insanlığı arıyorum arıyorum ama bulamıyorum !!!
Haydi gazetecilere alışkındık, mevsimi gelen göçmen kuşlar gibi itina ile her sezon sokak hayvanlarına dalaşırlardı, eh tabi pirim yapıyor bu konu. Hiç okunmayan bir dolu gazeteci yazar! abuk subuk yazılar yazardı, biz hayvan hakları savunucuları da tepki veririz, al sana okunduklarının ıspatları. Olsun olsun yılda bir kez okunmak onların da hakkı.
Komşu, apartman yöneticileri, sahte eş dosta da alışkınız. Kendileri hiç ses seda çıkarmazmış gibi durmadan bizi şikayet ederler. Yetmez evlerimizden bizi atmak için uğraşır dururlar. Sonra da utanmadan karşı penceremizden bize bakarlar. Eh bunlara da alışkınız. Adam yerine konulup birşeyleri anlatmaya çalışmamızı seviyorlar sanırım. Olsun olsun yılda birkaç kez adam yerine konmak onların da hakkı.
Belediyelere de alışkınız. Parklar yapar hayvan sokmazlar, sokak hayvanlarını iteler kakalarlar. Yetmez barınak yapar hayvanları hapsederler. Otobüs, deniz yolları desen haşa o sadece insanoğluna,hayvanlarmızla toplu taşım araçlarında seyahat edemeyiz mutlaka özel aracın olmalıdır…
Bizlerin verdikleri ile yaptıkları yerlere bizi almazlar. Sonra biz onların işlerini yaparız. Ona da razıyız. İnsan olan bazı belediyeleri tenzih ediyorum. Yeter ki azıcık hak tanınsın sokak hayvanlarına. Buna onların da hakkı diyebilecek bir şey bulamadım inanın J
E peki şimdi nereden çıktı bu koca koca millet vekilleri? Yahu biz millet değilmiyiz? Vekilimiz bizim istediklerimizi yapmayacaklarmıydı? Yada biz mi yanıldık…Bir milletvekili ormanda yürüyüş yaparken ki( biz insanoğlu her yeri işgal ettiğimiz için o yeşillik alanı mesken edinen) köpekler tarafından kovalanıp ısırılmış ve bu milletvekli köpeklerin ölüm fermanını vermiş..”Hepsini öldürün köpeklerin”Allahdan her zaman ki gibi belediye işi ağırdan aldığı ve belki de yasal bir söz olmadığı için hayvanseverlerin tepkisinden çekindiği için bir şey olmadı köpeciklere.
Ben insanlığı aramaya devam ediyorum. Dünya’da tek başıma kalsam da bulana kadar arayacağım.
Vicdan ile bakmak başka bir şey sokak hayvanına. Bu konu sizin konuya neresinden baktığınız ile alakalı. İşte okkalı iki söz. Haydi siz kendiniz seçin yönünüzü…
İranlı şair diyor ki “aşka uçarsan kanadın yanar” buna cevaben Mevlana’da diyor ki “aşka uçmazsan kanat neye yarar“
Bugün size Amerikalı sinemacı Shaun Monson’un hazırladığı Earthlings “Dünyalılar” belgesinden bahsetmek istiyorum. Bu yapıt 2005 yılından bu yana gösterimde ve bir çok ödül almış.
Birlikte hayvan hakları konusunda omuz omuza mücadele ettiğim bir çok arkadaşım bu belgeselden hep bahsetti. Başıma gelecekleri bildiğim için hep kaçtım , izlemedim. Ancak izledikten sonra bir tek cümle söyleyebilirim.
Tüm Dünya bu belgeseli izlemeli hatta izlemek istemeyen koltuğa bağlanmalı zorla izletilmelir.
