Yardım Etmek İstiyorum

E-bülten’e Kayıt Olun


Kürke Hayır

 

18. Kasım 2007

Deprem ve Köpekler

Deprem ve Köpekler

Deprem habercisi olarak köpeklerin tepkilerine güvenebilir miyiz?
Bir doğa olayı olan depremin ürettiği elektromanyetik alanın, algılama kapasitesi insandan çok fazla olan birçok hayvanı, daha deprem tesiri oluşmadan birkaç gün önceden dahi irkilttiği çeşitli bilimsel gözlemlerle ortaya konulmuştur. Bu nedenle bu tür canlıların deprem habercisi olma özelliği tarih boyunca araştırmacıların zihnini meşgul etmiştir.Buna ilişkin elde edilen ilk belge tarihçi Diodorus Siculus�a aittir. Bu tarihçiye göre MÖ. 373 yılında Yunanistan�daki Helice depremi sırasında bir liman kenti olan Korint sular altında kalmadan beş gün evvel fare, yılan ve gelincikler kenti terk etmişlerdir.

Diğer ve yakın zamanıma ait örneklere göz atarsak 1755 Lizbon, 1960 Fas, 1963 Üsküp, 1971 Izu-Ohshima, 1975 Çin, 1977 İtalya, 1978 İran-Tabas, 1989 Santa Cruz, 1995 Kobe, Depremlerinin hepsinde, hayvanlarda deprem oluşmadan birkaç gün evvelinde başlayan garip hareketler kaydedilmiştir. İzmit ve Bolu depremleri öncesinde de binlerce insanımız hayvanlardaki bu garip davranışlara şahit oldular. 17 Ağustos depreminden sonra yapılan araştırmalarda, deprem öncesi bini aşkın sıra dışı olaydan bahsedildi ve bunların %50 si hayvanlarla ilgiliydi.

Hangi hayvan türünün daha fazla tepki verdiği bilimsel olarak izah edilememiştir. Balık ve sürüngenlerin daha duyarlı olduğuna dair ip uçları vardır ancak en fazla köpeklerin verdiği tepkilerden söz edilmektedir. Bununda muhtemel nedeni bu hayvanların yakın çevremizde olmalarıdır. Yine de bazı araştırmacılar, köpeği en duyarlı hayvanlar arasında saymaktadırlar.

Böyle olunca köpeklerin verdiği tepkilerin deprem habercisi olarak kullanılıp kullanılamayacağı tartışmalarını gündeme getirmektedir. Aşağıdaki bilgiler sanırım bu konuda yeterli fikir verecektir.

Nasıl Hissediyorlar?
Düşük frekanslı sesler, yer kabuğu titreşimleri, yer çekim anormallikleri, yer eğimindeki değişimler ve sismik dalgalar, deprem öncesi açığa çıkan çeşitli gazların kokuları, havadaki iyonizasyon değişimleri, elekromanyetik alan değişimleri gibi depremle alakalı doğa olaylarını gerek bizden daha gelişmiş duyu organları ve gerekse açıklanamayan diğer algılama yetenekleri ile hissedebiliyorlar.

Ne tür tepkiler veriyorlar?
Bu tepkiler, hayvanın deprem merkezinden uzaklığına, depremin niteliğine ve köpeğin bireysel özelliklerine göre değişmekle beraber, genellikle korku ve anksiyete belirtileridir. Örneğin:

  • Sürekli saklanma, kaybolma, dışarı çıkmayı veya içeri girmeyi reddetme
  • Anksiyete yani sıkıntı ve endişe
  • Psikojenik şok
  • Kaçma, havlama, uluma, ağlama
  • Havayı koklama, yeri kazma
  • Yabancılara karşı tepkisiz olan bir hayvanın yabancılara saldırması
  • Sahibinin yanından ayrılmama
  • Ani irkilme ve kulak kabartma
  • Veya korkudan dolayı tamamen tepkisiz kalma

Bu tepkiler laboratuar ortamında da gözlenebiliyor mu?
Evet; Bu tepkileri kontrollü ortamlarda izleyebilmek için çeşitli deneyler yapılmıştır. Örneğin; 1996 yılında Osaka Üniversitesi Yer ve Uzay Bilimleri laboratuarında hazırlanan deney ortamında, hayvanlar suni olarak oluşturulan elektromanyetik bir alana alınmış ve bu hayvanların panik halinde kaçışları ve huzursuzlukları kameradan izlenmiştir. Yine havadaki iyonizasyon değişimleri laboratuar ortamında oluşturulmak suretiyle hayvanların tepkileri incelenmiştir.

