Nilay Tezsay

Yaralı Yabani Hayvanı Elle Tutmak

Yaralı Yabani Hayvanı Elle Tutmak

nilay5.jpgYaralı yabani bir hayvan buldunuz  ve yardım etmek istiyorsunuz. Tutmalısınız, fakat nasıl yapacağınızı bilemiyorsunuz. Hemen sizlere nasıl tutabileceğiniz ve neler yapabileceğiniz hakkında bilgiler verelim.

Veteriner Hekimler, bir hayvanı tutarken evcil hayvanların bireysel mizaçlarını sahiplerine sorarak hareket ederler. Hayvan uysalsa daha rahat hareket edilir, eğer kızgın bir hayvansa kesin ve şansa bırakılmayacak önlemler alınması gerekir. Yabani hayvanları tutarken vücut yapılarını iyice gözlemleyerek ve türe özgü mizaçlarını tahmin ederek temkinli hareket edilmesinde yarar vardır. Küçük hayvanların heyecandan kalp atımları hızlanabilir. Duruma ve hayvanına göre, eldiven kullanabilirsiniz. Bazen eldiven kullanmak, hayvanın elinizden kaçmasına sebep olabilir, hayvanı daha da tedirgin edebilir. Kucağınıza almanız gerekiyorsa, bir havlu ile tutmanız daha uygun olabilir. Havlu hem yumuşaktır, hem de onu sarmanızda kolaylık sağlar. Kolayınızda bir de ten rengi flaster bulundurunuz, kanat, gaga ve bacak sarmanız gerekebilir. Yanlışlıkla ipek bant kullanmayın, çünkü  ipek bant tüylere zarar verir.

Küçük bir kuş (serçe, mukallit, ebabil, kırlangıç, baştankara, kızılgerdan) çok narin kanatlara ve bacaklara sahiptir. Hem hızlı, hem nazik olmalısınız, kuş akıllı hareketler yapıp yaralı bedeniyle çırpınıp elinizden kaçabilir. Yine heyecandan dolayı kalp krizi geçirip ölebilir. Avuç içine kuşun sırt kısmı gelsin, ayaklarının da serçe parmağınıza tutunmasına izin verin. Gagası parmağınızı koparmaya elverişli ise havlu kullanabilirsiniz. Taşırken ince bez torba ya da ufak bir kutu kullanabilirsiniz. Kutuya kafasının geçemeyeceği boyda irili ufaklı delikler açınız. Yolculuk esnası kutuya yemek-su koymazsanız daha iyi olur. Eğer bulduktan sonra 2 saat içinde veterinere götüremiyorsanız, eczaneden dextrose %5’lik çözelti alıp, enjektörle gagasına dokundurma şeklinde damla damla sıvı vermelisiniz, hayvanın enerjiye ihtiyacı vardır.

Kuşlarda yaralı kanat veya yaralı bacak olan tarafa daha hafif dokunulmalıdır. Yaralı bölgeyi bastırıp acıtırsanız daha büyük tepkiler verirler. Büyük kuşların yabani olanlarında (güvercin, kumru, karga, martı, sığırcık, kuğu), üzerlerine büyük bir örtü atıp, örtünün altında durduğu bölgede sırt kısmını algılayıp, oraya bastırabilir ve sararak tutabilirsiniz. Flamingo, leylek, kuğu gibi uzun boyunlu kuşlarda vücudu sarmalayıp kol altınıza sıkıştırırsınız ve diğer elle de gagayı ya da boynu sabitlersiniz. Yırtıcı olan kuşları  tutarken (atmaca, şahin, kartal, doğan, kerkenez) pençeleriyle elinize saldırabilirler. Büyük ve kalın bir örtüyü üzerlerine attıktan sonra sırt bölümlerinden hafifçe bastırın. Teslim olduğunu hissettirdiğinde, yanlardan çift taraflı aşağıya indireceğiniz ellerinizle hayvanın butlarını takip ederek bacakları bitiştirmeye çalışınız. Buta yakın bacakları aynı bir buket çiçek tutuyor gibi elinizle sararak tutmalısınız, üzerine kafa açıkta olcak şekilde havlu, örtü sarabilirsiniz. Genelde gagayla saldırmazlar, ama kerkenez, atmaca ve bazen de doğan ısırabilir.

