Yardım Etmek İstiyorum

Ünlülerle Sohbet

 

22. Aralık 2008

Kafesler Boşalsın Tom Regan

Sevgili Yedikule Ailesi ;

Biliyorsunuz ” Ünlüler ile sohbet ” köşemizi yaklaşık 4 senedir keyifle hazırlıyorum, ancak bu sefer kendimi çok şanslı hissediyorum. Çok önemli bir konuğum var. Biraz uzaklardan ama biz onun bir çok fikrini yakından biliyoruz.

Kafesler Boşalsın Tom ReganTom Regan … Kuzey Carolina Eyalet Üniversitesinde bir felsefe profesörü.

Hayvan hakları konusunda Dünya’nın entellektüel lideri olarak tanınıyor. Ilk kitabını  “The Case of Animal Rights” (1983) adı ile yazmıştır.

Tom Regan’ın diğer çalışmaları: The Struggle for Animal Rights (1987), Defending, Animal Rights (2001), The Animal Debate (2001), Animal Rights, Human Wrongs(2003), Empty Cages. Facing Challenge of Animal Rights / Türkçesini Kafesler Boşalsın. Hayvan Haklarıyla Yüzleşmek(2006) adı ile okumuştuk.

Profesör Tom Regan ile sizler için sohbet ettik. Umarım keyifle okursunuz.

*** Soruları hazırlama döneminde benden desteğini esirgemeyen değerli arkadaşlarım , Sinan İzmir , Tülin Karabeyoğlu ve Cem Ceboğlu’na teşekkür ederim.

Tolga ÖZTORUN

Yedikule Hayvan Barınağı

Gönüllü Muhabiri

Roportaj       : Tolga ÖZTORUN

Konuğumuz   : Tom Regan

Resimler        : Tom Regan özel arşivi

Çeviri            : Tolga ÖZTORUN

Sevgili Profesör Tom Regan ,

kafesler-bosalsin.jpgÖncelikle bize zaman ayırdığınız için size sonsuz teşekkürler.

TÖ : Klasik bir başlangıç olacak ama Türkiye’deki Hayvan Hakları Savunucularının içinde belki de kitap ve makalelerinizi okumamış bir kaç kişi kalmıştır, Bu baş yapıtları bize sunan Tom Regan kimdir ?

TR :Kısaca anlatmam gerekir ise 28 Kasım 1938 yılında Pittsburgh , Pennsylvania da doğdum. Hayvan hakları konusunda uzman bir profesör doktor olarak yaşamıma devam etmekteyim. Evliyim. Kuzey Carolina Eyaliyet Üniversitesinde emekli öğretim görevlisi olarak çalışmaktayım. 1967 ile 2001 yılları arasında eğitimime devam ettim.

TÖ : Dünya üzerinde kadın haklarının tamamen kabul görmesi iki yüzyılı bulmuş. Peki biz hayvan haklarının tamamen kabul edildiğini görebilecekmiyiz ?

TR : Tam olarak bende bilmiyorum. Kolay olmayacağına da eminim. Kısa da sürmeyecek, belki benim yaşantımda olmayacak ama kesinlikle inanıyorum ve hissediyorum : Bir gün…

TÖ : Günümüzde hayvan hakları kuramındaki en büyük engel nedir ?

TR : Bir ana sorun olduğunu düşünmek büyük bir hatayı doğurur. Ama bazı sorunlar olduğu da aşikardır. Listenin en başında gelen sorun ” Cehalettir”.

Bir sürü insane hayvanların varlık olduğunu bilmiyor bile. Tabiyki bir çok insane bu bilgiyi bilmek bile istemiyor. Eğer hakikatlere göğüs görebilirseniz , gözlerini başka yöne çevirmelerine engel olabilirsiniz. Bu red edişlerine nasil karşı gelebiliriz diye soracak olursanız eğer , Şimdi tek diyebileceğim bu bataklıktan kurtulmanın tek yolu karşılarında dimdik durmaktır. Yılmadan ve vazgeçmeden sonuna kadar dimdik durmak gerekiyor.

