Gönüllü Köşesi

Yedikule Hayvan Barınağı ile Tanışmamız

Yedikule Hayvan Barınağı ile Tanışmamız

Sahilyolundan Zeytinburnu istikametine doğru giderken Olivium’a sapmadan evvel sağ tarafta surların yanında “Yedikule Hayvan Barınağı” diye yazan bir tabela görürseniz buraya bir 10 dk. bile olsa uğrayın. Uğrayın çünkü her birimizin yaşamına yansıyacak, ibret alacağınız birçok hikayeyi burada bulabilir ve hayatınıza dair birçok ders çıkarabilirsiniz.

Eşim ile beraber burası ile tanışmam Şubat 2007’de oldu. Bu zamana kadar daha evvel birkaç barınağı ziyaret etme olanağımız olmuştu ama bu kadar çok köpeğin bir arada yaşadığı başka bir barınak görmedik. Burada “hayvan dostları” ile karşılaşmak bizi mutlu etti. Hayvan dostu teriminin açılımı aslında çok derin ama asıl anlamı bence bir hayvanı evinize kabul ederseniz ; yaşamından ölümüne kadar onunla beraber olmanızdır. İyi ve kötü gününde hep beraber…. Hiçbir yılgınlık göstermeden, hiç büyümeyecek bir çocuğa arkadaşlık, annelik, babalık, kardeşlik, dostluk yapmaktır… Hatta evde bakamasanız bile sokakta gördüğünüz tüm hayvanların yaşam haklarına saygı duyup zarar vermemek, kendi karnınız tokken onları aç-susuz bırakmamaktır.

Yedikule hayvan barınağını ziyaret ettiğimizde gördüğümüz manzara, “gerçek hayvan dostlarının” 2000’e yakın sayıda köpekle beraber iyi ve kötü günde hep beraber, fedakarca yardım etme çabalarıydı. Ancak içimizi acıtan ve asıl ibretlik olan nokta ise buraya bırakılan köpeklerin asıl sahiplerinin birçok nedenle onları bu barınağa terketmesi oldu. Buradaki gönüllüler – biz Jale Hanım’la tanıştık- tüm hayatlarını bu canlılara adamış; ama asıl sahipleri onları en ufacık bir problemle karşılaştıkları anda buraya terketmişlerdi. Biraz durduk ve düşündük acaba insan olmak böyle bir şey mi diye. İnsan olmak, yaşam hakkını sadece kendinde görmek mi ? Veya sadece sevebildiği ve mutlu olduğu sürece mi bir hayvana sahip çıkmak? Tabii ki değil. İnsan olmak aslında -barınaktaki yardımseverler gibi- “her koşulda” bizler gibi sevgiye ihtiyacı olan bu hayvanları koruyup kollamak ve aynı bizler gibi yaşlanıp , hastalandıklarında bile onlara sahip çıkmanın ne kadar önemli olduğunun bilincine varmaktır. Acaba biz yaşlandığımızda veya hastalandığımızda yanımızda ailemizi veya dostlarımızı bulamazsak, ailemiz bizi bir yük gibi fırlatıp kenara atarlarsa nasıl hissederiz? Peki insan olarak, yanımızda yaşamımızın her anında bir sıcak dost eli ararken bundan hayvan dostlarımızı mahrum etmemiz haksızlık değil mi? Sakatlandı bakamıyorum, yaşlandı, mobilyalarımı kemiriyor, artık büyüdü eve sığmıyor, tuvaletini kaçırıyor, hastalandı gibi nedenlerle karşılıksız bir sevgi ile her koşulda bizden dostluğunu esirgemeyen bu hayvancıkların terkedilmesi bir “insan” olarak içimi acıttı. Ama tek tesellim buradaki gönüllülerin, yardımseverlerin başta Meral Hanım olmak üzere onlara 2. bir yuva vermeleri ve onları huzura kavuşturması oldu.

