Barınağımızın Web sitesinde ilgi ile takip edeceğiniz yeni bir köşemiz var. Ünlülerle, hoş sohbet. Barınak gönüllü muhabiri Tolga Öztorun, her ay farklı bir ünlümüzle hayvanlar hakkında sohbetler yaparak, sizinle paylaşacak.
Bu ayki konuğumuz sayın Gözde Soley
Sayın Gözde Soley okurlarımıza biraz kendinizden bahsedebilirmisiniz ?
Adım Gözde Soley. 1982 Ankara doğumluyum. Çok merak eden olursa diye söylüyorum
burcum ikizler yükselen burcum yengeç. Buz pateni yapmak en büyük zevkim. Oyuncuyum. İş olmayınca
ya da müsait zamanlarda diyelim senaryo (sit-com) yazma gayreti içinde oluyorum. Diğer müsait zamanlarımda sinemada film izlemeyi çok severim. Daha kendiminkini izleyemedim ama
(
Bize şu an ki televizyon ve tiyatro çalışmalarınızdan bahsedermisin ?
2000 yılında Ankara Bilkent Koleji’nden mezun olduktan sonra önce ÖSS’ye sonra konservatuvarların tiyatro bölümü yetenek sınavlarına girdim. Bu sınavlar birkaç aşamalıdır. Ben 2. aşamalarda kaybetmiş oluyordum. Bu eksikliği tamamlamam gerektiğini düşündüm. Tiyatro sınavına hazırlık çalışmalarıma devam ettim. Sonunda İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı tiyatro bölümünü kazandım. 4 yıl okudum. Hatta şimdi mezun bile oldum (2001-2005) . Devlet tiyatroları kadrolu yeni oyuncu almıyor. Birkaç özel tiyatroya başvuru yaptım. Sonuçları zaman içinde göreceğiz bakalım… Televizyonda birçok dizide ve televizyon filminde rol aldım. En son ‘Çapkın’ adlı dizide oynadım. Ondan önce ‘Aşk Her Yaşta’ , ondan önce ‘Zümrüt’ . Hmmm iki reklam filminde de oynamıştım. Şimdi de ‘ Büyük Yalan ‘ dizisine başlıyorum.
Gözde Hanım , soruları hazırlamadan önce sizin ile ilgili azıcık bir araştırma yaptım ve çok bilinmeyen bir bilgi edindim ve hepimizin çok sevdiği ünlü bir tiyatrocunun manevi kızı olduğunuzu öğrendim. Biraz da bundan bahsedermisiniz?
Evet Betül Arım’ın manevi kızlarından ikincisiyim. Aslında ilk başta sadece hayranıydım. Sonra görüşme tanışma isteğimi geri çevirmedi, hatta o bana geldi. Betül Arım hayatımda çok önemli bir yere sahip. Tanıştığımız ilk günden beri bana güvendi, inandı ve hep destek oldu. Betül Arım paylaşmak isteyen her insanla sevgisini dostluğunu paylaşır. Deeiğim gibi banim gelişmemde büyümemde çok çok çok emeği geçti.
Okurlarımız ile çocukluğulunuza yönelik aklınıza ilk gelen hayvanlar ile ilgili bir anınızı paylaşırmısınız ?
Benim hayvanlara dokunma isteğim annemi kızdırırdı. Eh işte haklıydı kendine göre
Mesela çocukken göl kenarında bulduğum kurbağayı elimde anneme götürerek eve götürme teklifinde bulununca annemin donup kalmasını çok iyi hatırlıyorum. Sonra babamla beraber ortaokul yıllarımda teriyer kaniş kırması bir köpek almıştık. Yalnız annem köpekten ürkerdi o zamanlar. Ama ne yapsın tabi evlat sevgisi…kırmadı beni. Mex adında bir köpeğimiz olmuştu. Bir buçuk yaşında kanserden öldü Mex. Mex’ten sonra ben ve ailem sokakta yardıma ihtiyacı olan hayvanlara bakmaya karar verdik. Düzenli yemek götürdük parktaki köpeklere. Birkaç ay sonra kendine bunu dert eden ( bir insan !!! ) komşunun bir telefonuyla belediye onları zehirledi. Ülkemizde ne yazık ki hayvanlarla ilgili güzel anılara sahip olmaya izin vermiyorlar.