Burada endustri sozculeri ve hukemet gorevlileri tarafindan verilmis asilsiz guvenceler var. Biliyorsunuz ,hersey nasil iyi olacak ,hayvanlar nasil insanca sartlarla tedavi edilecek..Biz biliyoruz ki bunlar yanlis ama bir cok insan bu soylenenlere inaniyor .Bu da bir diger buyuk engel.

TÖ : Avrupa’da ” medical research modernisation committee” ‘ nin deneylerde hayvan kullanımın deneyin güvenilirliğini azalttiğini öne surerken diger yandan kitabinizda da yer bulan modern teknolojik yontemlerin guvenilir veekonomik oldugu savini destekliyor.

Size gore hayvan haklari savasiminda bu ve benzeri argumanlar ne kadar başarılıdır?

TR : Bence her tartışma Hayvan deneylerinin azalmasına yardımcı olur,fakat tabii ki asıl önemli tartışma hayvan hakları ile ilgili resmi başvurulara dayananlardır.

Kalıcı izler bırakmanın yolu yasal başvurulardan geçer.Bu hiç bir zaman unutulmaması gereken en önemli gerçeğimizdir. Bazen hiç ummadığınız bir yazı veya e posta hiç beklenmedik olumlu sonuçlar doğurur.

tomregan4.jpgTÖ : Sizce bazı hayvan haklari savunucularının laboratuarlarda ki hayvanların hiç değilse daha insanca ve sorumlu bir şekilde barındırılmasıve kullanılması, yani deney hayvanlarının kısmi refahı için savaşmaları hayvan hakları savunusuyla çelisen bir durum mudur?

TR : Genel olarak hayvanlara labaratuarlarda iyi davranıldığına ve ilk sırada bulunmadıklarına dair  kuşkulu bir şey  yoktur. Yaşadıkları yer ve koşul en önemli şeyler değilmidir ki ?

TÖ : Yerel anlamdaki hayvan deneylerini engelleme çalışma gruplarında öğrenci , akademisyen ve aktivistlerin rolü ne olmalıdır ?

TR : Biz hayvan hakları savunucuları olarak Dünya’daki tüm konular üzerinde aktivist ve bilgili olmak zorundayız. Savunulması gereken bir şey var mı ? Hemen ilgilenmeliyiz. Bu mücadeleyi hiç birimiz tek başımıza kazanamayız; kısacası, Bu mücadelede başarının sırrı birlik olmaktır.

TÖ : Bir gün gelip tüm insanlığın vejetaryen olacağına inanıyor musunuz ?

TR : 100% olmayacak sanırım . Neredeyse % 100 et yenen bir dünyada yaşıyoruz. Peki çok büyük bir kitlenin bir gün vejetaryen veya vegan yaşama tarzını deneyeceğine inanabilirmiyiz derseniz vereceğim cevam “Kesinlikle” 

Bu benim inancım , kanaatım ve umudum. Bugün olmayacağı gibi yarın da olmayacak. Bu gerçek evrim süreci zaman alacak. Bu son derece üzücü ama bundan asla kuşkum yok.Evrim bir gün sürecini kesinlikle tamamlanacak.

TÖ : Sevgili Tom Regan son olarak çok merak ettiğim birşey soracağım size , bir gün tüm Dünya’yı empatinin saracağına inanıyor musunuz ? Hala umudunuz var mı ?

TR : Sevgili Tolga, Umutlu olmaya mecburuz. Kendi hayatımızda öncelikle empatiyi geliştirmeli ve içimizde büyütmeliyiz. Ve hiç birimizin mükemmel insan olmadığını bilmeliyiz. . Eğer empatiyi biz içimizde yetiştirebilirsek diğerleri neden yapamasın ?

Bence bu gerçekçi olmayan bir umut değildir. Önce inanmamız gerekiyor.

TÖ : Refahları için birlikte savaş verdiğimiz tüm hayvanlar adına size teşekkür ederiz .

TR : Sevgili Tolga seni tanıdığım için çok mutluyum. Yolunda başarılar dilerim.

