Yardım Etmek İstiyorum

E-bülten’e Kayıt Olun


Kürke Hayır

Meral Olcay

 

14. Aralık 2007

Çöp evden mahsur kalan hayvanları kurtarma çabası

Çöp evden mahsur kalan hayvanları kurtarma çabası8 Aralık Cumartesi günü akşama doğru telefonum çaldı. Bir hanım ağlayarak Fatih’te bir evde 17 kedi, bir tavşan olduğunu ve ev sahibinin hastahaneye kaldırıldığını, kapının da kilitli olmasından dolayı içeri girip hayvanları kurtaramadığını ağlayarak anlattı. Kadıncağıza “adresi ve telefonunu  verin, bir şeyler düşüneyim, nasıl kurtarabiliriz o mahsur kalan canları” dediğimde kadından aldığım cevap ilginçti. “Ben gizli arıyorum, kimse bizim hayvan beslememizi istemiyor, benim aradığım ortaya çıkarsa ailemle kavga ederiz” dedi.

Biz hayvanseverler, hayvan beslemenin bile suç sayılabildiği bir ülkede yaşıyoruz. Çoğu zaman sabaha karşı veya gece karanlığında sokaklara çıkıp hayvan beslemeye çalışıyoruz. Zihniyet değişmedikçe bizler daha çok üzülürüz… Neyse, hemen “ne yapabiliriz” diye muhtara ulaştım. Muhtar, ev sahibinin Bakırköy akıl hastanesine kaldırıldığını söylediğinde iyice şok oldum.

Çevreci ve Yedikule’nin gönüllüsü Prof. Orhan Kural’ı, Fatih’te oturan hayvan korumacı Emel Yıldız’ı aradım. Pazar günü için program yapıldı. Önce Bakırköy akıl hastanesine gidildi. Hanımla görüşüldü, durumu gerçekten ağırdı. Anahtarı alamadık. Ardından savcılığa gidildi. Pazar günü olduğu için nöbetçi savcı arandı, görüşüldü, karakola gidildi, durum anlatıldı.

Epeyi uğraştan sonra çilingir ve hayvan korumacılar nezaretinde kapı açıldı. İçerisi tam bir felaketti. Resmen çöp ev… Kedicikler 4 gündür mahsur kalmışlar, su yok… Hemen su ve mama konuldu ve kedicikler  tek tek aramaya başlanıldı; çünkü içerisi o kadar karma karışık ve o kadar kokuyordu ki, nefes almak mümkün değildi. Hayvancıklar  bulunup  teker teker kafeslere alınmaya çalışılırken apartman sakinleri tarafından saldırıya uğranıldı. ”Bu evi olduğu gibi boşaltın, biz boğuluyoruz pislikten” dediler…

Bu telaş içerisinde dayak yemeden bir kör kedi ve çöp yığınlarının altına saklanmış bembeyaz zavallı bir tavşan alındı. Yakalanabilen 14 kedi alındı, özgürlüklerine kavuşturuldu ve kapı hemen kapatıldı. İçeride iki tane, bulunamayan, eşyaların arasına saklanan kedicik kaldı. Kör kedi ve tavşan barınağa getirildi. “Tavşan ne yer acaba havuçtan başka” diye internetten araştırdım, hemen çocukları manava yolladım havuç alsınlar diye; tavşancık çok açmış hemen 4 tane havucu götürdü!

