Meral Olcay

canım havucum

canım havucum

resim-029.jpg1-2147.jpgHavucumun yazısını

 yazmaya bir türlü elim

varmıyor.Tam yazacağım ,

gözlerimden süzülen yaşlar

yazıyı yarım bıraktırıyor.

O kadar özlüyorum ki ,

onu anlatamam… 

2000 senesinden bu yana Melek olan her köpek

 ruhumda derin yaralar açtı.

 Fakat göz bebeğim havuç un üzüntüsü beni mahvetti.

İnsan evlat ayırırmı derler ya, gerçekçi olalım oluyor işte  her insanın bir görüşte aşık olduğu bir canlı olabiliyor.Benim ki de HAVUÇ oldu.

Havuç yaklaşık 8 sene kadar önce barınağa terk edildi .E5 de bulunmuştu araba çarpmış ve bir bacağı sakat kalmıştı .yemek bulmak için otlara çalı çırpılara girdiğinden kulağına pisi otu kaçmış ve kulakları sağır olmuştu.Anlayacağınız oğlumuz kadersiz di ,ezikti.

Yanımdan ayrılmayan nereye gitsen beni takip eden 2 kişi vardı barınakta.

Biri Badi diğeri de havuç.. Badi iri vucuduyla badigard lığa terfi etmişti, havucum minik sakat bedeniyle asistanlikta kaldı.

Arkadaşlar minik sakat bedeni diyorum ama oğluşum çokkk güzeldi her yaz traş yapıp sarı saçlarına punkçlar gibi şekil veriyordum.Tokalar takıyordum.

Barınağamıza  gelen her ziyaretçi  büyük küçük  mutlaka havucu görür eller ona dokunmadan barınaktan ayrılmazdı.Yani çokk sevilen bir köpekti  maskottu anlayacağınız.

Sabah ofise geldigimde koltugundan inmez sağır oldugu için sadece hiii hiii diye bagırır havlayamaz benim yanıma gel ve benim başımı okşa der ben onu sevene dek bağırırdı.Ön odada misafirlerle konuşsam pencereden beni görür gene korkunç bir ağlama sesi beni yanına al der bir el işaretimle hemen koltuktan iner ön odanın kapısını açardım yanıma gelirdi.Bana çok düşkündü ben de ona..

Fotograf yarışmamızın ödül töreni vardı hazırlıklar yapıyorduk.Ayşen anne havuç a çiço ya ley di ye güzel kıyafetler almış tokalar vb süsleyelim diye.Havucu ma da kulakları uzun ya tokalarını taktım çok yakıştı bir saniye sonra çıkardı huysuz ..Ama kıyafetini giydirirken aglamaya başladı sanki kemikleri acıyordu .Keyifsizdi ama havuç diyordum kuyruk sallıyordu.sanki ben üzülmeyim diye..

Giyinip süslendik sergi için mehnaz annenin konağına gittik  bahçede koşsun dedim biraz koştu ot yedi halılara bol bol işedi, kaka yaptı.(Havucun en büyük özelligi battaniye,halı vb şeylerin üstüne gözünün içine baka baka işemekti sanki bir şeyler anlatıyordu belki ilk sahibi çiş yapıyor diye atmıştı onu sokağa ,bu da  intikam alıyordu .

İşte ben hep böyle  çiş yaparım sizin işiniz ne temizleyin misali ben de yap oğluşum yap temizleriz diyordum.

Sergide Ayşen annenin kucagından inmedi hep üşüyor uyuyordu .Bir anormallik oldugu ortadaydı.Sergi sonrası klinige gönderdim kan tahlili için sonuç kötü ciddi derecede anemi.İlaç tedavisi vb yapılması gerekti Hemen ilaçlarını aldık ..

Barınakta seferberlik başladı çocuklar (sedat vedat metin agbi leri )kasaptan dalak aldılar  kızarttılar ogluşum bir güzel yedi ilk gün.

Sonra nergiz anne ,mehnaz anne,banu anne,derya anne ve daha ismini unutmuş olabilecegim anneler havuç için neler yapmadılar ki.

Ama yemiyordu artık, lütfen bana kuyruk sallıyordu bakıyordu gözlerime ben gidiyorum anne diyordu da ama ben kabul etmek istemiyordum.

Yogun bakım sıvıları kakaolu onları seviyordu her gün 1 paket içiriyordum .Klinigi aradım havuç çok halsiz  kan nakli yapsak faydası olur mu diye olur dedi murat bey, hemen betty i aldık ve kan nakli yaptık.

İçimi kıpır kıpır yapan oğluşum dediğinde koşa koşa aksak bacağını sallaya sallaya gelen,havuç um kollarımdan kayıyordu.

Tabiiki biliyordum dünyaya gelen her canlı gibi bu dünyadan göçecegini ama bu kadar erken olmamalıydı.Barınakta 17 yaşında ki dede hala yaşıyordu benim 8-9 yaşlarındaki havucum niye gitsin hemen..

Aklıma zincirlikuyu  mezarlıgının kapısındaki yazı geldi.HER CANLI  ELBET BİR GÜN  ÖLÜMÜ TADACAKTIR.

Çok kızarım bu yazıya …Offf ya  ölüm tadılmaması gereken bir şey onun tadı mı olur,olsa olsa   çok acı tadı olur..

Oğluşumu barınakta bahçeye gömdük ofisin yan bahçesi.

 Ofise girmeden önce   ister istemez gözlerim havuçumu arıyor.Biliyorum daha çok havuçlar gelecek ama oğluşumun yerini tutmayacak.. 

meral olcay.

2-12-2008

Meral Olcay

More in Meral Olcay

  • Örnek anne

    Patili dostlarımız ve çocuklar. Her iki grup da masum. Bu yaşadığımız evren , tüm canlılarla (İNSAN, HAYVAN, BİTKİ) birlikte...

  • Ormanda yaşam savaşı veren canlar

    Yedikule barınağın annesi olarak, sadece Yedikule nin patili çocuklarını değil, orman çocuklarını da düşünüyorum. İhtiyacımız fazlası bir...

  • Kırılma noktası

    Her canlı için geçerli bir atasözü “ne idim, ne oldum, ne olacağım” ben de garip oğlanın hikayesini...

  • Sokak hayvanlarının toplatılması ile ilgili

    Sokağınızda ,muhakkak alıştığınız ve sevdiğiniz hayvanlar vardır. O hayvanların ortadan kaybolmasını,bilinmeze gitmesini istemiyorsanız lütfen okuyun ! Toplama yapan aracın...

  • Gönüllü olun

    Yolu bir şekilde Yedikule ye düşmüş patili DOSTLARIMIZ için 16 senedir gönüllülük esasına dayalı hizmet veren BARINAK...

  • Son durak

    “Bir gün sen de yaşlanacaksın. Tıpkı benim gibi. Bu zor zamanımda yanımda ol beni terk etme.” Her eve alınan...