Kafesler Boşalsın Tom Regan

 

04. Ekim 2008

Ross Ariffin… bir müzisyen…

Sevgili Yedikule Hayvan Barınağı Dostları ,

adjusted_2nd_profile_photo.jpg4 Ekim Dünya Hayvan Hakları Günü sebebi ile sizlere çok uzaktan bir konuğumuz var.

Ross Ariffin… Ross uluslar arası ve çok ödüllü bir müzisyen… Malezya Kuala Lumpur’da yaşıyor.  

Bir piyano virtüözü… Türkiye’de sokak hayvanlarının yaşadıkları onu çok etkilemiş ve dostlarımız için ” The Secret ” isimli bir beste yapmış.

Bu bestenin Türkiye’de yaşayan tüm sokak hayvanlarına bir umut olacağını düşünüyoruz. Beste için kendisine teşekkür ediyoruz.

Sevgili Ross ile sizler adına sohbet ettik…

Tolga ÖZTORUN

Yedikule Hayvan Barınağı

Gönüllü Muhabiri

Sevgili Ross ,

Bize vakit ayırdığın için sana çok teşekkür ediyoruz.

  1. Öncelikle seni biraz tanımak istiyoruz. Ross Ariffin kimdir ? Aile yaşantını merak ediyoruz.

ross-best.jpg1962 yılında Malezya’da doğdum. Oldukça erken bir yaşta (8) sadece kulaktan duyarak piyano çalmaya başladım. Daha sonra “mükemmel perde” yeteneğine sahip olduğum ortaya çıktı; yani müziği tamamen olduğu gibi duyabilme yeteneğiyle donanmıştım. Piyanoyla ilk kompozisyon ve şarkılarımı 9 yaşında bestelemeye başladım. Sadece 10 yaşındayken Londra’da klasik piyano ve keman eğitimi almak için Birleşik Krallıktan burs kazandım. Okula orada gittim ve müzik kolejine katıldım.

Hayvanları her zaman sevdim, çok küçük yaşlardan beri Birleşik Krallıkta kendime ait bir köpeğim vardı. Karım Helena ile 22 yıl önce evlendiğimizde her ikimizin de kedisi vardı, daha doğrusu bir çok kedi! Karım da tıpkı benim gibi çok genç yaşlardan beri hayvan sever olduğundan ev hayvanlarımız da ailemizin birer parçasıydı!

Beste çalışmalarım aynı zamanda ideallerimi, tutkularımı ve inançlarımı yansıtmıştır.  Hayata dair bazı şeyler hakkında beste yaptığım zaman - benim için müzik hislerimi ifade etmenin bir yoludur - müzik “binlerce kelimeyi boyayan” bir unsur olmuştur. Her zaman bir nebze de olsa romantik bir besteci oldum ve uzun kariyerimde dört adet büyük müzik ödülü kazandım Malezya’da. “Kutunun dışında” düşünmeyi severim. Yani yeni şeyler, emsalsiz melodiler bulmaya çalışırım. Annemin Birleşik Krallıktan olması, Batı Müziğinden etkilenmeme olanak verdi ve Malezya tarzıyla Batı etkilerini kaynaştırmaya çalışmamda etkili oldu.

melissa-faith.jpgKızımız Melissa Jane - bu dava için seslendirdiği “STOP” adlı parça hem youtube’da hem de google video’da bulunabilir- köpeklerimizin hatta kedilerimizin eğitimlerini ve günlük ihtiyaçlarını üstleniyor. Hayvanlara çok özel bir sevgiyle bağlı ve köpeklerimizin en iyi yönlerini ortaya çıkarmayı gerçekten çok iyi biliyor.

Köpeklerimiz son iki yılda çok sayıda ödül ve kupa kazandı. Ödül kazanan Golden Retrieverlarımızdan biri için hazırladığı blog’a şuradan ulaşabilirsiniz: http://www.ambers-diary.blogspot.com/  (site çok sayıda ödül kazandı!)

