Koca bir kış mevsimini iyisiyle kötüsüyle geride bıraktık. Ormanlardaki dostlarımıza barınaklarda yaşayan dostlarından yemekler sağlık ihtiyaçları vb. yardım elleri uzandı…
Sağlık her şeyin başı. Çok doğru söylenmiş. Dişimiz azıcık ağrısın yerimizde duramıyoruz. Biraz havalar soğudu mu üst üste kazaklar giyilip çıkılıyor sokaklara…
Kış mevsiminden arta kalan hastalıkların hala tedavisi devam ediyor. Bunu içinde bulunduğumuz web sayfasından oldukça kolay tabip edebilirsiniz.
Şimdi ilkbahardayız. Tabiat ana uyandı. Erik ağaçları çiçek açtı. Papatyalar her tarafta… Erguvan mevsimi de geliyor.
İçimiz bir hoş, içimiz kıpır kıpır. Başka türlü güzel bu günlerde dünya. Yazının devamı için tıklayın »
Yaralı yabani bir hayvan buldunuz ve yardım etmek istiyorsunuz. Tutmalısınız, fakat nasıl yapacağınızı bilemiyorsunuz. Hemen sizlere nasıl tutabileceğiniz ve neler yapabileceğiniz hakkında bilgiler verelim.
Veteriner Hekimler, bir hayvanı tutarken evcil hayvanların bireysel mizaçlarını sahiplerine sorarak hareket ederler. Hayvan uysalsa daha rahat hareket edilir, eğer kızgın bir hayvansa kesin ve şansa bırakılmayacak önlemler alınması gerekir. Yabani hayvanları tutarken vücut yapılarını iyice gözlemleyerek ve türe özgü mizaçlarını tahmin ederek temkinli hareket edilmesinde yarar vardır. Küçük hayvanların heyecandan kalp atımları hızlanabilir. Duruma ve hayvanına göre, eldiven kullanabilirsiniz. Bazen eldiven kullanmak, hayvanın elinizden kaçmasına sebep olabilir, hayvanı daha da tedirgin edebilir. Kucağınıza almanız gerekiyorsa, bir havlu ile tutmanız daha uygun olabilir. Havlu hem yumuşaktır, hem de onu sarmanızda kolaylık sağlar. Kolayınızda bir de ten rengi flaster bulundurunuz, kanat, gaga ve bacak sarmanız gerekebilir. Yanlışlıkla ipek bant kullanmayın, çünkü ipek bant tüylere zarar verir. Yazının devamı için tıklayın »
Provaydı,yogunluktu,oyun cıkarıyorum derken kendimi sahnede buluverdim yeniden…korku,heyecan,acaba yapabilecek miyim’ler yerini ”ne guzel bir meslegim var benim yahu”ya donusturdu bile…ve cok gecikmis yazı zamanım da geldi cattı tabii…bu uzunca aradan oturu ozur diliyorum hayvan dostları… yazısamadıgımız bu surecte neler mi oldu? ilk kelimesi kedi olan Kavin kızım kocaman oldu herseyden evvel…onceleri sadece ”mi” sesi cıkarabiliyordu,simdilerde kedi gorunce onlardan daha yukses sesle ”miyav”lıyor ve tıslıyor zaman zaman…Bu kız bunları yapmayı nereden ogreniyor bilmiyorum… aylardan mart…annemin deyimiyle butun kabak yavruları dogdu..ve yine annemin soyledigi sekilde,sokak kedileri ve kopekleri martık cıkardılar mı seneye marta kadar yasarlar Sevinc,aman dua et de bizim sokaktaki arkadaslarımız 20 25 gun daha dayansınlar…
Yeni bebeklerimiz tam 6 tane,ilk baslarda durum kontrolu yaparken birbirlerine karıstıkları icin 5 saymıs ve sevinmistik ama sevincimiz kısa surdu…Duman annemiz bebekleri bir oraya bir buraya tasıyadursun,yasadıgımız sitedeki degisim beni bile sasırtıyor su sıralar hani neredeyse nazar degmesin diye yazmayayım diyorum…Bizim 6 afacana bloklardaki bazı sakinler sırayla bakar oldu…Annem pazartesi,ben salı,ust komsum carsamba,karsı blok numara 12 persembe diye uzayıp gidiyor liste…Dunyada sizden baska hayvan dostları oldugunu bilmek kadar onları tanımak da ayrı bir zevk…ve dikkat ediyorum hepsi evindeki hayvanından oglum Pıtır,kızım Nazar diye bahsediyor…Bunu hayvansevmez birine anlatmak olası degil ama bu dostlarımız gercekten evimizde konakladıkları ilk geceden itibaren bizim evlatlarımız oluyorlar… Bakalım Kavin ilk arkadasını eve ne zaman getirip ”baba,ben bunu istiyorum,benim olabilir mi lutfen” diyecek? Bu anı dunyadaki butun ipler elimde cekiyorum…Sabahları miyavlayarak uyanan,balık gordugunde ”anneeee babuk” diyen kopeklere ”havva havva” diye seslenen bir kızınız var mı?Hem onlardan hem de hayvan dostlarımızdan ogrenecek cok seyimiz var… mart ayı bitmeden gırıltılar esliginde gune uyanmak isterseniz bana ulasın barınagımızdan,size nefis tuylu kucuk bir sey armagan etmek istiyorum…hazır site sakinleri de sevmeyi yeniden ogrenmisken ne guzel olur degil mi?ust kat komsumun kopegi havva’lamaya basladı,belki Kavin uyanır,bir an gozunu acar,bana bakar ve hemen ona sorarım;”kızım,kopekler nasıl ses cıkarıyor?”… sevgiyle…
sevinc erbulak
not:bu gecikmeli yazımı hala sevmeyi ogrenememis tum site sakinlerine ve apartmanda yasayan ama sadece kendine yasam hakkı tanıyan cok degerli! komsucuklara adıyorum…

Veda…
Benim Dünya’m , Meleğim , en sevdiğim
Nasıl da geçti gidişinin ardından bir koca sene… Acının şekli değişti… Yürek yakan hali geçti yeri daha da büyük bir özlemle doldu…
Bu özlem nasıl diner ben bilmiyorum… Dinmesini de hiç istemiyorum … Umarım bir gün yine sen benim meleğim olarak yanımda
olacaksın… Her hayvana içim eridi ama sen bambaşkasın… Sen benim kalbimsin… gittiğinden beri dinlediğim şarkının sözlerini yazıyorum sana…
Irmaklar Denizlerde,
Denizler Sahillerde Durdular.
Arayanlar Hiç Bir Yerde ,
İnanlar Dualarda Buldular.
Kim Bilir Sen,
Benim Halimde.
Sakinliğimde Ne Buldun..
Bense Yoruldum,
Kendi Kendime Sokuldum.
Yüz yıl önce başladı organize çile çalışmaları… Yok olmadık…
Bitmedik.. Bitiremediniz…
Padişah attı bir adaya kapattı… ölüme boğdu… çığlıklarımız cümle alemi sardı. Uyuyamadınız.. biz de yaşayamadık..
Bitmedik…. Bitiremediniz..

Habitat toplantısı dediniz.. bizi habitatımızdan sildiniz… yıktınız sildiniz geçtiniz…
Bitmedik…. Bitiremediniz.. Yazının devamı için tıklayın »