Yardım Etmek İstiyorum
Google

Googleda Ara
Sitede Ara
George & Victoria
Club Safari
cizimim.com
CSS Uygun
XHTML 1.0 Uygun

Nilay Tezsay

 

25. Ağustos 2008

Yabani Hayvan Hastanesi’ndeki Menüler

Yabani Hayvan Hastanesi’ndeki MenülerHayalini kurduğumuz Yaban Hayat Rehabilitasyon Merkezi‘nde değişik türden hastalarımız olduğunda onlara neler yedireceğiz?

2005 Eylül ayında Yunanistan’ın Aegina Adası’na yola çıktık. Arkadaşlarımla Sirkeci’den bir trene bindik, Selanik’te durakladık ve Atina’ya vardık. Daha sonra gemiyle adaya ulaştık ve EKPAZ Hellenic Wildlife Hospital’ı ziyaret ettik. Bu merkez 1000 tane kuşu barındırmasının yanı sıra, kaplumbağa, kokarca, tilki, kirpi, gelincik, iguana gibi türleri de barındırmaktaydı. Bizler orada kaldığımız sürede, gönüllü yardım ekibine katılarak, hayvanların menülerini öğrendik. Şimdi de sizlerle, meslektaşlarımla ve acil durumda bu hayvanlara yardım amaçlı bakacak olan iyi kalpli insanlarla paylaşıyorum. Unutmayın ki; evde bu hayvanları barındırmanız bir suçtur. Ancak bulunduğunuz bölgeye bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü’nden alacağınız izinle tedavisi sonlanıncaya kadar sizinle kalabilir. Bir Veteriner Hekim’e muhakkak göstermelisiniz, sizin fark edemediğiniz iç ve dış parazitler, size bulaşabilecek hastalıklar konusunda önlemlerinizi almalısınız. İlgili Veteriner Hekim, her hayvan konusunda uzman olmayabilir, olmak zorunda değildir, fakat bu konuda uzman olan isimlere ulaşmanızda size bir anahtar olacaktır. Yazının devamı için tıklayın »

 

01. Ağustos 2008

Bizim birincimiz Nilay

odul.jpgMalta’da bu yıl beşincisi yapılan Golden Cross International Singing Festival isimli yarışmaya Romanya, Estonya, Beyaz Rusya ve Malta’dan toplamda 38 yarışmacı katıldı. Solist NİLAY TEZSAY olağanüstü yorumu ile, bestesi FANİ HODARA ya, sözleri FİGEN ÇAKMAK a, aranjmanı ESER TAŞKIRAN a ait olan ALONE isimli şarkısıyla yarışmanın en büyük ödülü olan GRAND PRIX e layık görülmüştür. 6 - 35 yaş aralığında belirlenen çeşitli kategoriler belirlenmiştir. 11 gün Malta’da kalan Fani Hodara ve Nilay Tezsay, ülkemizi en iyi şekilde temsil etmişlerdir.

Gazete haberi için:

http://www.independent.com.mt/news.asp?newsitemid=73115

http://www.hurriyet.com.tr/magazin/anasayfa/9554027.asp?gid=222&sz=96799

odul2.jpg

 

15. Temmuz 2008

Yavru Kulaklı Orman Baykuşu “Daktilo” ormana döndü!

 Okuyacağınız yazıyı daha sevimli yapabilmek için gerçeklerle, olması muhtemel bir hikayeyi birleştirdim… Keyifli okumalar, dilerim.

Yavru Kulaklı Orman Baykuşu Daktilo ormana döndü!Yeterince büyüdüğüne kanaat getiren Daktilo, yuvada oturmaktan çok sıkılmıştı. Annesi ona yiyecek bir şeyler getiriyordu ama bu yiyeceklerin kaynağını kendisi merak ediyordu. Yuvaları bir kışlanın barakası üzerindeydi. Her gün vatani görevini yerine getiren erlerin seslerini dinlerken, dışarıdaki dünyanın kendi yuvasından daha renkli olduğunu düşünüyordu.