    * Melissa Jane
  1. Sokak hayvanlarının hayatındaki yerini merak ediyoruz.

mothers-day-2008b.JPGHayvanlar genel olarak hayatımın çok büyük bir parçası ve öyle olmaya devam edecek. Beni hislere boğan canlılar ve insanların masum hayvanların canlarını yakması, istismar etmesi ve hatta öldürmesi beni çok üzüyor. Malezya’daki köpekler en çok istismara uğrayanlar. Buradaki insanların geneli onların refahını umursamıyor. Hayvanlar eşimle benim hayatlarımızda çok uzun süredir yer ediyor ve içinde hayvanların olmadığı bir hayatın bizim için yaşamaya değer bir yanı yok. Bu dünyaya hayvanlar bizden önce geldi ve bu esnada insanlar “kendileri” için yaratılmış olan her şeyi yok etmeye devam ediyorlar, bir çok hayvanın soyunun tükenmiş olmasına şaşmamalı. Sokak hayvanları sorumlu hayvan sahibi olmak üzerine eğitimin eksikliği ve hayvanları istismar ve keyfi eziyetten koruyacak olan gerekli yasaların eksikliği nedeniyle “sokak hayvanı” oldular. Bunları görmek, duymak ve okumak gerçekten çok üzücü.                                                                                                 * Helena Hon

  1. Sevgili Ross , Türkiye’de yaşayan sokak hayvanları ile ilgili neler biliyorsun?

ross_fingers_001.jpgİlk başta Facebook’ta Türkiye’deki zavallı hayvanların koşullarıyla ilgili gruplardan ve sizinle birlikte Dünyanın geri kalanındaki hayvan severlerin - özellikle bu konuya ilişkin toplantılarda bulunanlardan-  yollamış olduğu resimlerden öğrendim. O günden bugüne, Türk yetkililerin hayvanlara yönelik zulmünden büyük bir acı ve üzüntü duydum. İnanın bana Malezya’da durum pek farklı değil!

        
  1. Bu besteyi yaparken en çok seni ne etkiledi ?

“The Secret”‘ı derhal bir oturuşta yazdım ve sadece Türkiye’dekiler değil, Dünyanın geri kalanında da acı çeken hayvanlara adadım. Bu masum ve “seslerini duyuramayan” canlıların korkunç durumlarına ilişkin bilinç oluşturabilmeyi umuyorum. İnsanoğlunun son sözü söylemesi hiç adil değil.

  1. Bestenin adı neden ” The Secret ” oysa ülkemizde sokak hayvanlarının zulümü o kadar açık ki

“The Secret”(Sır) hem Türk Hükümetine hem de Dünyanın geri kalanındaki hükümet yetkililerine hitaben yazıldı. Onlar tüm bu yaşananların bir sır olarak kalacağı umudunu taşıyorlar ve Tanrı’nın yaratıklarına ne kadar vahşi ve kötü şeyler yaptıklarını toplumun bir bütün olarak umursamayacağını ya da bilmeyeceğini düşünüyorlar!

  1. The Secret neyi anlatiyor ?

İşte bu onların “sırrı”. Bu sır dünyanın geri kalanı için artık bir sır olmaktan çıktı. Her şey ortada ve herkes bu konuda çok kızgın. Artık sona ermeli. Şarkımın adı bu fikri yansıtıyor ve dünya artık tüm bu barbarlık sona erene kadar sessiz kalmayacak ve hemen şimdi sona ermeli!

  1. Sokak hayvanlarının acılarını anlatan yeni besteler var mı ?

ross-best-005x.jpgHayvanların bu Dünya üzerinde özgürce ve insanlıkla eşit olarak dolaşma hakkının insanlık tarafından bir sır olarak saklanmasını anlatıyor. Hayvanlara yönelik barbarca ve vahşi davranışlar her nasılsa insanoğlunun bu sırrı artık saklayamamasına neden oldu! Bundan dolayı “The Secret” tarafımdan piyanoda bestelendi. Aynı durum kızım Melissa Jane’in seslendirdiği ve sözlerini sevgili karım Helena Hon’un yazdığı yeni şarkım “STOP” için de geçerli.