Yedikule Hayvan Barınağı ile ilgili çok ilginç bir anınız var bunu ben biliyorum. Peki okurlarımızla bu ilginç anıyı paylaşırmısınız ?
Yedikule gönüllü barınak yöneticisi Meral Olcay hanımın çalışmalarını gazete ve televizyonda gördüm. Barınağa geldim. Ayda bir ziyaret etmeye ve yardıma başladım. Konservatuvarın ilk yılıydı (2001). Sonra köpek alıp evde bakmaya karar verdim. Bir sokak köpeği yavrusu aldım. 6 kardeştiler. Yalnız biri yaşadı. Adını Badi koydum. Çünkü raşitikti ve badi badi yürüyordu. O benim Badi’m yani candostum.
Ne yazık ki Badi’den ayrılmak zorunda kaldığım zamanlar da oldu. Yine yardımımıza Yedikule gönüllü barınak yöneticisi Meral hanım koştu. Badi’yi bir süreliğine ( 6 gibi bir zaman için ) bakamayacaktım. Onu barınağa pansiyon olarak yerleştirdim. Ama onu çok özlüyordum. Her hafta pazar günü ziyarete gidiyordum. Badi’yle sahilde 2 saat geziyorduk sonra ağlaya ağlaya yine barınağa bırakıyordum. Hiç unutmam 1. vize dönemi başlamıştı. Pazartesi 3 vizeye girecektim, o yüzden pazar günü barınağa Badi’yi ziyarete gitmedim. Pazar akşamı 5 civarı Meral Hanım beni aradı ve Badi’nin kaçtığını ama arattığını söyledi. Ben ” Sahildedir ; benimle sahilde geziyordu. Bu hafta gelmeyince beni sahilde bulabileceğini zannetti. Oraya gitmiştir ” dedim. 3 saat sahilde Badi’yi aradık. Artık bulamadığımı düşündüğüm, tam döneceğim an son bir defa arkama baktım. Ve Badi ordaydı
)) Ben onu aradığım süre boyunca demek ki o da beni aramış, ve sahile beni bulmak için gitmiş. Şunu öğrendim köpeklerin müthiş bir zaman kavramı varmış. Çünkü Badi her pazarı benimle geçirmek için bekliyormuş.
Şu an yaşamını paylaştığın evcil hayvanınız var mı ?
Dediğim gibi şimdi Badi var o kadar. Gelecekte sorumluluklarını alabileceğim zaman daha fazla sokak köpeği sahipleneceğim. Aslında benim için daha önemlisi Yedikule Barınağındaki terk edilmiş hayvanlara yardım yapmak ve onlarla ilgilenip şefkat göstermek.
Yedikule Hayvan Barınağı’na yaptığınız ilk ziyareti anlatabilirmisiniz .
Birkaç barınağı ziyaret etmiştim, ancak durum pek iç açıcı değildi. Ama Yedikulede herkes gönüllü çalışıyor bu yüzden köpekler daha iyi bakılıyor. Keşke ülkemizde sahiplendirme sistemi artsa ve sahipsiz köpek kalmasa…
Sahipsiz sokak hayvanları ile ilgili neler düşünüyorsunuz ?
Sahipsiz sokak hayvanlarının durumu benim üzücü hatıramdaki gibi yani 10 senede bir değişiklik yok. Birkaç insan kendi çabasıyla onları ölüme terketmemek için yemek veriyor. Başka birkaç insan da onları zehirletiyor. Görünüşte hepimiz insanız !!!
Sizce barınaklar sahipsiz hayvanlar için uygun yaşama alanları mı yoksa olmaması gereken bir kavram mı ?
İnsanlar daha fazla sahiplense de barınağa ihtiyaç azalsa. Barınak faaliyeti ülkemiz şartlarında olabileceğin en iyisi. N’apalım yani bırakalım sokakta açlıktan, hastalıktan, trafikte ölsünler mi ?
