Yardım Etmek İstiyorum

E-bülten’e Kayıt Olun


www.petimenealsam.com

Kürke Hayır

Tolga Öztorun

 

02. Aralık 2007

Meğer Mucize Yokmus ! …

15 sene once baslayan bir sevda masali dun malesef mutsuz bir sonla okundu ve bitti…Ilk gozagrim sevdigim en ozel dostum uctu gitti..zamani geri alamadik… Omrumun yarisini onlarin ozgurlugu icin harcadim..Belki onlarca hayvan sayemde mutlu yerlerdeler..ama kendi ozelimi yasatamadim…Zamana karsi koyamadim…son 1.5 aydir her gun bir mucize diledim…Yokluguna alismak cok zor olacak..Isyan etmek istiyorum…Cami acip bagirmak istiyorum…geride kalan hayvan dostlarimin da bana ihtiyaci var ama su anda hic gucum yok bu savasa devam etmeye… Onu alabilmek icin 3 sene mucadele ettim ailem ile… Avcuma geldiginde sadece 28 gunluktu…herkesin kopegi ozeldir ama Dost bambaska bir melekti. Melek diye severdik biz onu…bizi hic uzmedi…kaydi gitti bu dunyadan…

En korktugu sey bilmedigi bir yerde yalniz kalmasi ve gokgurultusuydu…dun onu hic bilmedigi bir yere gomduk ve aksam deli gibi yagmur yagdi…Gokgurultuleri kalbimi deldi…Melegim hep aklimda ve kalbimde olacaksin…Umarim gittigin yerde babam seni karsilamistir..Tek tesellim su an beraber oldugunuzu hayal etmek…

Meğer Mucize Yokmus ! ... Simdi evimiz sensiz kaldi…Yagmur bile mutsuz artik seni kiskanamayacak yemeklerini calamayacak…Odan bombos…kalbim aciyor…hersey anlamsizlasti…

Artik sana hic aci yok…ilac yok serum yok…sevmedigin o ilaclari iciremeyecegim artik … Mucadelemiz boyunca hep yanimda olan arkadasim Zeynep Hekimoglu’na , Amerika’dan bile beni yanliz birakmayan surekli hic gormedigi Dost’a ilac yollayan Ebru Unal’a , O’na her aksam saat 21:00 de reiki yollayan Buket Dincsoya , Ece’ye , Devlet Anneye , Kebire’ye , Meral Abla’ya , Duygu’ya, her aradigimda kosup gelen Veteriner Hekim akadasim Ali Battal’a , 15 sene boyunca her kahrimizi ceken Veteriner Hekim annesi Guner Bostanci’ya , adini yazamadigim onu ve beni dusunen herkese ve en cok ta ona evladi gibi bakan Asli’ya ve anneme cok tesekkur ederim. Malesef masal bitti..Meger mucize yokmus..

Elveda Melegim Meğer Mucize Yokmus ! ... Sensiz yasamak cok zor olacak…Hep mutlu ol…

Tolga..15 sene sonra ilk kez DOST’suz…

Tolga Öztorun
05.03.2007

Bu köşeye yazılarınızı göndermek için [email protected]

 