nilay6.jpgBalık yakalarken kullanılan ağdan yararlanabilir. Yakalanması zor vahşi kedileri, sansarları, papağanları yakalarken çok pratik bir yakalama yoludur. Yalnız çabuk olmazsanız, zayıf iplerden yapılan ağları, çok kuvvetli ve keskin dişleriyle parçalayıp kaçabilirler. Daha sonra ağın altına tepsi gibi düz bir şey koyup, ağa hapsedip, kutuya nakledebilirsiniz.

Türler hakkında önemli bilgiler:

Güvercin: Pek ele saldırmaz, bazen parmaklarınızı didikler ve korktuğu için gayet donuk bakabilir.  Buğday, ekmek, muhabbet kuşu yemi verebilirsiniz.

Kumru: Tüyleri çok narindir. Elinizden kaçarken tüyler ve kuyruk elinizde kalabilir. Ne çok sıkı, ne de çok gevşek tutulmamalı. Kanarya yemi verebilirsiniz.

Martı: Gagası jilet gibidir. Boynun gerisinden öne doğru elnizi hareket ettirerek kafayı iyice tutun. Hemen bir ince flasterle gaga etrafından sarılır. Burun deliklerini kapatmamalısınız. Kanatlarını çırparak size zorluk çıkarabilir. Kanadını heyecanla çırptığı sırada, kanadında iyileşebilecek durumda olan bir kırığı, tamir olamaz bir hale getirebilir. Aklınıza gelen her şeyi yiyebilir. Suyla şişmiş köpek maması verilebilir.

Karga: Ani hareketler yapabilir, parmağınızı didikleyebilir. Gagasını iyi kullanır. Yemek konusunda, her şey verebilirsiniz. İçinde dengeli protein-karbonhidrat içerdiğinden suyla şişmiş köpek maması verilebilir.

Ebabil: Küçük bir kuştur ve herkes kırlangıçla karıştırır. Yarasa gibi asılarak tutunur, düz zeminde durmak istemez. Tırnakları acıtabilir, bezle tutunuz. Kafese koymayın. Etçildir. Kıyma verilebilir.

Kerkenez: İncecik ayakları, küçük vücuduyla sizi tehlikesizmiş gibi yanıltabilir. Gagaya ve pençelere dikkat ediniz, tırnakları derinize saplanabilir. Gagasıyla da küçük ve can yakan ısırıklar atabilir. Etçildirler. Kırmızı/Beyaz et verilebilir.

Doğan: Kerkenez gibi hem pençe, hem de gaga kullanır. Pençe daha tehlikelidir. Etçildirler. Kırmızı/Beyaz et verilebilir.

Şahin, Kartal: En tehlikeli yer pençeleridir. Hareketsiz durdukları sırada, zayıf bir anınızı yakalayabilirler. Elinize pençesi tutunursa hiç acımadan ayağını sıkar ve kilitler. Elinizi bu kilitleme durumunda ani olarak çekme gafletinde bulunmamanızı tavsiye ederim. Pençe sinirinize denk gelirse, yırtabilirsiniz. Hareketsiz durun ve diğer bir kişinin bu pençeleri tek tek çıkarmasını isteyin. Etçildirler. Kırmızı/Beyaz et verilebilir.

Not: Etçil kuşlara her zaman taze et verilmelidir. Kesinlikle akciğer verilmez, çünkü bir gıda değeri yoktur, sünger yedirmekle eşdeğerdir. Diğer kuşlara bozuk yiyecek, küflü ekmek, küflü yem verilmemeli, aksi takdirde zehirlenirler. Taze gıda, taze su verilmelidir.

