Buğdayın adını görünce çok üzüldüm… Ayrılık fikrine önceden alıştırmaya çalışıyorum kendimi ama başaramıyorum. Hepimizin birgün çıkacağı yolculuğa bu sefer Buğday çıktı.Buğdayı tanımam diğer gözünün sakatlandığı o kazayla oldu.Tam çıkışa yakın akşam vaktiydi.Acil kliniğe yetiştirdik.Gözü kurtulamadı ama Buğdayın sağlığı yerindeydi.Olay sırasında,arabada ve muayenede hiç ama hiç sesi çıkmadı.Buğdayın sesini hiç duymadım ben.Her zaman o kadar mahzundu ki.O kadar tatlıydı ki…Her ziyarette yemek yedirirdim belki mama kabindan rahat yiyememistir diye…
Halbuki haftada sadece 1 en fazla 2 gün gelebiliyordum ve biliyordum ki burada zaten çok iyi bakılıyor, seviliyordu.Buğday kızım diye başını severek,onunla konuşarak yemeğimizi yerdik.Çok üzgünüm.Gönlüm isterdi ki Buğday terkedilmişlik duygusunu hiç yaşamamış olsaydı, yaşlı da olsa hasta da olsa ömrünü ilk evinde geçirseydi.Güzel yüzü,sımsıkı kapalı gözleri,uzun kulakları,başına dokunduğumda yaptığı ufak hareketi gözlerimden gitmiyor.Bazıları bunu anlayamıyor, anlayamaz,normaldir.Bilmiyorlar ki bu duyguyu.Keşke kendilerine bir fırsat verip bunu tadabilseler.Benim ve barınaktaki arkadaşların hayatlarına,kalplerine minik kalbiyle dokunup gitti Buğday.Aslında hepimizin hayatı anlam dolu ufacık mutluluklarla dolabilir.Barınakta Buğdayla ve diğer “canlarla” geçirdiğim zamanların değerini hiçbirşeyle ölçmek karşılaştırmak mümkün değil.Bu tür şeyleri yaşamadan anlamak imkansız.Sibel hanımın üzüntüsünü tüm kalbimle paylaşıyorum.İlk evinde görmediği sevgi ve şefkati son evinde bol bol gördü.Umarım şu anda olduğu yerde diğer arkadaşlarıyla mutlu ve huzurludur.Hoşçakal tatlı Buğday.Seni çok seviyoruz ve hiç unutmayacağız.
Özlem Doğan
Seninle ilk tanistigim 21 Temmuz 2006 Carsamba gunu acikcasi cok sasirmistim. Klinikten iceri girer girmez yayilan koku hepimizi sok etmisti. Terk edilmenin ve yasliligin verdigi endiseyle hic yalniz kalmak istemedin, aksam Bedia ablan ofisten ayrilinca sabah kadar agladin ve nihayetinde apartmandakiler senden sikayetci oldular.
Durust olmak gerekirse, bir ara sana kizdik bile. “Aglamasa ofiste bizimle kalacak ama agliyor!” dedik. Ama inan bana, senden hic bikmadik. Tum bu kaprislerinin yaninda o kadar tatliydin ki, kisa zamanda mahallenin cocuklari ofiste seni gezdirme sirasi icin kavga eder oldular. Hatta sen Yedikule’ye gittikten sonra bile seni sormaya devam ettiler. Bir sure bizim de gozlerimiz ofise girince hep seni aradi. Ama biliyorduk ki cok emin ellerdeydin, bu yuzden hic pismanlik duymadik. Sadece seni ozledik, o kadar…
Gecen ay barinakta Sibel annen seni yikarken yanindaydik.. Gormeyip duymasan bile orada oldugumuzu biliyorsun, eminiz.
Seninle daha fazla vakit geciremedigimiz, duymamana ragmen daha fazla konusamadigimiz, eger arada olduysa yanlislikla ayagina bastigimiz icin hepimiz adina ozur diliyorum.
Hepimiz seni cok ozleyecegiz…
Yagmur Ozgur Guven
12 Temmuz 2007
Bilemiyorum aslinda biz barinak gonullulerinin cok fazla yasamak zorunda oldugu bir durum bu ne yazik ki…belki de duygusalligim su anda giremedigim Cankaya Belediyesi 100. Yil barinaginda bana ait olan hasta,
yasli ama hep beni gozleri yollarda bekleyenlere olan ozlemim…cunku bende onlari ayni siz anneleri gibi mutlu etmeye calisiyordum !
Birbirimiz icin kalplerimiz titriyordu….
Bugdayin sizleri tanimasi ve melek olmasi…
Yinede bu dunyadan
Dunyada az da olsa iyi insanlar varmis diye bilerek ayrilisi……….
Ne mutlu size…
Onu cok mutlu etmissiniz ki resimde uyuyusundan bile belli
Ne mutlu size ki………..
Dunya da halen kalbi olan insanlari tanimasi saglamissiniz…sagolun…
Aciniza kelimelerim yetmez..
Ama bilmelisiz ki bu evrende , bu duygulari hissedenler birbirlerini tanimasalarda
bilirler….cunku emek verip koruyup – sevdikleri aynidir….
Belki ben feodal- karmasik bir barinak duzeninde cikarci zihniyetli , hayvanseverligi politik amacli kullanan kimselerin
eline dusen yavrularimi
son anlarinda bile goremeyecegim………………..
ama onlara olan askim, sevgim ve ozlemim hic bitmeyecek…….
onlar ve kardesleri icin mucadelem bu yasamda gozlerimi kapatincaya dek devam edecek….
Hepimizin basi sagolsun…………
saygilarimla,
Berra OZBEY
Ankara
13 Temmuz 2007
Bu köşeye yazılarınızı göndermek için [email protected]