum

Meral Olcay

 

10. Haziran 2010

ah!vah!yazık!çok üzüldüm!yorumları

Resim 1255Facebook da tesadüfen gelen haberler içerisinde apartman arka bahçeleri arasında kalmış açlıkdan bebek kedilerin kafalarını yiyen kediler için yardım çağrısını gördüm.Fatih Haseki hastahanesi arkasındaki sokaklardan biri idi adres yani benim bölgem.
 Hemen  yazılı olan telefon numarasını aradım konuyu anlamaya çalıştım.Bodrum katta yaşayan bir hanım kedileri beslemeye başlamış ama hiç kısırlaştırma yaptırmamış ,yıllar geçtikçe kedilerin  sayısı artmış ve hanım taşınınca evden hayvancıklar kalmış ortada aç bilaç.Apartmandan bir kişiye emanet etmiş hanım giderken ,ama işte emanet etmekle olmuyor  kimse ilgilenmemiş.Face de istenen yardım çağrısına  kimse somut bir şey yapmadı,oysa apartmanda oturan insanlara rica edilse idi bodrum kattaki   pencereyi açılıp  hayvanların dışarı çıkması sağlanabilirdi.
 Yaşamlarına  devam ettirebilirler  kapana sıkışmış fare  gibi çaresizlik içinde kalan zavallı kediler için bir çözüm bulunmuş olurdu.
Barınağın ne kadar yoğun olduğunu sitemizi izleyenler biliyorlar ama kimse ahhh vahhh diye yazmakdan başka somut bir şey yapmayınca gene iş bana düştü ve ekiple adrese gittim.
Bodrum kata indim yaklaşık 10 apartmanın arka bahçelerinden oluşmuş çıkmaz bir mekan.Fakat yeşillikler içinde ve apartman balkonları bu bahçeye bakıyor yani hayvancıkların çaresizliğini  görmemek mümkün değil .10 adet apartman var  ve her katta 2 daire olsa  5katlı binalar yani  en az 100 aile bu hayvancıklardan haberdar ve tepkisizler.Fotoğraflarda gördüğünüz gibi boş su ve mama kapları vardı ve yaklaşık 13-14 kedi vardı gördüğümüz kot farkından dolayı insanların aşağıya inmesi mümkün değil kedileri yakalamak çok zordu.
Hemen bodrum kattan bahçeye çıkan kilitli kapıyı açtık kapının altınının tahtasını kırdık ki çıkabilsinler, bahçeden içeri giren kedilerin dışarı çıkabilmesi için en az 2.50mtlik yükseklik vardı ve pencereye ulaşamazlardı buldugumuz tahta,sehpa,koltuk ve malzemeleri koyarak rampa oluşturdum  rahat tırmanabilsinler diye halı serdik çıkış rahat hale geldi .İşlem tamam deyip gidemedim hemen bakkaldan sosis,süt ,ekmek aldım dogru tekrar bahçeye indim.
Yoğurt kablarına  açık büfe yaptık ekip şefi bayram baba ile temiz sularını doldurduk.Hemen yiyecek kokusunu duyup gelmeye başladılar çok yabani olanlar ancak biz çıktıkdan sonra gelebilirlerdi.
Şimdi bu bizim kurum olarak insani geçici çözümümüz ,rahatlıkla sokağa çıkabilecekleri ortamı hazırladık.
Eğer kediler hala dışarı çıkamıyorlarsa o zaman  ,duyarlı  hayvankorumacı arkadaşlar lütfen bu kedilere sahip çıksınlar nasıl mı?
Çok basit günde bir kez hayvancıkların karnının doyurulması sularının doldurulması (5dk yı geçmez )
Daha sonra da kısırlaştırılıp çoğalmamasını sağlamak için organize olmak daha başka ne isteriz ki ?
Bölgemdeki kedi ,köpek ,kuş ,at ,sansar vb dahil zor durumdaki her canlıya sahip çıkmaya çalışan bir insan olarak her yere yetişmem mümkün değil .
Tabii dün kedileri doyurdum peki bugün ,ertesi gün ne olacak diye düşünüp bu yazımı yazarken telefonum çaldı ve süeda anne o civarda oturuyor ne yaptınız kedileri diye sordu .Durumu anlattım birde oldubittiye getirip sana mama versek sen her gün gidip beslermisin deyiverdim aaa tabii ne demek cevabını alınca dünyalar benim oldu.Süeda annemiz cerrahpaşa civarındaki kedilerden sorumlu bakan :)
Şimdi siz duyarlı dostlardan ricam kedi kuru ve yaş maması bağışı yapmanız.
Biz mamayı temin edersek  kediler aç kalmayacak süeda anneye alışıp ehlileştikleri an sırayla alıp  kısırlaştıracağız.
Yardımcı olmak isteyen dostlarımız