Belgesel gizli ve açık kamera sistemi ile çekilmiş 95 dakikalık bir baş yapıt. Biz insanoğlunun Dünya üzerinde başka hiç bir canlının bir başka türe yapmayacağı gerçekleri gösteriyor. Türcülük budur dedirtiyor insana. Zaman zaman tansiyonum yükseldi, kalp atışlarım hızlandı. İnsanlığımdan utandım, doğacak çocuklarıma ne diyeceğimi bile düşündüm. Benim yaşadığım en değişik deneyimlerden biriydi.
Tüm Dünya üzerinden toplanan görüntülerde olmazsa olmaz Türkiye’de var. Aleni itlaf görüntüleri ile başlıyor Türkiye görüntüleri. Uzaktan iğne ile atılan veya etin içine karıştılarak konan zehir bir kaç dakika sonra iç organları parçalamaya ve acılar içinde kıvrandırmaya başlıyor. Çöp kamyonunun presinde bir kaç sene önceki ezilen köpek görüntüsü ile sona eriyor canım Türkiyemin görüntüleri. Ancak emin olabilirsiniz ki biz bu 95 dakikalık belgeselin iki katını kendi ülkemizden görüntüler ile çekebiliriz. Belgeselin bir yerinde EMPATI yi öğrenmek zorundayız diyor. Saatlerce kulağımda çınladı.
Derseniz ki Dünya’da olay çok mu farklı ? Elbetteki hayır. Eziyet yeryüzünün her yerinde…
Hunharca derisi hala yaşarken üzerinden soyulan fok bebekleri , yaşıyorken kaynar suya veya asite atılarak haşlama metodu ile kürkü ve yaşam hakkı çalınan tilkiler , elektrik akımı ile kıvranan zavallı canlılar.
Adı bilimsel araştıma olan ama malesef tamamen cehalet ışığında yapılan dirikıyım hayvan deneyleri , acılar , inlemeler bitmeyen çileler.
Hızlı tüketilen hazır yemekler için üretilen ve hiç güneş görmeden hormonla büyütülen , üstlerine basılarak öldürülen tavuklar ve çok daha fazlası.
Adına Sirk denen ve köle ticaretinin günümüz şekli olan eğlence sektörünün mühebbet hapise mahkum köleleri. Çivili sopalar , kancalar ve elektro şok cihazları..
Ne yazık ki çok istememe rağmen daha fazlasını yazamayacağım. Bu baş yapıt tüm Dünyalılar tarafından izlenmeli. Denecek başka bir söz yok.
“Dünyalılar” (Earthlings) belgeselinin resmî internet sitesi:
http://www.isawearthlings.com/
“Dünyalılar” (Earthlings) belgeselinin yasal ve ücretsiz olarak uluslararası kamuoyunun izlemesine açık izlemek yürek istiyor. Vicdanı olan herkesi filmi hemen şimdi indirmeye ve izlemeye davet ediyorum.
Tolga Öztorun
Yedikule Hayvan Barınağı
Gönüllü Muhabiri
Geçtiğimiz hafta bir kez daha insanlığımdan bir kez daha utandım. Van’ı severim , çok güzel yerdir. Güzel anılarım var orada… Ama sokak hayvanlarına insaniyet çerçevesinde elini uzatacak pek insan çıkmıyor.
Van – Başkale otobanında bir sokak köpeğine araba çarpıyor.Omurga zedelenmesi sebebi ile felç oluyor. Üç gün kaldığı yerde yatıyor. Kendisine acıyan yok. Şaban Keskin isimli bir vatandaş dayanamayıp önüne ekmek su koyuyor ve belediyeyi arıyor. Belediye, adı hayvan severler tarafından “ Mucize “ konan zavallı köpeğe yere düşmüş bir çuval muamelesi yapıyor. Acılar içinde bağıran köpeğin boğazına bir tel bağlıyor. Çekiştirerek çöp kamyonuna fırlatıp atıyor ve Van Belediyesi’ne ait bir çöp kamyonu gözlerden uzaklaşıp gidiyor. Arabadaki bir canlı.Kimse umursamıyor ve Mucize Van çöplüğünü boyluyor.