Daha önce www.yedikulehayvanbarinagi.com web sayfamızı ziyaret ettiniz mi ? Birçok yenilik yaşanıyor , sayfamız ile ilgili önerileriniz nelerdir ? ve [email protected] mail grubumuzu duydunuz mu ?
Tabi ki www.yedikulehayvanbarinagi.com ‘u sürekli ziyaret ediyorum. Sayfayı çok beğeniyorum. Bütün bölümleri tek tek inceliyorum. Hikayeleri okuyorum. Ama mail grubundan haberim yoktu. Katılmak isterim.
Yedikule Hayvan Barınağı ‘nı daha önce çok defa desteklediğinizi biz biliyoruz ama bu çalışmalar hakkında okurlarımıza neler yapabileceklerini konusunda biraz bilgi verirmisiniz ?
www.yedikulehayvanbarinaği.com sitesini ziyaret edebilirler, Fatih sahilde surdibi Yedikule Hayvan Barınağını ziyaret edebilirler. Fedakarlıkları ve çalışmaları kendi gözleriyle görmüş olurlar. Böylece elele verip gerekli yiyecek, mama, makarna, gazete kağıdı, veteriner ilaç, tıbbi malzeme masraflarına katkıda bulunabilirler.
Sizce Türkiye’deki evcil veya vahşi hayvan yaşamını desteklemek için neler yapılabilir ?
Bence yalnız anlayış, sevgi ve hoşgörüye ihtiyaç var ülkemizde. Canları Almayalım Sevgiyi Öldürmeyelim.
Son günlerde yaşanan ” Kürke Hayır ” kampanyasını takip etme şansınız oldu mu ? Kürk giyiyormusunuz ?
Asla kürk giymem. Dokunmam bile.
Sevgili Gözde barınağımızdaki 2200 minik dostumuz adına size çok telekkür ederiz. Yanımızda olduğunuzu bilmek çok güzeldi.
Ben de teşekkür ederim tüm gönüllülere ve sevgiye saygı duyanlara.
Konuğumuz: Gözde Soley
Muhabirimiz: Tolga ÖZTORUN
28/02/2006
Barınağımızın Web sitesinde ilgi ile takip edeceğiniz yeni bir köşemiz var. Ünlülerle, hoş sohbet. Barınak gönüllü muhabiri Tolga Öztorun, her ay farklı bir ünlümüzle hayvanlar hakkında sohbetler yaparak, sizinle paylaşacak.
Bu ayki konuğumuz sayın Hadi Çaman.
Sayın Hadi Çaman hepimiz sizi çok yakından tanıyoruz ama bir kez daha siz bize Hadi Çaman kimdir anlatırmısınız ?
Evet ben HadiÇaman. Kastomonu kökenli , 45 yıldır bir tiyatro delisi, 25 yıldır Yeditepe Oyuncuları’ın yaratıcısı , babası vede herşeyi . Tanrı izin verdiği sürece bu Dünya’dan kopmayacak bir tiyatro delisi.
Bize şu an ki sanatsal çalışmalarından bahsedermisin ?
Şu an hayatımız devam ediyor. ” ADI YOK ve SON PERDE ” isimli iki oyunumuz devam ediyor.Mart ayı başında kendi yazdığım ve yöneteceğim “CAN DOSTUM” müzikli bir çocuk oyunumuz , vede Turgut Özakman hocamızın yazdığı , Göksel Kortay’ın yöneteceği “PARAMPARÇA”ADLI ÇILGIN BİR OYUNUMUZ BAŞLAYACAK.
Sanıyorum ki Türkiye’de sizi sevmeyen insan yoktur. İnsanların üzerinde çok pozitif bir etkiniz var. Bununla ilgili ne düşünüyorsunuz?
Bu yaklaşım ve yorumunuza sonsuz teşekkürler. Evet , herkes özellikle tiyatro camiamız beni çok sever, çünkü ben sevmeyi seven bir insan olduğum için bunu hak eden bir yaratığım.
