Yardım Etmek İstiyorum

Prof. Dr. Tamer Dodurka

 

02. Aralık 2007

Geçmişten Günümüze Avrupa Ülkeleri Ve Türkiye’de Hayvan Hakları

Geçmişten Günümüze Avrupa Ülkeleri Ve Türkiyede Hayvan HaklarıÜlkemizde 2004 yılında, binbir zorlukla çıkartılan “Hayvanları Koruma Yasası” doğru dürüst uygulamaya konulamamış ve ne yazık ki, hayvan hakları medeni bir ülkede olması gereken düzeye halen gelememiştir. Oysa, AB Ülkelerindeki hayvan hakları, ulusal yasalarda “hayvanlarda kişilik” kavramını tartışabilecek boyutlara ulaşmış ve AB çerçeve sözleşmelerinde hayvanlar artık mal değil, hissetme yeteneğine sahip varlıklar olarak kabul edilmiştir.

Diğer yandan, aynı batı ülkelerinin geçmişine baktığımızda tam tersi bir tablo görebiliriz. İnsanların köle, soylu, alt-üst insan gibi kavramlarla kategorize edildiği Ortaçağ Avrupa’sında hayvanların durumu içler acısıyken, Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bektaşi Veli gibi düşünürlerin yetiştiği bu topraklarda “yaratılanı severim yaratandan ötürü” düşüncesi yaşama da uygulanıyor ve hayvana karşı duyulan sevgi batıda alay konusu olacak kadar yoğunlaşıyordu. Bu sevgi, saygı boyutundaydı. Evlerde hayvan beslenmiyordu ama hayvanlara günümüzdekinden daha fazla değer veriliyordu.
Peki bu günlere nasıl gelindi? AB yasalarında iyileştirilmiş olan hayvan hakları toplumda da kabul gördü mü? Ülkemizde hayvan hakları ile ilgili yasal düzenlemeler yapılırken halkımızın hayvan haklarına bakışında herhangi bir değişme oldu mu? Yazımızda bu sorulara yanıt arayacağız. Yazının devamı için tıklayın »

 

Kedilerde nadir sayılmayacak bir hastalık: Eozinofilik Granulom- Kompleks

Kedilerde nadir sayılmayacak bir hastalık: Eozinofilik Granulom  KompleksÜst dudakta, deriyle mukozanın kaynaştığı bölgede, dilde veya ağız içersinde, kulak, uyluk bölgesi, parmaklar, karın bölgesi ve nadiren diğer vücut kısımlarında sert oluşumlar veya ülserlerle karakterize reaksiyonlara neden olan bir hastalıktır. Farklı isimlerle anılır ve değişik formları vardır. Örneğin, kollagenolitik granulom (eozinofilik granulom, linear granulom), eozinofilik plaklar ve eozinofilik ülserler vb.

Sebebi tam olarak bilinmemekle beraber yangısal ve mekanik irritasyonların etkisiyle, değişik tipte yangı hücrelerinin (sıklıkla eozinofillerin) ağızda reaksiyonlara neden olduğu düşünülmektedir. Alerjiler, parazit veya mikroorganizmalarca tetiklenen antikor-antijen reaksiyonları nedenler arasında sayılabilir. Yazının devamı için tıklayın »

 

Sevgide menfaat olur mu?

Sevgi konusunda biz insanların hayvanlardan öğreneceği çok şey var.

Özellikle, sevginin niteliği konusunda da hayvanlardan ders alabiliriz.

Sosyal diye bahsedebileceğimiz herhangi bir canlının gelişmişlik düzeyi artıkça sahip olduğu sevginin niteliği de değişmektedir. En gelişmiş canlı olduğu iddia edilen insan için sevgi, bilinç düzeyine çıkabilmekte ve insan, sevgisine ait nedenleri sıralayabilmektedir. Örneğin, seviyorum çünkü o zengin, saçı siyah, gözü mavi vs. diyerek sevginin özünden sapılabilmektedir. Daha alttaki, insan kadar sosyal olmayan, hatta bana göre insandan daha sosyal olabilen canlılarda ise sevgi sorgulanmaz. Yazının devamı için tıklayın »

 

Havlayan Köpek Isırmaz mı?

Havlayan Köpek Isırmaz mı?Halk arasında “Havlayan Köpek Isırmaz” diye bir deyiş olsa da, karşımıza gözlerini bize dikmiş şekilde havlayan bir köpek çıktığında, bu deyişe hiç birimiz itibar etmeyiz. O an, kanımızda birden bire artan adrenalin ve buna bağlı olarak hızlanan kalp atışlarımızla yükselen kan basıncımız çoğu kez köpeğin havlamasının altında yatan nedeni düşünmemize engel olur ve genellikle kaçma dürtüsünün etkisiyle o ortamdan uzaklaşırız.

Köpek için, havlamak son derece doğal bir davranıştır. Havlayarak kendilerini ifade ederler ve çok değişik uyarılardan dolayı havlayabilirler. Yazının devamı için tıklayın »

 

FIV veya kedi AIDS’i

FIV veya kedi AIDSiFIV veya kedi AIDS’i nedir? İnsanlardaki AIDS hastalığı ile ilgisi var mıdır?

Dünyada ilk defa 1987 yılında varlığı ortaya konulan ve FIV (Feline immunodeficiency virus) adı verilen virüs,  kedilerde bağışıklık mekanizmasını baskılayarak  öldürücü bir hastalık oluşturmaktadır. Hastalık bu yönüyle “Kedi AIDS’i” ya da “kedilerin edinsel bağışıklık yetmezliği” olarak da adlandırılır. İnsanlardaki AIDS hastalığının etkeni olan HIV (human immunodeficiency virus) virüsü ile aynı gruptan olsa da, hatta bu virüsle bir çok yönden benzerlik taşısa da  FIV sadece kedilerde AIDS’e neden olur; yani insanlarda hastalık yapma olasılığı yoktur. Yazının devamı için tıklayın »