Bantlama:nilay8.jpg

Yaralı olduğu için düşük duran kanatların anatomik şekline uygun olarak, flasterle vücuduna sabitlenmesi gerekir. Bantın ne çok sıkı ne de çok gevşek olmamasına dikkat edilir. Vucüdu göğüs bölümünden kanatlarla kemer şeklinde ten rengi flasterle sabitleyebilirsiniz, bantladıktan sonra kolayca yürüyebiliyor olmalıdır. Dışkılamasına engel olmamak şartıyla, kanat uçlarından kuyruğa da bantlama yapabilirsiniz.

Barındırma:

Belli bir süre bakmanız gereken hayvanın, bulunduğu ortamda nelere ihtiyacı olduğundan bahsedelim. Yaşayış tarzına uygun bir mekan yapamıyorsak, alternatif yöntemler düşüneceğiz.  Yırtıcılar büyük televizyon kutusuna koyulabilir. Kutu içine gazete ve üzerinde durabileceği  büyük bir taş koyulur. Kuşların çoğu düz zeminde durmayı sevmezler, su kuşlarının altına gazete kırpığı koyabilirsiniz. Ayrıca zemine Türk süpürgesi koyulur, bu şekilde üzerine bastığında ayağına masaj etkisi yapılmış olur. Kutunun üzerine fırındaki büyük ızgara telini ya da buzdolabındaki telli rafları kapatıp, üzerine ağır bir şey koyunuz. Siz yokken oradan çıkmanın yollarını deneyebilir ve başarılı olabilir. Yiyecek olarak, önüne kuş başı kırmızı/beyaz et koyabilirsiniz. Miktar olarak bir avuç verip ne kadar yediğini anlayıp, ertesi günü o şekilde daha ufak bir menü hazırlayınız. Su kuşları su içinde yemeği severler. Yırtıcılara su koymanıza gerek yoktur, yine de koyabilirsiniz. Etin içindeki su oranı onların su ihtiyaçlarını karşılar.

Güvercine ve kumruya muhabbet kuşu kafesinde bakabilirsiniz.

Karga ve martı, suyla oynamayı çok severler, banyo küvetinde misafir edebilirsiniz.

Yavru hayvanların ısınma ihtiyacı için lamba koymanız gerekir.

NOT: Yırtıcı kuşları barındırmanız yasalara göre suçtur. Bulduğunuz hayvanı Veteriner Fakülteleri’ne götürüp onların bilgisi dahilinde hareket etmelisiniz.

Kim bakacak?

Sokakta ya da her hangi bir yerde bulunan yabani hayvanları getirenler hep aynı şeyi dile getirirler. Bakacak biri olup, olmadığını sorarlar. Bazen tedavisini üstlenmek istemezler. Veteriner Fakültelerinde ve kliniklerde karşılaşılan en büyük problemlerden biri de bu yerlere, bu hayvanlar için “potansiyel bir barınak” gibi bakılmalarıdır. Bu durum veteriner hekimleri daima zor durumda bırakır. Veteriner Hekimin birincil görevi iyileştirmektir. Her fakültenin bakabilecek bir yeri olmayabilir, her klinik müsait olmayabilir. Hayvanın sonunun ne olacağı da göz ardı edilmemelidir. Koşullara göre hastalık ya da yara, tedaviye cevap vermiyor ve büyük bir acı söz konusuysa, ötenaziyi öneririm. Bir uzvunu kaybederek yaşamaya devam edecekse, hayat süreci kaç yılsa, o kadar zaman için birisi bu hayvana bakmalıdır. Hayvanı getiren kişi bu hayvana bakamıyorsa, bakacak birini bulmaya çalışmalıdır. En insafsız olduğunu düşündüğüm bir durum da klinik önüne hayvanın atılıp, kaçılmasıdır. Tesadüf eseri, klinik önünde çöpe benzemediği anlaşılan kutuda, hayvanı bulup masaya yatırdığınızda, artık çok geç olabiliyor. Soğukta 2 saat bekleyen hasta hayvan ölebiliyor. İnsani olan davranış, bu hayvanın başına gelenleri, en başından, en sonuna takip etmektir.