olcay.meral@gmail.com a yazabilirler

Yazımı yazdıgım tarih 4 haziran  idi.
Bugün 10 haziran  yani koca bir altı  gün geçti ,  haberin üzerinden sadece 1-2 mail geldi o kadar .
 Bize ulaşmış bir kg dahi kedi maması yok şu ana dek.Yardım çağrılarına sadece yorum yapmış olmak için ,zaman harcayıp ahh  vahh çok üzüldüm vb saçma sapan , sinir bozucu  faydasız yorumlar yazmayın artık  .  Destek olacaksanız   olun  lütfen,olmayacaksınız  da bence hiç bir şey yazmayın.Daha doğrusu umut vermeyin bizde bilelim ki destek gelmeyecek başımızın çaresine bakmak için çaba sarf edelim.
                                                                                                                                              Resim 1260
Resim 1259

Resim 1265

 

 

 

Resim 1273

 

21. Nisan 2010

her şey onlar için

Resim 823Acil ihtiyaçlar listemizin başında bayat ekmek geliyor.
Yıllardır düzenli olarak ücretsiz ıskarta ekmek tabir edilen bayat ekmekleri temin ettiğimiz ekmek fabrikası  artık ıskarta ekmeklere ücret talep edince zorda kaldık.
Her yolu deneyip günlük ekmek ihtiyacımızı karşılamaya çalışıyoruz .Bir hayvansever vasıtası ile CNR Fuar merkezinde Ekmek ,Pasta makinaları ve Teknoloji fuarı olduğu haberini aldık.
Mutlaka numune ekmekler yapılacak ve fuar bitiminde çöpe atılacaktı.İş başa düştü  biz 6 kafadar (sibel petro,songül,sedat,tahsin,ben)
saat 19.00  olmuştu  acil barınaktan çıktık fuara gittik.Çöp poşetlerimizle , kıyafetlerimiz  ise tamamen  faul :) ayağımızda çizmeler ,üstte barınak kıyafetleri hiç aldırmadık başladık tezgahlardan ekmekleri toplamaya bu arada fuar da bitmiş reyonların sökümü de  başlamıştı.
Seri bir şekilde  2 günlük ekmek ihtiyacımız kadar ekmeği işcilerin şaşkın bakışları içinde topladık .Neden mi  şaşkın bu saatte bu insanlar   neden ekmek leri topluyor anlayamadılar ,sordular anlattık hayvan barınağı için oldugunu, o zaman algılayabildiler yoksa her zamanki gibi çöpe gidecekti bu ekmekler.
Ben memur çocuğu olarak büyüdüm yokluğu çok iyi bilirim . Çocukluk  yıllarımda Semt pazarları  kurulurdu hala da var ama sayısı azaldı artık grosmarketler vb çok sayıda açılınca insanlar pazarlara fazla uğramaz oldu.
 Hali vakti yerinde olan  insanlar pazara vakitlice  gündüz  giderler alışveriş yaparlardı.
Fakat 2 grup insan daha vardı alışverişe gelen.
   1. grup     durumu iyi olmayan insanlardı ,işte onlar akşamın  geç saatlerinde karanlık bastırınca pazar yerine gelirlerdi .
 Çünki  artık fiatlar düşmüş  ,malın iyisi seçilmiş  tezgahda orta kalite mallar kalmış yani akşam pazarı haline gelmiş olurdu.
2.grup  ise işte onlar daha da geç gelirlerdi  pazara ,artık  tezgahlar da sağlam mal kalmamış ,çöpe gitmek üzere kasalarla kenara konulan mallardan sağlam kalanları,kullanılabilecek olanları seçmeye çalışırlardı  yani  ücretsiz .
Çocukluğumda okuduğum ve çok etkilendiğim Kemalettin Tuğcu unun  hikaye kitaplarında bu tür hikayeleri mutlaka okumuşsunuzdur.
Biz de öyle olduk işte. Ne yapalım kader :) her şey onlar için, sahipsiz size muhtaç  canlar için ,bu hallere de onlar için katlandık :) Gönüllülük bu demek fedakarlık,yerine göre amelelik,yerine göre annelik,babalık yerine göre de konumunu  ve yaşadığın çevreyi bile kulak arkası edip mutlu olduğun faydalı olduğunu hissettiğin bir şeyle uğraşmak demektir.
Resim 822Resim 825
Sizlere de sizi mutlu eden faydalı olabildiğine inandığınız gönülden bağlandığınız faaliyetlerde bulunun derim.
Bu muhtaç hayvanlar olabilir,muhtaç çocuklar ,yaşlılar  için vb olabilir hiç sorun değil yeterki “var olmanın dayanılmaz hafifliği
gibi “faydalı olabilmenin dayanılır mutluluğunu” yaşayın tavsiye ederim.
Bu arada barınağımıza bayat ekmek sponsoru olabilecek hayvansever ekmek fabrikaları arıyoruz  ,yoksa daha biz çok zorlanacağız gibi gözüküyor.Zorluklar  paylaştıkça kolay hale gelecektir , elini taşın altına koyan sadece ve sadece 5-6 kişi gönüllü olmamalı.
Makarna ihtiyacımız için makarna sponsoru,barınağımıza kargo ile yardım malzemesi yollamak isteyen dostlarımıza kolaylık olması açısından  ücretsiz taşımacılık yapacak kargo firması sponsoru,temizlik malzemesi sponsoru,aşı ,ilaç vb ihtiyaçlar için ilaç firmaları sponsoru  vb  gönüllülük esasına dayalı hizmet veren bir barınak da ihtiyaçlar bitmez .
Yüreğinde hayvan sevgisini taşıyan herkesin mutlaka ve mutlaka yapacağı bir  şeyler  vardır eminim.

