Nilay Tezsay

Kurbağalar

Kurbağalar

Hepimiz öpüldüğünde prense dönüşen KURBAĞA PRENS’i ve sevimli sunucu kurbağa KERMİT’i biliriz. Herkes hayatında en az bir kez kurbağa görmüştür, kimi kaçmıştır o bölgeden, kimine iğrenç gelmiştir, pek azına sevimli gelmeye devam etmiştir. Kurbağa, kaygan bir deriye sahip olduğu, aniden zıplama hareketleriyle ve meşhur siğil yapma hikayesi nedenleriyle sevilmemektedir. Oysaki siğil ile alakası yoktur.Korkanlara tek ricam var; KORKMAYIN, çünkü korkulacak hiç bir tarafı yok. Bu yazıyı okuduktan sonra fikriniz değişebilir. Kurbağalar sevimli, küçük ve rengarenk olmaları nedeniyle PET hayvanı olarak beslenmeye başlanmıştır. Dünyada 4,5kg ağırlığında olanları da vardır. Bunlar fareleri, yılanları yiyebilir. Bazı ülkelerde çocuklar dev kurbağaları yarıştırır.

Hatta çok da yararlıdırlar; ova kurbağaları tarla zararlılarından dana burnu, sivrisinek ve böcekleri afiyetle yiyerek tarlayı kurtarırlar. Tedavi amaçlı olarak, Brezilya topraklarında yaşayan Katukina kabilesi, hastalıklarla, özellikle soğuk algınlığı, ateş, baş ve karın ağrısı gibi rahatsızlıklarla, mücadele ederken Amazon kurbağasının zehirine başvuruyor.

Türkiye’deki Kurbağaları Tanıyalım

Türkiye’de kurbağaların kuyruklu ve kuyruksuz olanları vardır.
Ben sizler için kuyruksuz kurbağaların konusunu işleyeceğim.

Kuyruklu kurbağalar; Kafkas semenderi, Kara semenderi, Urmiye semenderi, Benekli semender, Lekeli semender, Pürtüklü semender, Şeritli, Küçük semender
Kuyruksuz kurbağalar; Siğilli kurbağa, Gece kurbağası, Kırmızılı kurbağa, Ağaç kurbağası, Yeşil kurbağa, Trakya Toros kurbağası, Toprak kurbağası, Kafkas kurbağası, Şeritli kurbağa, Çevik kurbağa, Toros kurbağası, Uludağ kurbağası, Ova kurbağası…

Kuyruksuz Kurbağalar hakkında;

  1. İki yaşamlı oldukları (suda ve karada yaşadıkları) için AMFİBİLER denilmektedir. Metamorfoz geçirirler. Ortalama 4 ile 15 yıl arasında yaşarlar.
  2. Derilerinden oksijen, karbondioksit ve su alışverişi gerçekleştirebilirler.
  3. Derileri çıplak ve kaygandır, salgı bezleri yanısıra zehir bezleri de vardır. Zehir bezleri, genellikle süt renginde olan bu salgılarını, sıkıştırıldıklarında üretirler.
  4. Uzun dilleri vardır, dillerini dışarıya fırlatarak avlarına yapıştırırlar.
  5. Ergin kurbağalar genellikle etçildirler.
    Küçük kurbağalar; böcek türleri, solucan, salyangoz (en çok sinek yerler)
    Büyük tür kurbağalar; balık, sürüngen ve fareler gibi küçük memelileri yerler. Boyu 20cm. uzunluğa erişebilen ve çok hızlı atlayabilen Büyük Boğa kurbağası ise, suyun üzerinden küçük bir kuş geçtiğinde büyük bir atlayış yaparak onu yakalayıp yiyebilir.
  6. Kurbağalar; balıkçıl kuşlar, su kaplumbağaları, yılanlar, bazı yırtıcı kuş türleri ile memeli ve büyük tatlı su balıklarının besinlerini teşkil ederler. Kurbağa larvaları da suda yaşayan bazı böcek türleri ile bazı türlerin larvaları tarafından besin olarak alınırlar.
  7. Kış uykusuna yatarlar. Soğuk bölgelerde yaşayan kurbağaların kış uykusu sırasında vücutlarında buz kristalleri oluşur. Uykudayken, kalp atışı, nefes alışverişi ve kan dolaşımı tamamen durur. Derisi, karnı ve kas lifleri tamamen buzla kaplanır. Buzlar çözüldükten sonra görülen ilk hayat işareti kalbin tekrar atmaya başlamasıdır. Kurbağa ilk önce seri halde nefes alıp verir. Vücudunda bulunan şeker, donmuş kurbağanın hücrelerinden su çekilmesini önleyip, büzülme olayını engeller. Bundan dolayı kurbağanın hücreleri bu donma olayından hiç bir zarar görmez. Hiç üşümeden tüm kışı geçirebilirler. İlk bahar geldiğinde uykularından uyanırlar.