Deprem tahmin merkezlerinde hayvan davranışlarından nasıl faydalanıyorlar
Genellikle iki yöntem kullanılıyor, birincisi telefonla bilgi veren bir gözlemciler ağı kurmak, ikincisi ise bir laboratuarda kontrollü şartlar altında tutulan hayvanların davranışlarını izlemek.

Bu çalışmalar arasında en iyi örneğe Çin�de rastlamaktayız. Çin Devleti 1970 yılından itibaren muhtemel bir depreme karşı kitlesel bir hazırlık programı başlattı. 1974 yılında deprem beklentisi iyice artması üzerine, 100.000�den fazla gözlemci, hayvan davranışları, su kaynakları, hava ve suyun ısısı, bitkiler gibi depremin muhtemel habercilerini gözlemeyle görevlendirildi. 1974 yılının aralık ayında hayvan hareketlerinde görülen anormallikler üzerine yerleşim alanları boşaltıldı ve oluşan 7.3�lük deprem sonucunda kimseye bir şey olmadı ve 10.000.000 kişi, mutlak bir ölümden kurtuldular.


Bu davranışlara deprem habercisi olarak güvenebilir miyiz?

Tek bir hayvanın tepkilerine asla güvenemeyiz. Çünkü;

  • Hayvanların depreme olan tepkileri standart değildir. Bazıları hiçbir tepki vermeyebilir, bazıları bir depreme tepki verirken diğerine vermeyebilir.
  • Gözlemler hayvan davranışı konusunda deneyimsiz ve ön yargılı kişiler tarafından yapılabilmektedir.
  • Verilen tepkiler depreme özgü olmayabilir. Yani hayvanlar benzeri tepkiyi meteorolojik olaylara da verebilmektedir.

Peki bu tepkilere hangi şartlarda ve ne kadar güvenebiliriz?
Hayvan davranışlarını izleyerek depremin tam olarak zamanını anlamak mümkün değildir. Ama, depremin yaklaşmasına dair sinyalleri alabilmek mümkündür.

Çin�de Deprem Tahmin Merkezi, hayvanlardaki garip davranışların git gide bir artış göstermesi nedeniyle birçok kez deprem alarmı vererek insanların bölgeden tahliye edilmesini sağladılar. Üç büyük depremin haricinde bir çok alarm boşa çıktı. Ancak bu gözlemler sayesinde, en az 7,3 şiddetinde olan üç büyük depremde onbinlerce insanın burnu bile kanamadan kurtulması, harcanan emeklerin boşa çıkmadığını gösteriyor. Yani on depremden birisi tahmin edilebilse dahi bu binlerce insanın hayatının kurtulması anlamına geliyor.

Özet olarak, geniş bir alanda yaşayan hayvanların çoğunda, aniden ortaya çıkan ait garip davranışların deneyimli kişiler tarafından gözlenmesi ve jeofizikçilerin bu verileri deprem öncesi yaşanan diğer doğa olayları ile birlikte değerlendirmesi sonucunda, muhtemel bir depremin önceden tahmin edilme olasılığı yükselecektir. Daha güvenilir bir deprem haberci olmadığına göre, insanlarımız bu olanaktan faydalandırılmalıdır.

Prof. Dr. Tamer Dodurka
İ. Ü. Veteriner Fakültesi İç Hastalıklar Anabilim Dalı Başkanı

18.08.2004

Kaynak:havhav.com