Oysa tıbben felç olmuş bir köpeğin düzenli olarak dışkılamasına yardımcı olmak gerekmektedir. Yoksa geri dönüşü olmayan hasarlar kalacak. Vatandaşların çektiği görüntüler içinde vicdanı kalmış birkaç hayvan severi ayaklandırıyor.
Şehirde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi var. Bir insan da düşünmüyor oraya götürmek. Mucize bir gece çöplükte kalıyor. Şimdi ise baskılarımız ile Veterinerlik Fakültesinde. Ne olacağını bilen yok. Acaba sonu ne olacak?
Bu Dünya yalnız bizim değil. Hiçbir canlıya bu eziyet yapılamaz.
Tolga ÖZTORUN
Benim babam…Canım babam… Bana hazineler bırakan babam…
Bu ay babamı yazayım istedim. Benim babam…Canım Babam…
2 Ağustosta gidişinin 4. senesi olacak canım babam.. Ama giderken bana ne büyük bir hazine bıraktın canım babam… Ben büyüdükçe bu gerçek hazinenin en büyük ödül olduğunu anlıyorum… Senin çocuğun olmakla ne büyük bir şans elde etmişim..
Daha birkaç aylık ikiz çocuğunu kara kurt köpeği ilk Panço’ya emanet edebilecek kadar koca yüreklidir benim babam…
Ben sokak hayvanları için çabalarken bana ‘ Aferin benim canım oğlum.’ derdi . Yaralı güvercinler, akvaryum dolusu balıklarım , civcivlerim hep onun sayesinde geldi evimize… Sokak hayvanlarını beslerken hep sırtımı sıvazladı benim babam..
Kurban kesmeme konusunda direnişime sapasağlam ardımda durarak bana yaşam için çok önemli dersler verdin babam…
Dost’u eve getirebilmemde hep bana destek oldun… Çocukluğumdan ben büyüyene kadar 3 nesil köpeklerimizi babam yetiştirdi. Bana hep doğru insan olmanın canlılara yardım etmekten geçtiğini anlattı. 2 nesildir de ben köpeklerim ile yaşıyorum.
Seni seviyorum canım babam.. Babalar günün kutlu olsun… Keşke burada olsan…
Benim babam…Canım babam…. Umarım bende senin gibi en güzel baba olurum bir gün…
Tolga ÖZTORUN
Yedikule Hayvan Barınağı
Gönüllü Muhabiri
13.06.2008
Anne’nin Günü…
İlk defa 1600 yılında İngiltere’de kutlanmaya başlayan bu gün zaman içinde tüm Dünya’yı sarmış ve ülkemize de ulaşmıştır. Seviyoruz işte bizde yılda bir gün de kutlayalım değil mi ? Ben özel günleri çok sevmem ama ilk olarak anneciğimin anneler gününü kutluyorum. 31 sene bana katlandığı için onu çok seviyorum. Eğer bugün bir çok hayvana yardım edebiliyorsam buna onun şevkatli yüreği sebeptir.
Başka bir annede Meral Anne… Sayısız çocuğu var onun… Anneler günün kutlu olsun Meral Anne…
Sokaklara baktığımızda mevsim itibari ile bir çok ” ANNE ” görüyoruz yüreğimizi burkan, canımızı acıtan. Biz bir grup insan elimizden geldiğince o annelere yardim etmeye çalışıyoruz ama bir avuç insan bu annelere yetemiyoruz. Ne demek istediğimi tam anlatan bu resmi çok seviyorum. Geçen sene Anneler Günü’ne girmemize bir kaç saat kala dağ başından kurtartdığımız bir anne ve kuzusu…
Bu iki resimin bir farkı yok değil mi ? Her ikisi de kuzusunu canı ile besliyor. Bu sene anneler günü nedeni ile tüm Dünya’ya haykırmak istiyorum. Annelere dokunmayın.. Türü , yaşı , ırkı ne olursa olsun anne annedir…
Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun. Babalar gününde bende tebrik istiyorum ona göre ![]()
Sevgiler
Tolga ÖZTORUN
![]()
![]()