Bir gün, yine annesi mama aramaya gittikten sonra yuvada tek başına oturuyordu. Her zamanki gibi etraftaki sesleri dinleyip, dış dünyayı tanımaya çalışıyordu. Etrafta hareket eden kendisinden çok büyük ve çok küçük canlılar vardı. Asimetrik yerleşen kulakları ve silindir tüp şeklindeki her şeyi iyi gören gözleri ile her canlıyı ayrıntılarına kadar öğreniyordu.

Annesi kadar kanatları vardı artık. Tüyden kulakları yoktu ama yakında onlar da çıkacaktı.  Kendine güvendiği bir anda, attı kendini aşağıya. Ebeveynlerinin yaptığı gibi iki kanat çırptı ve ilk uçuş denemesi acemiliği ile yerde buldu kendini. Bir kaç kez çığlık atarak annesini çağırdı ama aksilik bu ya, annesi ormanın derinliklerine dalmış olmalıydı ki, annesi Daktilo’nun çağrısını duyamadı.Yavru Kulaklı Orman Baykuşu Daktilo ormana döndü!

Erler ve Komutanları, her zamanki yollarından yürüyüp geçerken, yol üstündeki bir ağacın dibinde bir peluş oyuncak görüntüsündeki Daktilo’yu gördüler. Daktilo daha önce yukarıdan izlediği insanların ona bakmasıyla, kendini büyük göstermek ve korunmak için iç güdüsel olarak kanatlarını açtı, gagasıyla bir daktilo gibi “tak-tak” sesleri çıkardı ve iki ayağı üzerinde sallandı. Hatta zıplayarak uzaklaşmaya çalıştı. Zıplayarak 1-2m. yükselerek yine yere konuyordu.

Yavruyu yakalayarak bir meyve-sebze kasasının içine koydular, etle beslediler. Komutanlar, bu baykuş yavrusuna yardım edebilmek amacıyla Doğa Derneği ile irtibata geçti ve ardından Nilay Hanım’a ulaşıldı. (12.06.2008) Yuvadan 2 gün kadar ayrı kalmış olan Daktilo’nun yuvasını arayıp buldular ve onu tekrar yuvaya koydular. Daktilo, ertesi gün yine yuvadan aşağı atladı. Hemen o günün akşamı, Nilay Hanım ve Sinan Bey, annesinden 3 gün kadar uzak kalan Daktilo’yu teslim aldı. 

Yavru Kulaklı Orman Baykuşu Daktilo ormana döndü!

Annesi bir an önce gelip Daktilo’yu bulabilseydi, onu diğer baykuş anneler gibi daha 3.aya kadar yerde beslemeye devam edecekti. Tabi ki görüntüde uçamayan bir kuş gibi ama zaten baykuşlar çok yükseklerden uçmazlar. Yuvalar hep yere yakın yerlerde olabilir. Bir tehlike anında kanatlar açılır, kendi büyüklüğünün 3 katı kadar görünebilir. Gagasıyla çıkardığı tipik “tak-tak” sesi ve saldıran pençeler, tehlikeli olduğunun habercisidir.

Koruma altında bir baykuş türünden olması nedeniyle, Daktilo’ya, bir süre daha bakılması gerekiyordu. Ormana bu kadar küçükken, tekrar bırakılması durumunda sansarlara ya da diğer memelilere yem olma ihtimali çok büyüktü. Annesi kayıp olduğundan, geçiçi annelik görevini Nilay Hanım üstlendi. Besleme konusunda ev halkı da yardım etti. Yaklaşık 1 ay kadar kuzu, dana ve tavuk etiyle beslendi, şişmanladı. Tüylerini değiştirdi. İnsan elinde bakılırken, duygusal bağ kurulmadı, vahşiliğinden ödün vermemesi sağlandı, mümkün olduğunca elle temastan kaçınıldı. Daktilo da kafesine giren ele saldırmayı ihmal etmedi. Çatalın ucundaki kemikli eti, saldırgan bir tavırla kaptı ve midesine indirdi.