Okurlarımız ile çocukluğulunuza yönelik aklınıza ilk gelen hayvanlar ile ilgili bir anınızı paylaşırmısınız ?
Ömrümce HAYSAN lar ile birlikte yaşadım ( Özür dilerim ben hayvan sözcüğünü sevmiyorum ) Kuşlarım oldu , kedilerim oldu, kuzularım oldu. Babaannemin beslediği inekler ile büyüdüm. En üzüldüğüm şey o ineklerden birisi otlarken kayalıklardan uçtu ve paramparça oldu. Unutmama imkan yok.
Şu an yaşamını paylaştığın evcil hayvanınız var mı ?
Şu an dört yıl önce sahneye çıktığımız , 40 yıllık tiyatro geçmişimi anlattığım , labrador cinsi bir köpeğim, bir oğlum var, Sadece benim değil tüm Nişantaşı’ının sevgidiği bir evlat.
Daha önce hiç bir hayvan barınağını ziyaret ettiniz mi ? Ben bu sorunun cevabını çok net biliyorum ama sizden dinlemek isterim.
Elbette önüme çıkan her barınağı ziyaret ediyorum.Hatırlayın lütfen sizinkini de…
Sahipsiz sokak hayvanları ile ilgili neler düşünüyorsunuz ?
Perişan oluyorum, içim parçalanıyor. Neden insanlarımız o güzelleri sevmiyor ?
Sizce barınaklar sahipsiz hayvanlar için uygun yaşama alanları mı yoksa olmaması gereken bir kavram mı ?
Daha geniş, daha ferah ,daha doğal olmalı diye hayal ediyorum. Çok dar, çok sıkışık olunca üzülüyorum. Ama Yedikule Hayvan Barınağı iyiki varısınız
Daha önce www.yedikulehayvanbarinagi.com web sayfamızı ziyaret ettiniz mi ? Sayfamız ile ilgili önerileriniz nelerdir ? ve [email protected] mail grubumuzu duydunuz mu ?
Elbette…
Yedikule Hayvan Barınağı ‘nı daha önce çok defa desteklediğinizi biz biliyoruz ama bu çalışmalar hakkında okurlarımıza biraz bilgi verirmisiniz ?
Yedikule Hayvan Barınağı olarak o güzelim yaratıklara destek çıkıyorsunuz , sağolun. Herşeyden önce canavar insanlar olmayalım. Özellikle kurban bayramlarında kan ırmakları yaratmayalım Daha farklı bir yorumla , o işi 365 güne bölelim ve de sadece kesenler değil, yoksul olan insanlarımıza aktaralım.
Sizce Türkiye’deki evcil veya vahşi hayvan yaşamını desteklemek için neler yapılabilir ?
Sadece çocuklarımıza değil bu dünyanın gerçek sahipleri olan HAYSANlara da sahip çıkalım. Bu işe gönül veren insanların da yanında olalım.
Şu anda gündemde olan ‘ Kuş Gribi ‘ ve İTLAF çalışmaları hakkında neler düşünüyorsunuz ?
Vahşice bir yaklaşım . Kanser hastası olan insanlarımızı yakıyormuyuz ? Son dönemlerine kadar yanlarında oluyoruz. O gariban kuşlarımıza da , sağlık olarak yardım edelim.
Sevgili Hadi Çaman barınağımızdaki 2200 minik dostumuz adına size çok telekkür ederiz. Yanımızda olduğunuzu bilmek çok güzeldi.
Özellikle beni seçtiğiniz için BEN teşekkür ederim. Sevgili oğlum CANDAŞ ile birlikte o 2200 haysanımı bağrıma basıyor, öpüyor, öpüyor ve de onlardan rica ediyorum, duyarsız insanlara da sevmeyi öğretsinler.
Konuğumuz: Hadi Çaman
Muhabirimiz: Tolga ÖZTORUN
28/01/2006
Barınağımızın Web sitesinde ilgi ile takip edeceğiniz yeni bir köşemiz var. Ünlülerle, hoş sohbet. Barınak gönüllü muhabiri Tolga Öztorun, her ay farklı bir ünlümüzle hayvanlar hakkında sohbetler yaparak, sizinle paylaşacak.
