Tolga Öztorun

Ballı Bir Armut’un Hikayesi

Ballı Bir Armut’un Hikayesi

Bir cuma günü Barınak Gönüllümüz Devlet Anne beni aradı. Bir yakının köpeği kayıptı birlikte arıyorduk. ” Bir sitede ilan buldum ama emin olamadin acaba o olabilir mi ? sen bir bakar mısın” dedi.

İlandaki telefon numarasını aradım. Bu güzel köpeği sokakta bulmuşlar ama bakmak istemiyorlarmış. “Armutlu’da bir fabrikada gelin alın yoksa sokağa atacağım ” dediler. Mesai saatinde işten izin almam imkansız. Rica ettim, yalvardım ama kabul edecek gibi değillerdi. Uzunca bir telefon trafiğinden sonra köpüşü bir gece daha tutmaya ikna oldular. Ertesi sabah ilk iş olarak Biricik eşim Aslı ve Gönüllü Web tasarimcımız Duygu’yu da peşime takarak Armutlu’da adresi aramaya başladık.

Bulduk , kurtardık ve 2 hafta Yedikule’de misaifir ettik. Adını Meral Annesi ile Armut koyduk :-) Armutlu’yu hiç unutmasın diye…

Bir pazar Meral Hanım aradı beni, ” Armut gitti, çok güzel bir aile evlat edindi senin yaramazı” dedi. İyi olduğu haberi hep geliyordu ama son resimleri görünce düşünmeden edemiyorum,
bu güzel aile beni de evlat edinmez mi ?

Meral Olcay hikayenin bundan sonraki kısmını şöyle anlatıyor :

“Tolga ve Duygu benden çekindikleri için ( 2000 köpeğimiz var ve barınağımız ağzına kadar dolu ) armutu bir veteriner klinigine bırakmışlar. Benim haberim yok, geldiler barinağa. “Nerede kopek” dedim. ” senden korktuk, kızarsın diye kliniğe bıraktık” dediler. “olur mu ? hemen alalım” dedim. Aldıracak gönüllü bulamadığım için ancak 2 gün sonra barınağın arabasıyla aldırabildim. Armutludan geldigi için haydi bakalım senin adın ARMUT olsun dedik. Adı Armut kaldı.

Aman allahım hayatımda bu kadar hiperaktif bir köpek görmedim çılgın gibi hopluyor zıplıyor pencereden atlıyor en sonunda tasmayla bağlamak zorunda kaldım. Armutu alacak ailenin, büyük bahcesi olmalı ve armut doya doya kosmalıydı. Ancak öyle mutlu olurdu. Nitekim, bekleyen derviş, muradına ermiş misali telefonla bir bey aradı. “Armuta talibiz bize ayırırmısınız ” dedi. “olmazzz” dedim “kısmetine mani olmak istemiyorum. Belki siz gelene kadar başka bir aile gelir. Uygundur veririm” dedim. Israrla mutlaka cumartesi geleceğiz dediler. Pek üstünde durmadım. Bu şekilde arayan, ama gelmeyen o kadar çok insan var ki. Neyse ertesi gün bir kez daha aradılar “geleceğiz duruyor mu ?” diye ve cumartesi daha ziyaret saati başlamdan sabah 9.30 geldiler.

Çok uygundu ortamları içim rahat bir şekilde verdim akcakocaya gitti ve resimlerde gördüğünüz gibi gayet mutlu darısı diğer yuva bekleyenlerin başına..”

Sevgiler

Tolga ÖZTORUN
Fatih Belediyesi Yedikule Hayvan Barınağı
Gönüllü Muhabiri

03 Nisan 07

Tolga Öztorun

More in Tolga Öztorun

  • Tatlım seni kaç paraya ‘ SEVEBİLİRİM ? ’

    ? Sevebilirim Paraya Kaç Seni Tatlım… Ne düzünden ne tersinden bir anlam veremiyor, aklım kalbim legal hale...

  • E5kedisi fusun

    Arkadaslar bu aksam tiyatroya gitmek uzere Atakoy’e giderken E5 uzerinde trafigin en sIkisik oldugu yerde yagmurdan sirilsiklam...

  • emoşa veda

    EMOŞ’A VEDA  Az evvel telefonum çaldı. Sevdiğim bir arkadaşım ağlıyor. Ne olduğunu anlamaya çalışırken ağzından çıkanlar ben dehşete düşürdü.   Kısacık sürede yaşlı, genç herkesin sevgisini kazanan Emoş’umuz ölmüş. Ne denir bilemedim ama bence camiamızdan geçen en özel isimlerdi Emine Atik.   Bir veda yazısı  yazmak için açtım bilgisayarımı. Ben ekrana bakıyorum, ekran...

  • sesim rüzgara

    Sesim Rüzgâra  “modern bir sürgün hikâyesi” Geçen yaz bir kitap okumuştum, “ İstanbul’un Köpekleri” isimli kitabı  tarihçi Catherine Pinquet yazmıştı. Bir solukta okumuş okumakla kalmamış birçok dostuma hediye etmiştim. Kitabın yazarına e posta yollamıştım, sonrasında ahbap olduk ve halen yazışıyoruz. Kitap ince ince işlenmiş bir dantele benziyordu. Öyle derinlemesine inceleme yapılmıştı ki biraz da kıskanmıştım....

  • bu vicdansızlıktır,insafsızlıktır…

    BU VİCDANSIZLIKTIR, İNSAFSIZLIKTIR… Birçok vahşi hayvan neden sebepsiz yere insanlardan kaçar? Bunu hiç düşündünüz mü? Bazen doğada görürüz ama görmemiz ile gözden kaybetmemiz arasında sadece birkaç saniye olur. Kaybolur giderler. Çünkü insanoğlu sebepsiz öldürür… onlar artık bunu öğrenmişler. Türümüz ezer, biçer, keser, yok eder. Ezbere canına kıyar karşısındakinin… Düşünmeden yapar bunu, sebepsizce…...

  • noel babaya mektup

    Sayın Noel Baba Kuzey Kutbu       Sevgili Noel Baba,  Biliyorum yoğun günler geçiriyorsun. Yeni yıla sadece bir gece kaldı. Onca hediyeyi hazırla, paketle, sırala, listele. Senin ve elflerin de işi zor vallahi. Birde onca mektup okuyorsun.  2010 geliyor ama ben çok üzgünüm Noel Baba. Dünyada kötü şeyler oluyor. Bu sene...