  1. Peki ya Malezya’da durum nasıl ? Bizim yaşadığımızdan farklı mı her şey?  Sizin ülkenizde sokak hayvanlarının yaşamı nasıl ?

penangposing-with-certs-and-medals-aurora-court1.jpgBenim ülkemde durum daha iyi değil. Buradaki hükümet hayvanların refahını pek fazla umursamıyor ve Malezya’daki köpeklerin başına çok kötü şeyler geliyor. Hepsinden ayrı ayrı bahsedersem bu röportajın sonu gelmez.

Fakat şunu söyleyebilirim ki, Malezya’daki bir takım gruplar ve insanlar hayvanları bilinçli olarak ihmal etmek, istismar etmek ve pek çok vakada olduğu gibi onlara kasten acı çektirmek için hayvanları seviyormuş gibi davranıyorlar!

Bazı insanlar sadece eğlence amaçlı olarak kedi veya köpek alabiliyorlar. “Yeni aile üyeleri”nin sorumluluklarını almaya hazır değiller ve onları evlerinin dışına bağlayıp günden güne ihmal ediyorlar. Ülkemde böyle insanlardan çok var! Türkiye ile olan benzerliklere şaşarsınız. Fakat bizim gibi mümkün olduğunca çok hayvanı kurtarmak için seferber olan birkaç insan daha var, gelgelelim yerel yetkililer bu konuda fazlasıyla gevşek ve umursamaz - ki bu durumu oldukça zorlaştırıyor- .

Bu şartlar altında nasıl yardımcı olunabilir?

Dünya bir bütün olarak artık uyanmalı! Hayvanlara yönelik istismar ve vahşet artık sona ermeli!

Sevgili Ross umarım gelecek sene 4 Ekimde bir senede ne kadar çok şey değişti diye konuşuruz. Dünya’nın öbür ucundan bizlere vakit ayırdığın için teşekkür ederiz.

Roportaj       : Tolga ÖZTORUN

Konuğumuz : Ross Ariffin

Resimler       : Arşiv

Çeviri           : Avi Albohayre

***Şahane çevirisi için dostum Avi Albohayre’ye sonsuz teşekkürler.

Ross’un Türkiye’deki sokak hayvanlarına adadığı ” THE SECRET ” şarkısını dinlemek için ;

http://video.google.com/videoplay?docid=-6185683282698995542&hl=en

Ross’un ailesi ile bitlikte yaptığı “STOP” şarkısını dinlemek icin ;

http://video.google.com/videoplay?docid=-5277797782191042510&hl=en

Ross’un hayvan istismarı hakkındaki TV röportajı için ;

http://video.google.com/videoplay?docid=8434906437793882346&hl=en

Ross’un şarkılarını download edebilmek için ;

http://www.blastmymusic.com/rossariffin

 

 

01. Nisan 2008

Ünlüler ile Hoşsohbet : Cemal Gülaş

_dsc2974.jpgSevgili Yedikule Dostları ,

Bu ay ” Ünlüler ile Hoş sohbet ” köşemizin konuğu Türkiye’nin en alternatif yaşamlı insanlarında biri Cemal Gülaş … Soruları düşünürken ne kadar çok şey sorabileceğimi gördüm. Gördüğüm en dolu , en renkli yaşamlardan biri Cemal Gülaş

Yedikule Hayvan Barınağı Dostları için Sevgili Cemal Gülaş‘a merak ettiklerimizi sorduk, bizler için cevapladı.

Özellikle Anadolu kaplanı ve Datvi  ile ilgili sorduklarımız çok ilgil çekici…

Sevgilerimle

Tolga Öztorun

Fatih Belediyesi Yedikule Hayvan Barınağı
Gönüllü Muhabiri

v192.jpgCemal Gülaş’ın gözü ile Cemal Gülaş kimdir ? Yani kısaca mesleğinizi ve yaşam tarzınızı nasıl tanımlayabiliriz ?