Renkli ve Zehirli Tartışması…
Kurbağaların neredeyse her rengi bulunuyor, ülkemizdekiler ise genelikle yesil, kahverengi, siyah, sarı renklere tonlarına sahipler. Zaten doğada çok renkli olan canlıların zehirli olma olasılığı yüksek olduğundan yaklaşmamanızı tavsiye ederim.

Kurbağa Zehiri İnsana Nasıl Zarar Verebilir?
Zehirleri, gözlerinin arkasındaki büyük paratid bezleri tarafından üretilir. Avlarına gore toksik özellikleri değişebilir; halusilasyon gördürenler, konvülziyon tarzında titremelere sebebiyet verenler, sinirleri felç eden zehirler ve damar büzüştürücüler(vazokonstriktörler).

İnsanların derisine bulaşan zehir dolaşım yoluna karışarak önce şoka, sonra da zehir tesirliyse ölüm bile sebebiyet verebilir. Eğer kurbağayı ellediyseniz hemen ellerinizi ya da derinizi yıkayın, gözünüze ve dudağınıza bulaşmasını engellemiş olursunuz.

Burada Dünyanın en zehirli kurbağası, Kolombiya ve Güney Amerika’da yaşayan kokoi ok zehirli kurbağası olan Supata’nın altın kurbağasını görmekteyiz. Bunun zehirinden yalnızca 0,0001 gramının bir insanı öldürebileceği saptanmıştır.

Siğil atma hikayesi, siğil nedir?

Kurbağaların siğil oluşmasına neden olduğu şeklinde yanlış bir inanış vardır. Bazı kurbağa türlerinin derilerinde sık kabarcıklar bulunur. Bu kabarcıkları görenler onun hasta olduğunu düşünüp, kurbağa derisinden insanın eline geçeceği fikrine kapılırlar.İnsan elinde görülen siğillerin kurbağalardaki kabarcıklarla hiç bir ilgisi yoktur. Kurbağalardaki kabarcıklar zehirli deri bezlerinin sık olarak bir arada bulunmasıyla oluşur. Bu nedenle kurbağaya dokunduktan sonra ellerin yıkanmasında fayda vardır, yoksa elinize bulaşan zehir gözünüze ve dudağınıza gelirse haif yakıcı etki gösterebilirler.

İnsanda görülen siğiller, bir virüsün neden olduğu, vücudun çeşitli yerlerinde ortaya çıkan, değişik büyüklükte olabilen selim karakterli yapılardır. Siğiller bulaşıcıdır ve sıklıkla deriye kesik, çizik ve çatlaklardan giren virüsün üremesiyle oluşurlar. En çok 10-20 yaşlar arası kişilerde olmak üzere her yasta sıkça rastlanan siğiller viral kökenli olduklarından herhangi bir tedavi yapılmadığı sürece artabilir ve büyüyebilirler. El sıkışma, öpüşme, dokunma, aynı havluyu kullanma ile de bu virüsü başkalarına aktarabilir. Virüsün deriye yerleşmesiyle siğillerin oluşması arasında geçen süre genellikle birkaç aydır. Çocukluğunda bir çok kez kurbağa tutmuş kişilerden de duyduğumuz gibi ellerde, kurbağalardan dolayı siğil çıkmamaktadır.
Kurbağalar Hakkında Üzücü Haberimiz