 

14. Nisan 2010

asiyeler nasıl kurtulacak

Resim 772Asiyeler barınağımıza çok sık gelmeye başladı.
Bu sayının fazlalaşması  toplumumuzda şiddetin boyutunun arttığının göstergesidir.Suçlular arasında yapılan araştırmalar sonucunda ,bu tür kişilerin çocukluğunda  şiddeti  önce kendinden zayıf olan canlı hayvanlara uyguladığı  sonra insana yöneldiği tespit edilmiştir.
Hayvana tecavüz ,şiddet sevgisizliğin hasta,sağlıksız  ruhlu kişilerin hareketidir.
Duyarlılık arttıkça bu tür suçları işleyen kişiler ihbar edilip yakalanıp teşhir edildikçe ,suç işleme oranı düşecektir.
İzmirde  gazetelere yansıyan bir tecavüz olayı ihbar edildi ve sonuç:

“Köpeğe tecavüze 3 yıl istemi”
Turan GÜLTEKİN/İZMİR, (DHA)

 

İZMİR’in Güzelbahçe İlçesi’nde, avukat Senem Avcı’ya ait `Masum’ adlı kangal cinsi köpeği üç gün alıkoyarak tecavüz eden M.A. hakkında 3 yıla kadar hapis cezası istendi.

Avukat Senem Avcı’nın olayın ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurması üzerine dosyayı inceleyen Cumhuriyet Savcısı Mehmet Atilla Erdem, hazırladığı iddianamede M.A.’nın, Masum adlı kangal cinsi köpeği gece bağlı bulunduğu bahçeden kaçırarak üç gün boyunca metruk bir binada tecavüz ettiğini, Masum’un bu olayın ardından karnındaki yavrularını kaybettiğini, bir kısım iç organlarını da kaybettiğini söyledi. Cumhuriyet Savcısı Mehmet Atilla Erdem, M.A.’nın işlediği suçtan dolayı TCK uyarınca `Konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar ve hırsızlık’ suçlarından yargılanarak 4 ay ile 3 yıl arasında hapis cezası ile cezalandırılmasını istedi.

Hayvan Hakları Yasası uyarınca köpeğe tecavüz etmenin idari para cezası olduğunu ve 300 TL para cezası verildiğini söyleyen Masum’un sahibi Avukat Senem Avcı, “M.A.’nın tedavi edilmesini istiyorum. Bu kişinin ciddi bir tedaviye ihtiyacı var. Cumhuriyet Savcısı, Masum’u bizim malımız olarak saydığı için hırsızlık suçundan cezalandırılmasını istedi. Bu kişi en azından hapis cezası alacak” diye konuştu.

İzmir’in Güzelbahçe İlçesi’nde yaklaşık 1.5 ay önce meydana gelen olayda köpeği Masum’u kaybeden Avukat Senem Avcı köpeğini terkedilmiş bir binada bulmuş, üç gün boyunca M.A. tarafından tecavüzüne uğradığı iddia edilen Masum adlı kangal cinsi köpeğin karnında bulunan üç yavrusu ölmüş ardından diğer altı yavrusu da ameliyatla alınmıştı.”