Cemal Gülas’ın gözünden Cemal Gülas, her sabah aynada gördüğü sakallı, saçları hafif kırlaşmış, dünyada gitmediği orası kalmadığı için şimdi yaşamak için burayı seçmiş, kendisine hayat arkadaşı olarak çok az istisnai insanı ve birçok hayvanı dost edinmiş, dünyada ışıkla oyun oynayabilen, kentlerden ve insanlardan uzak yaşamayı hayatının merkezi haline getiren bir canlı.

İlk hayvanlarınızı merak ediyorum. Biliyorum ki ilkler asla unutulmaz.

Sarraf adında kırmızı beyaz renkli bir boğa, Reks adında bir tilki, Dost adında bir kurt, Musigli adında bir yılan ve Çalpara adında bir sansar. Son olarak da Pars adında bir kangal ile Datvi adında bir ayı.

Tükiye’de 2008′e yaklaştığımız şu günlerde bile hala itlaf var. Istanbul’da bile kuduz çıktığı iddaa ediliyor. Tecavüz ediliyor , kurşunlanıyorlar. Görevini yerine getirmeyen yerel yönetimlere mesajınızı öğrenmek istiyoruz. Oysa sadece bir kuduz aşısı ile herşey çözülecek.

İnsanın metresinden ölçü, kantarından tartı olduğu sürece ve insan denilen kanser mikrobu dünyada var olduğu sürece üzenler ve üzülenler hep olacak.

Datvi ile nasıl tanıştınız ? O bilindik süreci bir kez de siz anlatırmısınız ?

Datvi ile tanışmadık, hayatımız kesişti. Ve film hala bitmedi.. Ben de sonunu merak ediyorum.

Peki ya sonra neden Datvi sizden alındı ?

Yasalara göre bireyler vahşi hayvan besleyemez. Gerçi biz Datvi’yi beslemiyorduk ama bir takım cahil insanların ve bizim hatalarımız sonucu istediğimiz bir sürecin içinde bulduk kendimizi. Ancak sonraki gelişmelerde bir iki kişi hariç herkes yaptığı hatayı fark etti ve şimdi onu telafi etmek için çalışıyoruz.

Datvi belki de Türkiye’nin en meşhur ayısı. Tüm ülke bir dönem onun özgürlük savaşına tanıklık etti. Doğada doğmuş bir ayı nasıl olurda demir parmaklıklar arkasında ” ayı ” olmayı öğrenecek?

Asla doğal ortamında yaşayamayacak bir canlıya niye ayı olmayı öğretiyorlar sahi. Ayı değil de adam olmayı öğret o zaman. Ona ayı olmayı öğretecek olanlar doğa deyince saksıdaki sardunyaya bakıyorlar ve Datvi’den daha zeki değiller, herkesi de kendileri gibi sanıyorlar herhalde…

Bir de köpeğinizin vurulması olayı var onu da anlatırmısınız ?

Tahminime ve duyumlarıma göre bulunduğum yerde kaçak avcılık yapan bir aile varmış. Ben köye yerleşince tüm düzenleri bozulmuş anlaşılan. Önce ayı mısırlarımızı yiyor diye şikayet etmişler sonra da Pars’ı vurmuşlar.

Peki ya şimdi Datvi’yi görüyormusunuz ? Psikolojisi nasıl ? Öğrenebildi mi  ” Ayı ” olmayı ? Özgür kalabilecek mi ?

Datvi’yi gittiği günden beri hiç görmedim, çok da özlüyorum. Ama burasını onun için hazırlayana kadar da görmeyeceğim. Son ajanslarda bir haber vardı; utanmadan artık Datvi insanlardan kaçıyor demişler. Tabii kaçacak yeri olmadığı halde insanlardan kaçıyorsa başına gelenleri siz hayal edin.

v176.jpgAnadolu vahşi hayatı koruma ve hayvan rehabilitasyon merkezi  derneği neler yapar ? Çalışmaları merak ediyoruz.

Çok şey amaçlıyoruz hele bir yolculuğumuz başlasın yapabildiklerimizi konuşmayı daha uygun bulurum…

Anadolu Kaplanını dinlemek istiyorum. Resim arşivinizden örnekler görebilirmiyiz ?

