kim demis kediler nankordur diye?
insana cok benzediginden midir,kisilikli yapısından mıdır bilmiyorum ama pek cok kisi hayvanlardan ”kedi” yi sevmez.sevemez…ben hep sasarım bunu duydugumda,atesli savunmalara gecerim,kendimi yıpratır dururum nafile! sirkte yapacagı numaradan sonra odul mamasının pesinden kosmayan belki de tek dort ayaklı hayvan olan ”kedi” leri cok severim…evet ben en cok kedileri severim hayvanlar aleminde…yaygın inanısın aksine nankorluklerininden oturu degil,sirk canbazı olmayı kabul etmeyislerinden oturu,kimlik sahibi olmalarından oturu,canlarının istedigini canları ne zaman isterse o vakit yapmalarından oturu cok severim onları… evdeki uc yaramazımın onları mıncıklamak istedigimde arkalarını donup gitmelerine gülumserim… Yazının devamı için tıklayın »
”Hayvanlar….bazılarımız icin ailemizin bir ferdi bazılarımız icin arastırma malzemesi…
Biliyorsunuz ABD’de her yıl milyonlarca hayvan ameliyat yontemlerinin aletlerinin ilacların ve tuketici urunlerin gelistirilmesinde ve test edilmesinde yanı sıra sozum ona insanlarda gorulen rahatsızlıkları bire bir yansıtan hastalık modellerinin kurulmasıyla ilgili turlu deneylerde kullanılıyor…Dahası pek cok hayvan dostumuz sırf deney icin uretiliyor ama yas cinsiyet ya da genel saglık durumu gibi bazı sartlara uymadıgı icin sonunda kullanılmıyor.Bu nedenle ıskartaya ayrılan hayvanlarla ilgili federal tahminler yuzde 50 gibi yuksek bir duzeydedir…” Yazının devamı için tıklayın »
Bu aydan itibaren sizinle beraber bir kitap okuyacagım… o kadar guzel satırlar paylasacagız ki simdiden heyecanlanıyorum.. Bir arkadasımın tavsiyesiyle aldıgım ”hayvan haklarına giris” isimli bu kitabı dun gece elimden bırakıp bas ucu lambamı sonduremedim… ısık acık dalmısım bir vakitte… gercek bir hayvansever olan gary l. Francione bizi bu kitapta daha cok duymak ve bilmek istemedigimiz ya da bilip de bilmek istemegimiz hayvan gercekleriyle yuz yuze getiriyor…okunduktan sonra unutulması mumkun olmayan kelimeler yazmıs ard arda…baktıgım fotograflar artık omrumun sonuna kadar benimle ve aklımda tek bir soru,
”Onlara daha iyi bir dunya sozunu ne zaman verebilecegiz acaba?”
Sadece hayvansever olmamızın hicbirseye yetmedigini biliyor muydunuz? Yazının devamı için tıklayın »
Provaydı,yogunluktu,oyun cıkarıyorum derken kendimi sahnede buluverdim yeniden…korku,heyecan,acaba yapabilecek miyim’ler yerini ”ne guzel bir meslegim var benim yahu”ya donusturdu bile…ve cok gecikmis yazı zamanım da geldi cattı tabii…bu uzunca aradan oturu ozur diliyorum hayvan dostları… yazısamadıgımız bu surecte neler mi oldu? ilk kelimesi kedi olan Kavin kızım kocaman oldu herseyden evvel…onceleri sadece ”mi” sesi cıkarabiliyordu,simdilerde kedi gorunce onlardan daha yukses sesle ”miyav”lıyor ve tıslıyor zaman zaman…Bu kız bunları yapmayı nereden ogreniyor bilmiyorum… aylardan mart…annemin deyimiyle butun kabak yavruları dogdu..ve yine annemin soyledigi sekilde,sokak kedileri ve kopekleri martık cıkardılar mı seneye marta kadar yasarlar Sevinc,aman dua et de bizim sokaktaki arkadaslarımız 20 25 gun daha dayansınlar… Yazının devamı için tıklayın »
Dünya uzerinde yaşayan her canlıya adil davranmıyor.. .Bu ay sizinle bu konuda dertleşmek ve dünyanın bu adaletsizliğine rağmen üzerinde yaşayan isimsiz kahramanlardan bahsetmek istiyorum… Benim tanıdığım isimsizlerden birinin adı tesaduf eseri Adil ama! Hoş bir tesadüf… Onun varlığına her sabah uyandığında şükreden bir sürü dört ayaklı dostum var… işte bunlardan sadece birinin hikayesi hem de kendi ağzından, Yazının devamı için tıklayın »