Taşıma:

Sığıyor ve rahat edebiliyorsa kedi-köpek taşıma kutusuna konulabilir. Üzerine hafif ince bir örtü koyun ki, çok fazla şey görüp strese girmesin. Karton kutuysa, bantla kutu iyice kapatılır, hava delikleri açılır.

Hiç bir hayvanı rahat duramayacağı ve kendinden küçük bir kutuya koymayınız. Bir arkadaşımız ayakkabı kutusuna akordeon gibi sıkıştırdığı martıyı getirdiğinde şok geçirmiştik. Martı, kutu açıldığında oturma pozisyonundan ayağa kalktı ve silkindi. Bu hayvan 1 saat boyunca bu kutuda ne acılar çekti, nasıl nefes aldı, bilemiyorum. Ne çok büyük, ne de çok küçük bi kutu olmalı.

Saldırgan bir memeli hayvana mümkün olduğunca dokunmayınız. Mümkünse Milli Parklarla irtibata geçiniz. Evinize girdiyse, odada sıkıştırıp kutuya girmesini sağlayabilirsiniz. Bu konuyla ilgili, Fatih ilçesinden iki kişiden sansarlar hakkında şikayetlerini belirtmişlerdi. Yavrularını nereye koyacağını şaşıran sansarların şehir içindeki istilası halkı bir yandan korkutuyor, bir panik içerisinde bu tehlikeli hayvanlar onlara saldırmadan, kurtulmak istiyorlar. Malesef Amerika’daki gibi Yaban Hayvanı Yakalayıcıları’mız yok. Ne yapılacağı konusunda bazen “Milli Parklar” da kişi, araç, ekip sayısı olarak yetersiz kalabiliyor. Operasyon şeklinde yuvaların gözetlenmesi gerekiyor.  Bu gibi durumlarda lütfen bu numarayı arayınız: Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü, 0212 226 10 28.

Kutuya koyduktan sonra biraz su verebilirsiniz. Kemirgen hayvansa kutuya değil, tel kafese koymalısınız. Büyük yırtıcı kuşları kafese koymanız doğru olmaz, çünkü hem tüyleri teller arasına girip bozulur, hem de hayvan etrafta bir çok insanı görüp strese girer.

Sizinle beraberken onu strese sokabilecek her şeyden uzak tutunuz, doğaya geri dönmesini istiyoruz, o nedenle yanında konuşurken ve hareket ederken sakin olmaya çalışmalısınız.

Not: Sözlerimi bitirirken haykırmak istediğin bir şey var… Taşıma kutusunda tamamen emniyetli olan kuşumuzu, kedimizi neden  IETT otobüslerinde taşıyamıyoruz? Ben kutudaki kuşlara bile bir şey demesinler diye bez torbada taşımak zorunda kalıyorum. Kuş kafesinde muhabbet kuşu kabul ediliyor ama kutuda hayvan olmayacakmış. Özel otobüs kedi alıyor, neden belediye otobüsü almıyor? Bu düzenlemeleri yapanların çok insafsız olduğunu düşünüyorum. Avrupa’da tüm toplu taşıma araçlarına köpekler bile bindirilebiliyor, bizde kedi kutuyla bile yasak. Taşıma kutumda şahin, doğan gibi bir yırtıcı olduğunda taşıtları seçmekten kliniğe yetişemiyoruz. Bu haksızlık değil mi? Yani herkesin bir arabası olmak zorunda değil ki…

Sevgilerimle,

Nilay Tezsay

Nilay Tezsay

More in Nilay Tezsay