Türkiye, kurbağa bacağı ihracatı yapan ülkeler arasında Çin’den sonra ikinci sırada yer alarak bizleri derinden üzüyor. Avrupa’ya yılda 1300 ton kurbağa bacağı gönderilmekte ve 3300 avcı, günde yaklaşık 3 ton kurbağa avlamaktaymış. Avrupa’nın tercihi yeşil su kurbağaları; çiftliklerde üretilemiyormuş, çünkü yılan tehlikesi baş gösterebiliyormuş. Doğal ortamdan toplanan kurbağaların kafası makasla kesiliyor, temizleniyor ve sadece bacakları yenmektedir. Dünyada yaklaşık 500 tür kurbağa var. Türkiye’de yeşil su kurbağası Latince ismi ile ‘Ranaridibunda’ denilen cins avlanmaktadır. Makasla başlarının kesilmesinin ardından, belden aşağıları yaklaşık 45 dakika kadar can çekişmektedir.

Çukurova Bölgesi’nde kurbağaların bilinçsizce toplanması sonucu sinek popülasyonlarının arttığı, bunun da sıtma vakalarına yol açtığı bildirildi. Kışın günde 2-3 ton kurbağa toplanması (ova kurbağası) nedeniyle kurbağa populasyonu burada hızla azalmaktadır. Ayrıca, kurbağalarla beslenen balık, kuş, yılan ve çeşitli memeliler beslenme yönünden olumsuz etkilenerek, ekolojik dengenin bozulması da söz konusudur. Kendi ülkelerinde avlanılmasına izin verilmeyen Fransa, İtalya, Avusturya’ya ihrac edilmektedirler.Kurbağa Hastamızın Tedavisinde:

Akvaryumda, Aeromonas hydrophila, Proteus hydrophilus ve Pseudomonas hydrophilus bulunur fakat sağlıklı kurbağaya etki etmez. Stres faktöründen etkilenmiş olanlarda deri hassaslaşır ve bezlerin yapısı bozulur, ülserler ve hemorajiler görülür, deri kırmızılaşır. Buna kırmızı bacak hastalığı denir. Oral yoldan ya da S.C. tetrasiklin ve enrofloksasin (Baytril) verilebilir.
Tüberküloz görülebilir.

Chlamydia psittachi görülebilir, karaciğer, dalak, böbrek ve kalpte nekrozlar yapar. Tetrasiklin kullanabilirsiniz.
Mantar enfeksiyonları için Sulfadiazine kullanılabilir.
Epidermal chytridiomycosis’de deri soyulmaları görülür, malaşit yeşiliyle banyo yaptırılmalıdır.

Parazit, nematode için oral ya da S.C. yoldan 0.2 to 0.4 mg/kg Ivermectin verilebilir. Capillaria ve protozoalar için tuz terapisi uygulanır.
Hava kabarcığı hastalığı, akvaryumda oksijenle gereğinden fazla doymuş sudan kaynaklanır.
Rectal ve kloakal prolapslar şekillense bile, kendiliğinden iyileşebilir..

KAYNAKLAR:

1. Türkiye Amfibi ve Sürüngenleri, İbrahim Baran, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları
2. http://www.bsm.gov.tr/uzman/01.asp?sira=1
3. http://www.tempodergisi.com.tr/toplum_politika/04689/
4. http://www.sokakkedisi.net/yavrukedi/aralik/index.asp
5. http://en.wikipedia.org/wiki/Frog
6. http://clawedfrogs.tripod.com/id33.html

Nilay Tezsay

Nilay Tezsay

More in Nilay Tezsay