Yavru Kulaklı Orman Baykuşu Daktilo ormana döndü!Büyük bir köpek boksunda kalıyordu, bir saksının içindeki taşın üzerine tünediğinde tam erişkin pozları vermeye başlamıştı bile. Boksta az da olsa metal teller kullanılmıştı ve bunlar onun tüylerine az da olsa zarar veriyordu. 1 ayın sonunda artık kendine bakabilecek büyüklüğe ve yapıya sahipti. Tüyleri daha fazla zarar görmeden salınması gerektiğine karar verildi. Komutanlığa haber verildi. Geldiği bölgeye yakın bir yere salınmak üzere yola çıkıldı. (08.07.2008)

 En uygun çam ağacını seçtik onun için ve saldık. Onun koruma altında bir tür (Kulaklı Orman Baykuşu: Asio otus) olması nedeniyle, yaşam şansını yükseltmek için çabaladık. Umarız hemen avlanmaya başlar, kendi avını afiyetle yer. Zamanı geldiğinde de kendine uygun bir eş bulur ve bolca yavrusu olur. Daktilo!!! Güle güle uç!

Daktilo’nun uçuşuna özendim, ben de Malta Adası’na uçuyorum. 19-24 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilen GoldenCross Singing Festival’da ülkemi temsil edeceğim. Umuyoruz ki ülkemize bir birincilik kazandıracağız ve Türkiye’nin ismini en güzel şekilde akis ettireceğiz.

Sevgilerimle,

Nilay Tezsay

image010.jpgimage012.jpg

 image016.jpg

 

19. Haziran 2008

Yuvadan düşen kuşlar için ilk çözüm

Yuvadan düşen kuşlar için ilk çözümYuvadan Düşen Yavru Serçeler İçin İlk Çözüm

Elif Hanım’ın bir yavru serçe için beni aradığı günü dün gibi hatırlıyorum. Bir umutla bir yavruyu doğaya kazandırmak çabasındaydık ve bu çabamızda her zaman başarılı olamadığımızı bir kez daha gördük. Malesef o yavruyu kaybetmiştik. Tekrar tekrar düşündüm, tavsiyelerimizde ne eksikti diye…  İnsan elinde, yaşama olasılıkları çok düşük. Bir kuşun anne ve babasının yerini tutamıyoruz. Yardım etmek istiyoruz ama hep, bir şeyler eksik kalıyor. Yazının devamı için tıklayın »

 

19. Mayıs 2008

Yavru kuş beslerken neler yedireceğiz?

Yavru kuş beslerken neler yedireceğiz?Unutmayın ki, doğada ebeveynleri tarafından zengin beslenen yavruları mümkün olduğunca en iyi şekilde beslemeyi hedefliyoruz. Yavru büyütürken gün ışığı olan saatlerde 2-3 saate bir beslemek gerekiyor. Mamaları günlük ve taze hazırlayınız.

Böcekle beslenen kuşlara verilebilecek en ideal mamanın tarifini veriyorum:

Kuru, taneli kedi mamasından 10-15 tane kadar bir çay bardağına konur, üzerine su konur ve tanelerin şişmesi beklenir. Şişen taneler, pense ile ya da el yardımıyla yavruya verilir. Yavru gagasını kendiliğinden açmıyorsa elimizle nazikçe açmaya çalışırız. Örneğin ebabiller, bu şekilde beslenebilirler. Ayrıca mama öncesinde ve sonrasında enjektörle damla damla su verebilirsiniz. Gagasının kenarına gelen damlayı çekip içerler.

Kumru, güvercin beslerken…

Yine ıslatılmış kedi maması verilebilir. Önünde her zaman bir kap içerisinde suyla şişirilmiş bulgur, kırık mısır, kuru kedi maması, muhabbet kuşu yemi ya da kanarya yemi koyabilirsiniz. Bir süre sonra kendisi tıkır tıkır yemeye başlayabilir. Yanına bir kap temiz su koymayı unutmayın. Ekmek kırıntısı da severler.