Barınakta ilk gün

Barınaktaki ilk günümu sizler ile paylaşmak istiyorum. Cumartesi sabahı yola çıktım ve barinağa gittim… Aklımda ne yapsakta bu bebişlere bir sanş daha versek diye düşünürken barınağın kapısına vardım. 1700 solistli bir koro beni karşıladı…İnanın hepsi bir ağızdan aynı şarkıyı olanca güçleri ile söylüyorlardı. Avluya doğru yürüdümde aman bir kalabalık bir kalabalık ne güzel dedim bütün üyeler gelmiş… Neyse aradan Yonca çıka geldi tanıştık , Meral Hanım ile taniştırdı… Gelen kalabalığın basın olduğunu anladım Barınakta ilk gün Elif , Yonca ve Yoncanın bir arkadaşı ve ben vardık gönüllülerden. Sonra Murat Bey ve eşi geldi. Neyse Belediye başkanının da gelmesiyle start verildi. Kameralar motor dedi ve başrol oyuncularımız traş masasının üzerinde yerlerini aldılar… Aman allahım ne güzel ezberlemişler rollerini hiç kıpırdamıyorlar. Uslu uslu Meral Anne’lerinin onları traş etmesine izin verdiler. Neyse uzatmayayım çekim bitti Başkan gitti medya gitti kaldık başbaşa…10-15 dakika! lık bir sohpetin ardından kolları sıvadık… Ben ve Yonca bir ekip oldu , Asude ve Meral Hanım bir ekip oldu.. ilk deneyim icin fena sayılmazdım ama ufacık bir kesik yapmadım desem yalan olur bebecikte… Neyse dezenfekte ettik kesigini…Uzunca bir Barınakta ilk günsure traştan sonra güneş ensemizi pişirdiği içi Meral Hanım ‘ın odasına kaçtık…Bizleri nefis çayı ile ağırladı.Sohpetler edilirken oda kim…küçücük nazlı mı nazlı ama bir o kadarda sinirli Lilly geldi…. Elif arkadaşımızın KURTARDIGI bir kız Lilly. Barınak ile ilgili kötü anıları olsa gerek agresifleşti ve hepimize inci dişlerini göstermeye başlayınca Elif ve Hintli erkek arkadaşı süt kızlarını alıp aramızdan ayrıldılar. Biz ara ara sohpet ara ara traş ile tüm günü akşam ettik. Sonra barinağin görmediğim kısımlarını gezmek istedim.Gezerken 5 yıl önce barınağa verdiğimiz bir köpeği gördüm..Sağlıklı ve mutluydu. Bu köpeği biz sokakta bulmuştuk..Yağmurdan sırılsıklam olmuştu ve annesi yoktu. Biberon ile büyütmüş! tüm ben onu…ama sonra evdeki köpeklerim yüzünden alamadım eve…İş yerimizin bahçesinde 8-10 ay kaldı…Daha sonra iş yeri kapanınca onu Meltem Anne barınaga almıştı.İnanın göreceğimi ummamıştım.Çok mutlu oldum…İşte YKHB bu kadar emin bir yer…İşte arkadaşlar bu traş kampanyası benim için inanılmaz bir deneyimdi…Her hayvanseverin yaşaması gerektiğini düşünüyorum. Umarım en kısa sürede yine ve sürekli gidebilirim. Akşam 20:30 da eve döndüğümde aklımdaki tek şey mutluluktu. Cumartesi günü barınakta yaşadığım huzuru hiç bir şeye değişmem. Teşekkürler Meral Anne..

Tolga Öztorun
Gönüllü
20.06.2005Bu köşeye yazılarınızı göndermek için [email protected]

 

HANİ BÜYÜKLER DER YA ” HAYVAN SEVMEYEN İNSAN DA SEVMEZ ” DOĞRU DİMİ ?

Siz hiç yanımadığınız bir insanin acısını yaşadınız mı ? Nekadar traji – komik değil mi ? Sıradan bir ofis günü bir sürü yetişmesi gereken iş , bağırıp çağıran insanların olduğu ve bir çocumuzun burada ne ne işim var dediği klasik bir ofis . Azıcık olsun dağılmak için e mail kutumu açtım… Çok sevdiğim bir dostumun cici karısından üzücü bir e mail aldım , hiç tanımadım arkadaşı Esra’nın köpeği ölmüş…. Ben Esra’yı tanımıyorum – Beno’yu da tanımıyorum. Ama Ceyda çok güzel yazmış duygularını. Hangimiz yaşamadık ki bir çok insan bize de demedi mi ?

” bu kadar ağlama canım altı üstü bir köpek”

” yenisini alırsın ”

” demek 6 yaşındaydı, zaten ölecekti ”

bu aptal cümleler daha çok çoğaltılabilir. Benim anlamakta zorlandığım orada bir iş arkadaşı ağlarken nasıl bu kadar duygusuz oluyor insanlar. Çoğu zaman daha bebecikken alıp koynumuzda büyüttüğümüz canlı sadece bir köpek ! olamaz. Öldüğünde ise asla ama asla yenisi alınarak acısı dindirilemez. Acaba insan çocuğu öldüğünde de yenisini yapıp acısını dindirebilirmi ki Esra yeni bir köpek alıp güle oynaya evine dönebilsin ?

Tanımadığım halde Esra ya e mail attım . İçi yanıyor bu da doğal. Ona barınağımızdan bahsettim , web üzerinden inceledi , zamansızda olsa ufacık bir virüs soktum kanına sanırım. Müsait olduğu bir pazar ( Sanırım bu pazar ) Beno’ ya yeni aldığı mamayı getirmek ve Beno’nun ruhunu mutlu etmek istiyor. Ona barınağımızdaki 1700 dostumuzdan bahsettim , gelip onları görürse Beno için ne kadar büyük iyilikler yaptığını daha da anlayak . Eğer bir gün yeniden bir dost edinmek istersen bunu kesinlikle bizimkiler arasından seçecek , söz verdi.

Umarım benzer bir acıyı hiç birimiz , hiçbir zaman yaşamayız. Zaman her acının ilacı. Geçmeyecek ama şiddeti dinecek. Beno hep kalbinde yaşıyacak.

