Yardım Etmek İstiyorum
Google

Googleda Ara
Sitede Ara
CSS Uygun
XHTML 1.0 Uygun

Sizin Köşeniz

 

12. Nisan 2008

şenay ögretmenden mektup var

Uzunyusuf ilkogretim okulu şenay ögretmenden mektup var  

Sevgili Meral Hanım
Bugün için size ne kadar teşekkür etsek azdır. Gerçekten çok güzel bir gün geçirdik
Barınaktaki köpeklerin masumiyeti ve güzelliği kadar sizin sevginiz de insanı büyülüyor. Aslında insanı hayvanı bitkiyi çevreyi sevmek bir bütün nihayetinde. Önemli olan sevebilmek. Siz bu sevgiyi fazlasıyla hissettiriyorsunuz. Bizi kapıda karşıladınız,kapıya kadar geçirdiniz.
Çocukların korkusuna sabrettiniz. Derslerde bütün öğrencilerime sizi anlatacağım Yazının devamı için tıklayın »

 

07. Nisan 2008

Bıcırım ve Mısırım için

bicirik.jpgTelefon çalıyor.Bir kadın “alo” diyor.Kendimi tanıtıyorum.Soruyorum:”bebeğim nasıl?”Güzel ve sakin bir ton ile “çok iyi hatta şu an koridorda koşuyor,Moda’ya dükkana gönderiyoruz hemen alabilirsiniz” diyor.

Ölmeliyim sevinçten.Hızlıca çıkıyoruz evden.Hedef “1 aylık minik Maxi” mize ulaşmakİçeri giriyoruz.Adamın biri:”Size yanlış bilgi vermişler,Maxi’yi dün gece kaybettik,üzgünüm”diyor.Başka birşey diyebiliyormuydu?hatırlamıyorum.Herşey ile bağlantım koptu.Sessizlik ve çığlık.Oturacak bir yer,yaslanacak bir yer,bunun yalan olduğuna dair bir haber bekliyorum sanki. Yazının devamı için tıklayın »

 

22. Mart 2008

Yumoş’a veda…

yumos1.jpgOğlum;

Maviş oğlum, Yumoş oğlum…

Tam bir sene önce buldum seni, tam bir sene sonra kaybettim…

Benim neşe’m, yaramazım, şımarığım, huysuzum, akıllım, azimlim, yumurcağım… şimdi boğazımda düğümsün…

Bakışların, oyunların, efelenmen gözümün önünde, sesin kulağımda, kokun burnumda… Yazının devamı için tıklayın »

 

12. Mart 2008

Zümrüt’ten mektup var

zumrut.jpgMerhaba Meral Anne,

Senden ayrilali saddece iki hafta oldu ama ben sana gunlerimin nasil gectigini biraz anlatmak istedim. Barinaktan koca cusseli bir adam beni arabasina bindirdiginde arka koltukta annem ve on koltukta kardesim bora ile tanistim. Cok mutluydum sonunda yeni evime gidiyordum, biliyorsun barinakta klubemden disari bile cikmaya korkuyordum, digerleri cok havliyorladi, ben ise kucuk bir kizdim cok korktum hep… Yaklasik yarim saat suren bir yolculuktan sonra yeni evimize geldik, arabadan inerken ve evimize yururken biraz zorlandim, biraz cok yatmistim galiba bacaklarim gucsuzdu. Yazının devamı için tıklayın »

 

05. Mart 2008

Seni çok özlüyoruz sevgili Dolly

kk.jpgSeni çok özlüyoruz sevgili Dolly-senden ayrılalı bir hafta oldu.