Etle beslenen kuşlar için:

Yağsız kıyma, ince kıyılmış kuzu eti, tavuk eti, pirzola, kemikli etler verilebilir. Porsiyonlar haline getiridiğiniz mamaların sürekli taze kalmaları için buzdolabında tutulması gerektiğini hatırlatırım. Hatta bir kısımını derin dondurucuya koyunuz. Mama, ılık verilmelidir. Ağız açıklığının yarısı kadar büyüklükte lokmalar hazırlayabilirsiniz. Verdiğiniz etteki su oranı yeterliyse ayrıca su vermenize gerek yoktur. İstisna olarak, kartallar vebazı yırtıcılar hortumdan akan suyu içmeyi severler.

Takviye:

Büyürken kalsiyum ve vitamin takviyesi de gerekecektir. Calcidine granül kullanılabilir. Petshoplardan kuşlar için olan vitaminlerden alabilirsiniz. Kuşun türüne özel sevilen yiyecekler varsa verilebilir.

Not:

Yavru kuş beslerken neler yedireceğiz?Bir saksınızı yuva haline getirebilirsiniz. İçine pamuk koyduktan sonra ince bir bez parçasını en üste koyun ve yavruyu yerleştirin. Bez koyun ki, pamuk ya da elyaf ayaklarına dolanmasın. Tünemeyi seven kuşlar karton içine dal ya da zemine taş koyun. Tüylerine zarar vermekten kaçınmak için kafese koymayın, mümkünse delikleri olan bir karton kutuya koyun. En güzeli, üstü açık karton üstüne buzdolabının ızgaralı rafını kapamaktır, kuş zarar görmez. Ayrıca yemeği gazete üzerine atmayın, bir süre sonra gazetedeki kurşun maddesinin mamaya yapışması sonucu kuşta zehirlenme yapabilir. Lütfen kuşun tüylerine zarar verebilecek, onu kirletebilecek, cıvık yumurta sarısı gibi gıdalar vermeyelim!

Kuşun ısınma ihtiyacı için, kuşu yakmayacak mesafede duran bir ampul yeterli olacaktır. Sıcaklık ona su kaybı yaptıracağı için su takviyesini unutmayın. Eğer enerji takviyesi gerekiyorsa, %5′lik dekstroz solüsyonu damla damla içirilebilir. Hatta Veteriner Hekimler, dehidrasyonu engellemek amacıyla, sırt derisi altından kelebek yardımıyla dekstroz verebilirler.

Diğer ülkelerde nasıl besliyorlar?

Yunanistan Aegina Adası’ndaki, Ekpaz Yaban Hayat Hastanesi’nde yavrular için kedi maması kullanılıyordu. Yırtıcılar için makasla kemikli tavuk eti parçalanıyordu. Avusturya Viyana’ya yakın Yaban Hayat Rehabilitasyon Merkezi’nde saksağan, karga ve yırtıcı yavrularına daha değişik bir mama hazırlanıyordu. Yumurtacı çiftlikler için üretilen civcivlerden erkek olanları onların işine yaramayacağı için karbondioksitle boğulur ve buradan ölü civcivler merkeze getirilir. Civcivler makasla dilim dilim doğranır. Böcek mamasıyla karıştırılır ve yavrulara yedirilir.

Bebek bakıcılığınızda iyi şanslar diliyorum! Lütfen ama lütfen, yavru kuşu büyüttüğünüzde uçabiliyorsa onu salın. Uçup gittikten sonraki mutluluk tarif edilemez sanıyorum. Amaç doğadan kopanı mümkünse doğaya geri vermektir. Lütfen kanat uçlarını keserek esaret altına almayalım. Her canlının ilk dileği özgür olabilmektir. Verdiğim tüm bilgiler yavruları doğa anaya kavuşturmanız içindir. Hepinize kolay gelsin…

ÖZGÜR BİR ÖRNEK:

Zayıf Fiyu ördeğini bir ay boyunca besledim. Rahat etsin diye, odama gazete serdim. Kör kedim ona bakıyor. Şişmanlayınca ait olduğu Ömerli Barajı’na saldık, uçtu, gittiJ O artık ÖZGÜR BİR ÖRDEK!!!

Yavru kuş beslerken neler yedireceğiz?Yavru kuş beslerken neler yedireceğiz?

Sevgiler,

Nilay Tezsay