Daha sonra  kör kedicik ve tavşan için yuva arama hazırlığına başladım. Aynı günün akşamı Yedikule gönüllümüz Tolga, evinin yakınındaki huzur eviyle görüştü. Orada da tavşanlar varmış, sağ olsunlar kabul ettiler. Ertesi gün gönüllümüz Sibel Anne’mizle yeni yuvasına gitti. Geride kaldı kör kedicik…  Ona da yuva arıyoruz. 2000 köpeğin içinde kedicik çok korkuyor. Tabii işimiz bitmedi. Aklımız evde saklanan diğer iki kedideydi. Yapılması gereken, belediyemiz nezaretinde muhtar ve polisle tekrar kapıyı açtırıp, kalan iki kediyi de kurtarmaktı. Türkiye’de formaliteleri biliyorsunuz; yazışmalar epeyi uzun sürüyor. Hızlandırmak için Fatih’e çok emeği geçmiş olan Çevre ve Sokak Hayvanları Derneği Başkanı Fatma Balkanlı’yı aradım. Beni  kırmadı, hemen yardıma  geldi. Resmi yazılar yazıldı, kaymakamlığa götürüldü ve bugün, 14 Aralık Cuma günü, temizlik müdürlüğü nezaretinde kapı açıldı. Çöp ev tamamen boşaltıldı, kalan iki kedi bulundu ve ev sahibinin kızı tarafından alındı. İlaçlama yapıldı. Sonuç olarak biraz geçikmeyle de olsa, mahsur kalan hayvancıklar kurtarıldı.

Son sözüm şu ki, bir hayvansever ve hayvan korumacı olarak tek başımıza yaşıyorsak bu kadar çok hayvanı eve toplayıp ziyan etmemek, onların günahına girmemek gerekiyor. Bakabileceğimiz kadar hayvan almalıyız. Hepimiz can taşıyoruz; bunun hastalığı var, ölümü var… Her şeyi düşünmek gerekiyor. Komşu kadıncağız arayıp haber vermeseydi ve biz kurtarma yolunda bu kadar çaba sarf etmeseydik, 17 kedi, 1 tavşan şimdi açlıktan ölmüş olacaktı. Ucuz kurtardık… Kör kedi ve tavşan barınaga getirildiler. Daha önceki yazılarımda da yazdığım gibi bir tavşanımız eksikti o da geldi.

Çöp evden mahsur kalan hayvanları kurtarma çabası“Tavşan ne yer acaba havuçtan başka” diye netten araştırdım. Hemen çocukları manava yolladım. Havuç alsınlar diye. Tavşancık çok açmış hemen 4 adet havuçu götürdü.. Daha sonra  kör kedicik ve tavşan için yuva arama hazırlıgına başladım . Aynı gün akşamı yedikule gönüllümüz Tolga Öztorun, evinin yakınında ki huzur eviyle görüştü orada da tavşanlar varmış sagolsunlar kabul ettiler. Ertesi gün gönüllümüz sibel annemizle yeni yuvasına gitti geride kaldı kör kedicik onada yuva arıyoruz .

2000 köpeğin içinde kedicik çokk korkuyor. Tabii işimiz bitmedi aklımız evde saklanan 2 kedideydi yapılması gereken belediyemiz nezaretinde muhtar ve polisle tekrar kapıyı açtırıp kalan 2 kediyi kurtarmaktı. Türkiyede formaliteleri biliyorsunuz yazışmalar epey uzun sürüyor hızlandırmak için Fatihe çok emegi geçmiş olan Çevre ve saokak Hayvanları Dernegi Başkanı Fatma Balkanli yı aradim beni  kırmadı hemen yardıma  geldi, resmi yazılar yazıldı kaymakamlıga götürüldü ve bugun 14 aralık cuma  temizlik müdürlüğü nezaretinde  kapı açıldı. Çöp  ev tamamen boşaltıldı kalan 2 kedi bulundu ve ev sahibinin kızı tarafından alındı ilaçlama yapıldı sonuç olarak biraz geçikmeyle de olsa mahsur kalan hayvancıklar kurtarıldı. Son söz olarak bir hayvansever hayvan korumacı olarak tek başımıza yaşıyorsak bu kadar çok hayvanı eve toplayıp ziyan etmemek onların günahına girmemek gerekiyor bakabilecegimiz kadar hayvan almalıyız hepimiz can taşıyoruz bunun hastalıgı var ölümü var her şeyi düşünmek gerekiyor. Komşu kadıncagız arayıp haber vermeseydi ve biz kurtarma yolunda bu kadar çaba sarfetmeseydik 17 kedi 1 tavşan şimdi yaşamıyor açlıktan ölmüş olacaktı.Ucuz kurtardıkkk..

14.12.2007

Yedikule Hayvan Barınağı
Gönüllü Yönetici 
Mimar Meral Olcay