Sevgiler

Tolga ÖZTORUN

[email protected]

29 Eylül 2005

Bu köşeye yazılarınızı göndermek için [email protected]

 

Mısır Gezisi

Mısır Gezisi Yaklaşık 3 senedir barınakla uğraşmaktan (cumartesi pazar dahil haftanın 7 günü )hiç tatil yapamamıştım. Eşimle beraber biraz dinlenmek biraz kültür gezisi meslekten dolayı (karı koca mimar olunca) eski eserler ilgimizi çekiyordu 1 hafta uzaklaşalım tatil yapalım dedik gazete ilanlarından mısır gezisi ilgimizi çekti. Fiatlar uygun du 10 ay taksit vb. kolaylar olunca, hemen yerimizi ayırttık ve karar verdik. Tabii aklım gene barınakta olacaktı ama dinlenmeye çok ihtiyacım vardı barınağı güvenilir arkadaşlara emanet ettim ve yola çıktık.

Mısır Gezisi Mısır Gezisi

Kahireye indik istanbul çok soğuktu ama mısır 30 dereceye yaklaşıyordu çok sıcaktı ohh be iliklerimiz ısınacak dedim. Gezinirken şehir kısmında hiç başıboş köpek göremedim ama kedi çok fazlaydı özellikle cami ve turistik eşya satan ve turistlere hizmet veren cafe restoran vb yerlerde kedi kaynıyordu resimlerdede göreceğiniz gibi.. Kediler dükkan içlerinde cafe ve restoranlarda masaların altında rahat ve kendinden emin dolaşıyorlar besleniyorlar kimse onlara dokunmuyor ve hiç kimse korkmuyordu bana sanki bölgede insanlar kadar kedilerde hak ve yer sahibiymiş gibi geldi. Sonra ilerleyen günlerde piramitlerin olduğu giza luksor vb çöl kısımlarında tur yaptık oralarda da köpekler gördüm ama hiç kedi görmedim tabii her zaman çantamda mutlaka yiyecek bir seyler olur mutlaka bir hayvan karşıma çıkar ve eslerim diye ne hikmetse hep benim karşıma çıkar .

Mısır Gezisi Nihayet piramit bölgesinde anne yavru ve baba dan oluşan bir aileyle karşılaştım turistler seviyorlar dı ben de sevdim besledim köpek özlemimi giderdim gayet iyi durumdaydılar .. Mısırda piramit bölgesinde eski eserler , tapınaklar, anıtlar hemen hemen her eserin üstünde hayvan figürleri vardı yılan maymun kuş aslan koç arı at timsah vb yani hayvan o dönem insanı için çok önemliydi ve bunu taşlara kaziyorlar heykellerini yapıyorlardı yani kutsaldı . Kutsal gördükleri için zarar vermiyorlardı oysa bizde….

Mısır Gezisi Neyse tatil çabuk bitti ve pazar günü türkiyeye döndük hemen barınağa geldim havuç bade ponçik badi kapıda karşıladılar yalama öpme seansları başladı çok özlemişim onlarda beni özlemişler bunu her tür şaklabanlıkla gösterdiler. Mısır gibi bir arap ülkesinde bir hafta geçirdikten sonra şunu düşündum türkiyede teknoloji , refah düzeyi her şey son derece ilerledi ve ilerliyor medeniyetin çok fazla olmadığı( teşhisim türkiyenin 30 sene önceki hali diyebilirim )araba modelleri bile hala lada şahin reno vb ,lüks araba sayılı görebilirsiniz insanlar fakir (sefalet diz boyu özellikle çöl kısmında )ama çok mutlular hepsi güleryüzlü kimse kavga etmiyor trafik kazası oluyor ışıklara falan uyan yok iniyorlar arabadan bakıyorlar hasara ,no problem deyip devam ediyorlar enteresandı sanki sinirlerini aldirmışlardı bu insanlar (belkide hayvanlar la bir arada yaşamak onları rahatlatıyor her tür olaya pozitif bakabiliyorlardı).. hayret istanbul gözümün önüne geldi ufacik bir trafik kazasinda hemen yumruklar konuşur tahammül sınırımız sıfır..

Mısır Gezisi İzlenimlerimin sonuna geldim osmanlı döneminin ilk başlarında insanlar camiler yapar çatı kısmın altında yağmur oluklarına dekoratif suluklar yaparlardı kuşlar su içsin diye
her mahallede kediler köpekler olur insanlar onları besler severlerdi sonra ne olduysa artık insanlar hayvanlara yaşam hakkı tanımamaya başladı oysa ilk başta
beraberlerdi . ..bizim camilerin bahçelerinde kediler istenmez kovulur zehirlenir oysa mısırda camilerde kediler baş tacı hiç kimse rahatsiz değil keşke hem medeniyet ve refah seviyemizin arttığı gibi hayvanlarada yaşam hakkı tanıma seviyemiz artsa tahammül sınırlarımız dahada genişlese ne kadar iyi olacak temennim bu…

Meral Olcay
08.11.2005

Bu köşeye yazılarınızı göndermek için [email protected]

 

Fatih Belediyesi Yedikule Hayvan Barınağı 23 Nisan Çocuk Şenliklerinde

Fatih Belediyesi Yedikule Hayvan Barınağı 23 Nisan Çocuk Şenliklerinde

Ulu önder Atatürk’ün öncelikle çocuklara sonra biz büyümüş çocuklara armağan ettiği Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı bu sene Yedikule Hayvan Barınağı sakinleri olarak şenlikler ile kutladık.