Ayrıca bu ziyaretimizde burada görev yapan tüm kişilerin ne kadar fedakarca çalıştığını da görme fırsatı bulduk. Bir köpeğe bakmak ayrı şey, 2000 köpeğe bakmak bambaşka bir şey. Bakmak sadece onları uzaktan sevmek ile olmuyor. Onlarla oynar, sever ve onlarla eğlenceli zamanlar geçirebilirsiniz. Ama onların ,yemek ihtiyacını, temizlik ihtiyacını, bakım ihtiyacını hayatınızdan vakit ayırıp zor olanı başarmak kolay değildir. Bunu başaran insanlarla tanışmaktan mutluluk duyduk.

Eğer Yedikule Hayvan Barınağını ziyaret etme fırsatı bulursanız sizi önce küçük bir köpek grubunun karşıladığını göreceksiniz. Onlardan korkmayın çünkü hepsi sevgiye hasret olarak sizi tanımaya ve kendilerini sevdirmeye geliyor olacaklar. Daha evvelki sahiplerinin veya dışarda karşılaştıkları tüm insanların kötü davranışlarını unutmuş ve sizin göstereceğiniz tüm sevgiyi kabul eder bir halde sizinle oynamaya başlayacaklar. Barınaktan içeriye girdiğiniz anda daha büyük bir grup sizi kendi dilleri ile selamlıyor ve kendilerince hoşgeldin mesajını iletiyor olacaklar. Barınakta görev yapan kişilerin de sizi sevgi ve güleryüzle karşılayacağından emin olabilirsiniz. Zaten bu sevgi ve güleryüz bizce Yedikule Hayvan Barınağını farklı yapan en büyük etkenlerden. Barınaktan öte burası aslında bir sığınma evi ama tüm köpeklerin iyi bakıldığı bir sığınak.

Barınağa giderken ufak tefek de olsa köpeciklerin ihtiyacını karşılayacak yardımları yanınızda götürürsenin hem onlara faydalı olmuş olur hem de onlarla güzel ve mutlui bir gün geçirmiş olursunuz. Bence böyle bir yardımın ardından akşam da bu sayede yastığa başınızı koyduğunuzda huzurlu bir şekilde uyumayı da garantilersiniz düşüncesindeyim.

Onların da bizler gibi yaşama hakları olduğunu ve onların da bizde olan duygulara sahip olduklarının bilincine varırsak eminim her akşamın sabahı daha güzel olacaktır…..

Demet (Çöteli) Esinli
20.02.2007

Bu köşeye yazılarınızı göndermek için [email protected]

Gönüllü Köşesi

More in Gönüllü Köşesi

  • Yeni yüzyıl üniversitesi

    Yeni yüzyıl üniversitesi Eray öğretmen organizasyonu ile her çarşamba topluma hizmet dersi sosyal sorumluluk projeleri kapsamında gönüllü...

  • Gönüllüler

    Gönüllü olmak, işe yaradığını, faydalı olabildiğini hissetmek mükemmel bir duygu. Emekli iş arkadaşı Ayşil anne, TURi baba...

  • Zerdeçal Tozu

    Özlem annemiz bugun zerdeçal tozu aldı geldi. İnternetten de araştırmasını yapmış alternatif tıp tedavilerinde zerdeçal tozunu ile ilgili. Zerdeçal...

  • Minik gönüllü anne Ecem

    Kuzey oğlumuzun Minik annesi Ecem’den: Bizim serüvenimiz 14 şubat pazar günü Yedikule Hayvan Barınağında başladı. Arabanın kapısını...

  • Gönüllü Her işi yapar

    Gönüllü her işi yapar. Bugün ki gönüllülerimiz Üsküdar Üniversitesi Odiometri Bölümü öğrencileri , Aydın Üniversitesi Okul Öncesi Eğitim...

  • Bebek kedi bakımı

    Bahar geldi. Çok yakında etraf bebek kedilerle dolacak. Gönül ister ki hepsi mutlu mesut annesi ile büyüsün...