Dün ihbar üzerine barınağımıza  aldığımız  tecavüz edilen  kızımız Asiye,bu gün gelen şiddet görmüş gögsü bıçakla yarılmış bir diğeri gene kesici bir cisimle deşilmiş korku dolu gözlerle bakan iki zavallı köpecik.
Barınağa gelen bu Asiyeler gördüklerim ya görmediklerimiz acaba onlar ne halde bu asiyeler acaba kurtulabildiler mi yoksa hala işkencemi çekiyorlar.
Dostlar lütfen duyarlı olalım ihbarda bulunalım daha öncede yazdığım gibi hayvana yapılan bu tür şiddet olayları suçu kabahatlar kanunundan çıkarılması için çaba sarf edelim ki bu ASİYELER ARTIK KURTULSUN.
                                                                                                                                         Resim 774
Resim 769

 

11. Mart 2010

ay kızın can pazarı

Resim 59810mart çarşamba Ay yapım   Ezel dizisinin çekimleri için Belgrad Ormanlarında Neşet suyu civarında set kurma hazırlıkları yaparken ,ay kızı fark ediyorlar.Kan revan içinde ve titriyor hemen hayvan koruma derneklerini arıyorlar ama cevap yok.
Kısa süre önce dizide ezel kızımız   rol aldığı için hemen yedikuleyi arıyorlar  saat 18.00  gibi telefonu açtım durumu anlattılar, hayvan çok kan kaybediyor acil yardım gerek dediler.Hemen arayabileckleri tel no larını verdim( ilgili belediyesi dahil ),sonuç alamazsanız bana tekrar geri dönüş yapın dedim .1-2 dk sonra aradılar maalesef hiç kimse telefonlara cevap vermiyor ,hayvanın durumu kötü dediler yani durum acil.
Ne yapabilirim bekliyorum getirin dedim telefon açan arkadaş kapatmazsınız değilmi orada birileri olur değilmi kan kaybediyor hayvan diye telaş ediyordu.Ben bekleyeceğim sizi  saat kaç olursa olsun hemen yola çıkın dedim .Saat 19.40 gibi  dizi set ekibinin arabası  geldi ,kutuya konmuş zavallı bir sokak köpeği  her tarafı kan içinde ve korkmuş ve titriyor,şokda yani.
Veteriner Gülümser Annemiz de barınakta idi  o saatte.Hemen ilk yardım olarak müdahalesi yapıldı.
Ay kız koydum ismini  köpeciğin (gerçi beyaz değil ama eğer şokdan çıkar ve yaşarsa hayatını Ay yapıma borçlu olacakta ondan)
Daha sonra genel muayenesi yapıldığında tüm vucudunun ısırık içinde olduğu görüldü.Boynu,boğazı,karnı,memeleri,bacakları ,kalçası kuyruğu kısaca ısırılmadık yeri kalmamış.İlaç tedavisine devam edilecek umarım şokdan çıkar.
Bu arada düşünmeye başladım ben de acaba Aykız ın ormanda ne işi vardı?Pikniğe gitmedi herhalde:)
Bizi yaratan ,sanki diğer mahlukatları yaratmamış gibi,insanoğlu olarak  kendimizi hep diğer canlılardan daha üstün görürüz .
Hep önce İNSAN deriz ,oysa canlının  önceliğinin sıralaması yapılmamalıdır .
Çünki  her canlı önemlidir ,önemli olmalıdır öncelik sırası ne demek saçmalık bu bakış açısı bence  !
Bu zihniyetteki insanların şikayet etmeleri sonucu yerel yönetimlerin büyük çoğunluğu (bunda büyük etken hayvanların oy hakkı olmaması, insanın oy hakkı olmasıdır)sokak hayvanı problemini ,bu hayvancıkları alışmış olduğu mahallelerinden,sevdiği insanlardan,çocuklardan ayırarak toplayıp ormanlara ,otoban kenarlarına,göl havzalarına atarak  çözüyor.
Evet işte çözüm sokaklar temizlendi, hiç köpek kedi yok , hizmet için varlar ve hizmet için iyi çalışıyorlar!!!
Köpekler neredeler mi ?Eğer sokaklarda ölülerini göremediyseniz  zehirlendilerse şu an çöptedirler
eger itlaf ekipleri  toplamışlarsa o zaman da…
Uçsuz bucaksız,Issız,karanlık,insansız,susuz,aşsız ORMANLAR da ,OTOBAN kenarlarındalardır.
Bu çözüm  gayri ahlakı,gayri insani kabul edilebilir bir çözüm değil.Köpekler insana en yakın canlı türüdür yani insansız yaşayamazlar, yaban hayvanı değillerki ormanda yaşasınlar ,avlansınlar mümkün değil.
Orman kanunu hüküm sürüyor oralarda bu doğal
AYKIZ da ormana yeni atılmış korkak bir köpek güçsüz.
Güçlü zayıfı yok eder  kanun bu .Resim 600
Aykız kimbilir hangi mahalleden alındı ,acaba onu besleyen seven insanlar ne kadar üzüldüler ,belki onu arıyorlardır bilinmez.
Belgrad ormanında ve tüm ormanlarda büyük dram var bence can pazarı  yaşanıyor.
Açlar ,yemek bulmak için kavgalar çıkıyor haftada bir hayvansever insanların yemek götürüp beslemesi yeterli değil yetemez de zaten çünki her gün yenileri  atılıyor.
 Çoğunluğu kısır olmadığı için kız yüzünden kavgalar oluyor yani güçlü yaşar, zayıf yok edilir.
Aykız ın şansı yeni atılmış olması ve o sıra dizi çekimi için o bölgenin seçilmesi, duyarlı insanlardan oluşan set ekibi olması ve fark edilmesi ve  barınağa yetiştirilebilmesi işte bunlar ŞANS ı Aykızın bence .
Ama daha ne aykızlar  ,ne karabaşlar ,ne bobiler yani  hepimizin  mahallesinin köpekleri var ormanda bizlerden uzak ama biz insanoğlunu özleyerek yollarını gözleyerek yaşam savaşı veriyorlar.
Tekrar mahallelerine dönmeleri en büyük dileğim ;
yaşam yeri orman olan canlılar: ayılar,tilkiler ,tavşanlar,ceylanlar vb yaban hayvanlarıdır   (Tabii avcılar tarafından spor olsun diye  avlanarak soyları tükenene kadar)
Ama mahallelerimizin köpekleri  ASLA değildir.Resim 599