Bu ayki konuğumuz sayın Sevinç Erbulak.
Sevgili Sevinç hepimiz seni yakından tanıyoruz ama bir kez daha bize Sevinç ERBULAK kimdir anlatırmısın ?
1975 Istanbul doğumluyum. Istanbul Universitesi Klasik Bale Bölümunden mezun olduktan sonra Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Bölümünü bitirdim , 4 yıldır aynı okulda eğitmenlik yapmakta ve 14 yıldır da Şehir Tiyatrolarında oyuncu olarak görev almaktayım.
Bize şu an ki sanatsal çalışmalarından bahsedermisin ?
Su anda ”Yaprak Dokumu” ve ”Kiralık Konak” isimli oyunlarda oynuyorum.Bir de özel bir kanalda ”Çat Kapı” isimli bir dizim var.
ERBULAK soyadına sahip olmak senin sanat yaşantında her hangi bir zorluk yaşatıyormu ?
Zorluk yaratmıyor. Aksine böyle bir miras devralmanın her türlu keyfini yaşıyorum , ilkelerimden ödün vermeden mesleğimde kalıcı olmaya çalışıyorum.
Bize biraz hayvanlar ile ilgili ilişkinden bahsedermisin ?
Sevmediğim hayvan yok sanırım. Dokunmaktan çekindiğim bir hayvan bile aklıma gelmiyor bu soruyu duşünürken. Ama kedilere özel bir düşkünlüğüm olduğunu söylemeden edemeceğim.
Okurlarımız ile çocukluğuna yönelik aklına ilk gelen hayvanlar ile ilgili bir anını paylaşırmısın ?
Eskiden oturduğumuz mahallede koca bir çöp kutusunun içinde bir çanta , çantanın içinde de 5 tane kedi yavrusu bulmuştum. Henuz gözleri bile kapalı olan bu bebeklerin hepsini yasatmiş ve sahiplendirmiştik.Biri de bizde kalmişti. Bize sonra çok bebek verdi , cok güzel yaşadı , onu hep hatırlarım.
Şu an yaşamını paylaştığın evcil hayvanın var mı ?
Evet , 4 tane birbirinden canavar , farklı kişiliklerde sokak kedim var . Ben kendimi onlarin sahibi gibi değil de onlar tarafindan sahiplenilmiş gibi hissediyorum.
Okurlarımıza yaşamını bir hayvanla paylaşmanın zorluklarından bahsedermisin ?
Hayvan beslemeye karar vermekle çocuk yapmaya karar vermek arasinda hiç bir fark göremiyorum. Büyük sorumluluk isteyen , Dünyada size verdiği mutluluk baska bir seyle karşılastırılamayacak olan bir sevgidir. Hayvanlarimiz, bizimle yaşamaya alıştıktan kısa bir sure sonra bizim çocuğumuz, kardeşlerimiz gibi olurlar. Evdeki çocuk için, o eğlensin diye alınıp , sıkılınca da atılacak canli oyuncaklar değildir.Yalnızlıgı sevmezler, asla ihmal edilmek istemezler, bu sebeple cok iyi dusunmek gerektiğine inanıyorum.
Tüm yaşantın boyunca senin için en özel olan evcil hayvanını bize anlatırmısın ?
Ismi Cambaz ‘dı.Gri beyaz nefis bir kedi. Annem bu kedi sadece bizim dilimizi bilmiyor o kadar derdi. Gece eve geldiğimizde bize o gün içinde yasadığı her şeyi anlatırdı. Sevinince boynumuza sarılır , kızınca kuserdi bize. Oyle bir dostum olduğu için çok sanslıyım. Geçen sene kaybettik.
Daha önce hiç bir hayvan barinağını ziyaret ettin mi ?
Evet, en son dün sabah Atasehir Hayvan Barınağına yavru köpekler için battaniye goturduk annemle. Bir de hayvansever dostum Tolga Öztorun ( Yani ben … ) vasıtasıyla Yedikule Hayvan Barınağı ‘ na yine yavru köpekler için soba almıştık geçen sene.