Bu konuyla ilgili düşüncelerim kesin. Sansasyon ve çıkar gütmeyen  akademisyenler dışında bu bilgileri paylaşmayacağım.

Kürk konusunda ne düşünüyorsunuz ? Kürk içeren tekstil ürünleri kullanıyor musunuz? Kürk giyen biri ile karşılaştığınızda bir tepki veriyormu sunuz ?

Kürk giyen kimseyi görmüyorum. Vereceğim tepkiyi anlayacak kadar duyarlı ve zeki olsa zaten kürk giymez.

Hiç bir hayvan barınağını gezdiniz mi ? Neler düşündünüz ?

Orada karşılaşacaklarımın psikolojimde yaratacağı etki nedeni ile hiç gezmedim.

v166.jpgSokak hayvanları için birşeyler yapıyormusunuz ?

İstanbul’da oturduğum süre içinde kışın karlı günlerde Belgrad Ormanlarındaki başıboş köpeklere fırınlardan ekmek taşımanın dışında herhangi bir şey yapmadım.

Fotoğraf çekerken doğada yanlız kalıyorsunuz. Neler geçiyor aklınızdan ?

Bir şey düşünmekten ziyade, sabaha kadar diş ağrısı çekmiş bir adamın sabaha doğru ağrı durunca girdiği uykuda hissettiklerini hissediyorum.

Şimdi bazı kelimeler söylemek istiyorum. Sizde yarattığı çağrışımları öğrenmek istiyorum.

  • 1. Ayı - Yüreğinde yalana yer olmayan canlı
  • 2. Köpek - Sadakat ve karşılıksız sevgi
  • 3. Aşk - Gökten ne yağdıda yer kabul etmedi…
  • 4. Muhtaç - Herkes
  • 5. Yardım - Neye
  • 6. Kedi - Kedi
  • 7. Doğa - Hayat
  • 8. Fotoğraf - Işıkla yazdığım hatıra defterim.
  • 9. Yanlnızlık - Sükünet
  • 10. Dağ - Özgürlük

Sevgili Cemal Gülas , Biz zaman ayırdığınız için 2000 minik dostumuz adına sana çok teşekkür ederim.

Röpörtaj Konuğumuz : Cemal Gülaş
Muhabir : Tolga Öztorun
Fotoğraflar : Arşiv

 y3.JPG

v138.jpg

img_0821.jpgimg_1126.JPG

 img_2987.jpg

img_3032.jpg

 

31. Ocak 2008

Çağla Şıkel

Çağla ŞıkelSevgili Yedikule dostları ,

Bu ay “ Ünlüler ile Hoş sohbet “ köşemizin konuğu eğlenceli Türkiye’nin en güzel kadınlarından biri Çağla Şıkel … Gülen gözleri ile bakan yeni oyuncu ve kıdemli manken , televizyon çekimleri arasında bize vakit ayırdı.

Yedikule Hayvan Barınağı Dostları için Sevgili Çağla Şıkel’e merak ettiklerimizi sorduk, bizler için cevapladı.

Özellikle kürk ile ilgili sorduklarımız çok ilgil çekici…

Sevgilerimle

Tolga Öztorun
Fatih Belediyesi Yedikule Hayvan Barınağı
Gönüllü Muhabiri Yazının devamı için tıklayın »

 

10. Ocak 2008

Levent Üzümcü

Levent ÜzümcüSevgili Yedikule dostları ,

Bu ay “Ünlüler ile Hoş sohbet ” köşemizin konuğu eğlenceli bir adam … Gülen yüzü ile görmeye alıştığımız ” Levent Üzümcü ” . Yeni oyunu , televizyon çekimleri arasında bize vakit ayırdı. Yoğun çalışmalarına rağmen bize vakit ayırdılar. Teşekkürler. Yedikule Hayvan Barınağı Dostları için Sevgili Levent Üzümcü’ye merak ettiklerimizi sorduk, bizler için cevapladılar.

Sevgilerimle

Tolga Öztorun
Fatih Belediyesi Yedikule Hayvan Barınağı
Gönüllü Muhabiri Yazının devamı için tıklayın »