Kızımıza doğum günü hediyesi olarak geldiğin 14 yıl öncesinden bu güne kadar yaşadığın en zor 10 günü seninle birlikte geçirdik Dolly. Yaşlılığın ile gelen sorunlar en az bir öncesine dayanmıştı. Diş taşlarını uyutma ve narkoz ile 7-8 yıl içinde birkaç kez temizletmemize rağmen çaresizlikle onları teker teker kaybediyordun. Gözlerin görmemeğe, kulakların işitmemeye, dişlerin görev yapmamaya başlasa bile son bir yılda Eşim Esen ile birlikte sana yinede en iyi şekilde bakmaya devam ettik, rahatını sağlamaya özen gösterdik Dolly. Son iki yıldır uykuyu çok sever oldun. Horlamaların hala kulağımızda. Eski zamparalıklarını bırakıp kendi kabuğuna çekilmiştin. Yaşantımızı senin bu haline ve sana göre planlamaktan hiç yakınmadık. Ama ömrünün biteceğine dair sağlık sorunu işaretleri görünmüştü. Her canlı gibi kaçınılmaz sona yaklaşmıştın. Son 4 aydır dilinin altında tükrük kanalcıklarının tıkanmasına bağlı gelişen şişlik-bezenin tedavisi için 15-20 günde bir Saraçhanedeki İBB veterinerliğine giderek yaşamını rahatlatmak istedik sevgili Dolly. Ama her canlının ölümü tadacağını da unutmamıştık oğlum.
2008 yılının ikinci haftasında başlayan sıkıntılarının seni ömrünün son safhasına getirdiğine yine de inanmak istemedik güzel Dolly miz. Miden ile ilgili sıkıntıların birden bire artmıştı. Esen ve Ben 1 haftadır perişandık. Seni çocuk maması ve sütle beslemek zorundaydık artık. 12 Ocak-Ctesi yine veterinerimize gittiğimizde sana çare olarak 2 günlük tedavi ilacın iğne olarak verildi. Tuvalet ihtiyacın için altını çocuk pedi ile bağlamamız gerekti. Rahat uyuman için hazırladığımız özel kutunda çok sevdiğin yastığına yatırdık seni Dolly. Her zaman yaşama gösterdiğin bağlılığı ve çabayı yine göstermekteydin. Geceleri 2-3 saatlik uykularımızla sana bakmaya çalıştık. Senin neslinde bazılarında karaciğer kanserinin göstergesi sayılan büyük miktardaki Ctesi günü olan kanlı kusmandan sonra artık uykusuz geçen gecelerimiz başlamıştı. Pazar günü hiç yemez-içmez oldun oğlum. Ama seni okşadığımızda başındaki kıvırcık saçlarına dokunduğumuzda açık gözlerindeki kıpırdanmalardan bizi hissettiğini ve bizden güç aldığını anlıyorduk. Acılarını dindirmek için seni veterinere uyutmak içimizden gelmedi. Yapamazdık bunu. Çünkü oğlumuz güçlüdür ve iyileşecek umudunu Esen de daima söyledi. Ptesi günü sabah pelte gibiydin, son gücünü kullansan bile su bile içemiyordun. Sabah altındaki ped bağını açtığımızda kanlı dışkını temizledik yine temiz olanı ile değiştirdik. Sen temizlikten hoşlanırdın zira. Evde son bir yıldır istemeden kaçırdığın çişden dolayı rahatsız olup bağırarak bize haber verirdin zira. Sevgili Dolly, yine Ptesi sabah Ben artık yaşamının sonuna geldiğini düşünsem bile Esen seni seyahatlerde kullandığımız en sevdiğin örtüne sarıp birlikte öğleyin Veterinimize gittik. Artık seni çok seven Esenin kucağında sona giden iki saatlik yolculuğun başlamıştı. Onun sana sıkı sıkı sarılmasından güç aldığını biliyordum Dolly. Veteriner serum verdi ve mide kanamana çare olacak iğneni yaptı. Akşam yapılması için şırangayı da yanımıza alıp evimize dönerken yine Esenin kucağında yalnız olmadığını yine hissediyordun. İçimizde küçük de olsa bir ümitle eve girince 14 Ocak 2008 Saat 15 de yine o kanlı kusman ve arkasından tık diye kalbinin durması bizi yıktı-perişan etti. Acıdan yüreğimiz yerinden fırlarcasına hıçkırıklarımızla kahrolmaya başladık. Esen annen daha perişandı. Günler öncesi Tuzla Gömü Yeri için gönüllüler ile görüşüp kafamda yaptığım hazırlığı hemen uyguladım. Tuzla ile görüştüm. Bu cansız haline alışık olmadığımız Dolly mizle ertesi güne kadar birlikte kalmamız bizi daha da yıkacaktı. Artık O çok sevdiğin, en rahat ettiğin, bize tatlı ve hoş yıllar yaşattığın Evimizden ebedi ayrılma zamanın gelmişti. Hemen 4. Levent ten yola çıkıp güneş batmadan senin gibi ömrünü tamamlayan bir arkadaşının hemen yanında seni toprağa yatırdık oğlum. Artık diğer cansız arkadaşların ile birlikte aynı arazide, yakında bulunan barınaktaki hav hav seslerini belkide duyarak yatıyorsun. Bizde zamanımızı doldurup dünyadan ayrıldığımızda yanımızdaki sevdiklerimiz arasında yer alacaksın sevgili Dolly.

Ilyas Caglar