22 ve 23 Nisan tarihlerinde İstanbul Park Orman’da düzenlenen ‘ Çocuk Şenliği’ etklinliklerinde değerli dostumuz Tolga Abi kendi anaokulu standında barınağımızı tanıtmamız için bize standını açtı. Tolga Abi Anaokulu’nun etkiliğe katılan tüm öğretmenleri ve okul müdüresi Müge Hanım bizleri sevgi ile karşıladı.

Barınağımızın 5 minik sakini ile yollara düştük. Tekerlekli sandalyeye mahkum melek kızımız Nazlı , Kaynar su ile yakılmış Kelebek kızımız , Milli felaketimiz Havuç , Jale Annesinin biricik tontonu Karam ve henüz hayatının baharındaki 1,5 aylık minik Çılgın bu sene 23 Nisan şanslılarıydı. Karam ve Nazlı ortalıkta tekerlekli sandalyeleri ile koştururken gerçektende çok ilgi gördüler. Bizim minikler ile fotoğraf çektirmek için sıra bile oldular. Yedikule Hayvan Barınağı broşürlerimizi dağıttık. Standımız ile ilgilenenlere çalışmalarımızdan bahsettik dolu dolu bir 23 Nisan kutlaması yaşadık.

Fatih Belediyesi Yedikule Hayvan Barınağı 23 Nisan Çocuk Şenliklerinde Bu şenlik sayesinde yaptığım bir diğer gözlemde yetişkinler ve çocuklar arasındaki köpek sevgisinin akılalmaz boyut farklılığıydı. Malesef ki bir çok çocuk anne babalarını çeke çeke bizim standımıza getiriyorlar , köpekleri sevmek , dokunmak ve bir iletişim kurmak istiyor ancak bazı anne babalar durmadan çocuklarını ” elleme ” – ” ısırır ” – ” pis ” diye ikna etmeye çalışıyordu.

Oysaki bizim sevgi delisi 5 köpeğimiz asla ısırmaz ve asla pis değiller. Siz bir köşeye oturduğunuzda Nazlı hemen başını dizinize dayayıp güzel gözleri ile ” sev beni ” diye size bakıyor. Bu farkı bir kez onlara dokunduğunuzda hemen hissediyorsunuz…

Onlara yardım edebilmek , herhangi bir ihtiyaçlarında yanlarında olmak ve başlarını okşamak o kadar güzel bir duygu ki bu duyguyu hiç bir şeye değişmem. Oysaki ailelerin çocuklarını yetiştiriken hayvan sevgisi , sorumluluk duygusu aşılamaları gerekirken bir çok minik dostumuzun ağzından aynı cümleler dökülüyordu

Fatih Belediyesi Yedikule Hayvan Barınağı 23 Nisan Çocuk Şenliklerinde ” Anne ısırmaz bak dokun bir kez … ”

Anneler – Babalar bu Dünya’yı birlikte paylaştığımız ve bu Dünya’nın nimetlerinden bizler kadar yararlanmaya hakkı olan muthaç hayvanları sevmekten ve gelecek nesiller olan çocuklarımızı onlar ile ilişki kurmasından kormayınız. Önce bizler seveceğiz ki çocuklarımız korkulacak birşey olmadığını görsün ki onları canice katletmesinler , ölüme terketmesinler.

Sevgili yetişkinler sizden bir kez daha rica ediyoruz , lütfen çocuklarınızın hayvanlar ile iletişim kurmalarını destekleyin. Bu sayede sevgi ve sorumluluk duyguları daha da gelişecektir. Bir sürü abuk subukluğun yaşandığı Dünya’mızda en çok ihtiyaç duyguğumuz şey sadece SEVGI.

23 Nisan Çocuk Şenliği bünyesinde Yedikule Hayvan Barınağı sakinlerine ilgi gösteren herkese özellikle de Tolga Abi ve tüm ekibine gönülden teşekkürlerimizi bir borç biliriz.

Nice 23 Nisanlara….

Tolga ÖZTORUN
YKHB Gönüllüsü

24.04.2006

Bu köşeye yazılarınızı göndermek için [email protected]

Toplam 46 sayfa, 45. sayfa gösteriliyor.« İlk...102030...4243444546