Sahipsiz sokak hayvanları ile ilgili neler düşünüyorsun ?
Onlar için hayatta kalmanın çok güç olduğunu duşunuyorum. Sadece açlık ya da hava kosullarından otürü değil, insanlardan ötürü zor durumlarda kaldıklarını gözlemliyorum. Özellikle küçük afacanların denek hayvanları olduklarına tanık oluyorum ve o zamanlarda ne yapacağımı şaşırıyorum. Hayvan sevgisi aileden alınırsa büyüyecek ve gelişecek bir sevgi, ama bizim toplumumuz hayvan sevgisiyle dolu bir toplum değil kanımca. Çocuk sokakta gördüğü bir kediyi sevmek istediğinde ebeyevni ona ”sakın dokunma ısırır” diyor genellikle, çocuk da bu bilgiyle büyüyüp aynı şeyi kendi çocuğuna söyler hale geliyor. Ben herkes hayvan sevsin demiyorum ama hiç olmazsa zarar vermekten vazgeçsinler istiyorum. Özellikle sokaklarda yaşamaya çalısan hayvanlara karşı daha özenli davranmaıyız diye düşünüyorum.
Sence barınaklar sahipsiz hayvanlar için uygun yaşama alanları mı yoksa olmaması gereken bir kavram mı ?
Bence barınaklar iyi ki var. Keşke hayvan sever bir toplum olsak da zor durumdaki hayvanlar tedavi edilip, aşıları yapıldıktan sonra gönül rahatlığıyla sokağa salinabilse ve barınaklarda yeni gelecek olan zor durumdaki hayvanlara yer açılsa…Barınaklar da olmasa bu hayvanlar ne yapardı bilmiyorum.
Daha önce Yedikule Hayvan Barınağı ‘nı hiç duydun mu ? http://www.yedikulehayvanbarinagi.com/web sayfamızı ve e mail grubumuzu duydun mu ?
Evet hem birçok kez senin sayende duydum , hem de bir arkadaşım yanılmıyorsam bir küçük kopeğin konuk ailesi olmustu ondan dinlemiştim.
Yedikule Hayvan Barınağı ‘nın çalışmaları hakkında neler biliyorsun ? Aramıza katılmak istermisin ? Seni en kısa zamanda Yedikule Hayvan Barınağı’nda görmek isteriz .
Umarım bu yıl benim için geçen yıla oranla daha hafif bir çalışma temposuyla yaşadığm bir yıl olur ve hayvanlar için yapmak istedigim şeyleri gerçekleştirebilirim. Ben de Yedikule Hayvan Barinağı ‘na gelmeyi cok isterim.
Türkiye geneline bakarsak insan ve hayvan yaşantısını değerlendirmeni rica ederim.
Türkiye genelinde her iki canlı türü için de yaşam oldukça zor. Insan önce kendi insan gibi yaşamak istiyor ki sıra hayvanlara da gelsin. Ama ben o denli de karamsar değilim, elimizde olanı paylasmayı becerirsek, bunu mümkün olduğunca çok kişiye de aktarmayı becerirsek Dünya hem insanlar hem hayvanlar için daha yaşanılası bir yer haline gelir. Ben kendi adıma paylaşarak hiç olmazsa kendi yakın çevreme yardımcı olmaya, hayati kolaylastirmaya calisiyorum.
Sence Türkiye’deki evcil veya vahşi hayvan yaşamını desteklemek için neler yapılabilir ?
HER EVE BIR HAYVAN KAMPANYASI ! HAYVANSIZ BÜYÜYEN ÇOCUK KALMASIN KAMPANYASI ! NEDEN OLMASIN ?
Sevgili Sevinç barınağımızdaki 2200 minik dostumuz adına sana çok teşekkür ederiz. Yanımızda olduğunu bilmek çok güzeldi.
Esas ben teşekkür ederim.
Konuğumuz: Sevinç ERBULAK
Muhabirimiz: Tolga ÖZTORUN
10.01.06