 

05. Mart 2010

yeterki güven, yeterki iste.

Resim 465Resim 467
Almanyanın Köln şehrinde yaşayan ve istanbula turist olarak gelen hayvansever Alman arkadaşlar 6 ay kadar önce bir pazar günü( süpriz ziyaretçiler başlıklı haberimde  yazmıştım)  grup başı   nicole  hn ın önerisi ile  barınağımızı ziyaret etmişler ve tanışmış sohbet etmiştik.Aynı günün  akşamı Almanyaya dönmeden açık bulabildikleri marketlerden mama,makarna ,süt  vb ihtiyaç malzemesini akşam karanlığında bırakmış gitmişlerdi.Çok duygulanmış teşekkür etmiştik duyarlılıklarından ötürü..
Fakat olan olmuş nicole ve arkadaşlarına yedikule virüsü bulaşmış:)
 gönüllüleri akılları yedikule ailesinde kalmış ve  kilometrelerce uzakta olmalarına rağmen  kalbi bizimle olan bu insanlar Köln de  kendi aralarında organize olup ,sadece evet sadece 1 gün için  istanbula gelip
tıbbi malzeme mama vb ihtiyaç malzemesi getirdiler ve ertesi gün Almanyaya uçtular.Gene çok duygulandık ve diyorum ki  insan bir şey yapmak isterse mutlaka yapar yeterki yapmak iste.
 Mazeretler üretmeye değil, çözüm üretmeye çalışmak gerekiyor gördüğünüz gibi mesafelerin uzaklığı bile  engel olamadı.
Rehber eşliğinde sohbet ederken barınağın günlük gıda ihtiyacı hakkında bilgi almak istediler ben anlatmaya başlayınca günlük gıda tüketimini şok oldular  bizim getirdiğimiz ihtiyacın yanında çok küçük kalıyor dediler.Cevabım yardımın miktarı hiç önemli değil önemli olan katkıda bulunmayı düşünebilmek ve katkıda bulunmaktır.
Bu arada hatırlatma yapmak isterim  barınağın günlük gıda tüketimi kısaca(  hastane vb yerlerden aldığımız yemek artıkları,her gün 300paket makarna,500kg boyun ve ciğer(mudurnu ailesi ne tşkler tekrar)1000 ekmek,80-100lt süt,bebeklere ve hastalara yaş mama 12 kutu,-200kg bisküvi toplam oluşan 8 ton gıda ya takviye her gün 8-10 çuval mama )
Sevgili Nicole hn a ,Anne ve Sebastian a onlara eşlik eden rehber arkadaşlara sonsuz teşekkürler sağolsunlar.
Bu arada Anne çok sıcak tutabilecek kumaştan yapılmış minik elbiseler getirmiş hemen kontes konu mankenliği yaptı ve Annenin kucağına kuruldu.Resim 7924
İlk geldikleri günki fotolar altta…Eylül ayı idi.
Resim 7920